Son Dakika

İbrahim Kalın'dan yaptırım tasarısı açıklaması: Trump'ın bir noktadan sonra eli kolu bağlı

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde basın toplantısı düzenledi
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde basın toplantısı düzenledi   -  
©
AA
Metin boyutu Aa Aa

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Libya'ya asker gönderilmesi konusuyla ilgili, "Libya tarafından bize gelen böyle bir talep şu anda söz konusu değil, umarız buna mecbur da kalmazlar." dedi.

Kalın, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde yapılan Kabine Toplantısı devam ederken açıklamalarda bulundu. Kalın, ABD Senatosu Dış İlişkiler Komitesi'nin Türkiye'ye yönelik yaptırımları kabul etmesiyle ilgili olarak "Trump bu yasadan rahatsız, bunun uygulanmasını istemiyor ama tabii kongreden geçmiş bir yasa olduğu için de bir noktadan sonra onun da eli kolu bağlı." dedi.

"S-400 alımımıza, kullanımımıza dönük bir etkisi olmayacaktır"

ABD Senatosu Dış ilişkiler Komitesinin, Türkiye'ye, Rusya'dan S-400 alması ve Suriye'deki adımlarından dolayı yaptırım öngören yasa tasarısını kabul ettiği anımsatılarak değerlendirmesi sorulan Kalın, kongredeki süreci yakından takip ettiklerini dile getirerek, "Bunun bizim S-400 alımımıza, kullanımınıza dönük bir etkisi olmayacaktır. Onu açık bir şekilde ifade edeyim. Yani Kongreden bu tasarı geçse de geçmese de ne şekilde geçerse geçsin S-400 ile ilgili süreç devam edecek." dedi.

Tasarının komisyondan genel kurula gelmesinin, senatodan geçmesinin ihtimal dahilinde olduğunu ifade eden Kalın, şöyle konuştu:

"Daha sonra biliyorsunuz başkanın önüne gelecek. CAATSA yasasında da 12 madde var. Bunların içinden en az 5 tanesini başkan seçmek durumunda. O 5 maddenin hangilerini sayın Trump seçecek, daha önümüzde bir süreç var. Sayın Trump'ın bu konuda iyi niyet içerisinde olduğunu zannediyorum hepimiz takdir ederiz. Bunu kamuoyu önünde de söyledi, basın önünde de söyledi, bizimle yaptığı, Cumhurbaşkanımızla yaptığı toplantılarda da birçok kez ifade etti. Bu yasadan rahatsız, bunun uygulanmasını istemiyor ama tabii kongreden geçmiş bir yasa olduğu için de bir noktadan sonra onun da eli kolu bağlı. Bunu anlayabiliyoruz ama daha sonra bu yaptırım yasasında bulunan 12 maddenin hangilerini seçeceğine dair tercih hakkı da başkanın elinde. O aşamalara geldiğimizde bunu göreceğiz ama dediğim gibi kongre üyelerinin burada gözlerini ve kulaklarını gerçeklere kapattıkları anlaşılıyor. Yani biz birçok defa böyle bir teknik çalışma ile dile getirdikleri endişelerin izale edilebileceğini söylememize rağmen bu çalışmadan ısrarla kaçıyorlar. Bu konunun olmuş bitmiş bir mesele olduğunu söylüyorlar. Tabii ki bunu kabul etmemiz mümkün değil, bizim uzmanlarımızın bu konuda dile getirdiği görüşler de son derece açık ve net."

Türkiye - Libya deniz anlaşması

Libya'dan, asker gönderilmesi konusunda bir talep gelip gelmediği yönündeki soruya karşılık Kalın, Libya ile iki anlaşma bulunduğunu, bunlardan birinin deniz yetki alanlarıyla, diğerinin de güvenlik ve askeri iş birliğiyle ilgili olduğunu aktardı.

Kalın, deniz yetki alanlarıyla ilgili olanın yeni bir anlaşma olduğuna dikkati çekerek, şu değerlendirmede bulundu:

"O konuda da biliyorsunuz büyük gürültüler koptu, hala tepkiler geliyor. Biz bunu anlamakta da zorlanıyoruz açıkçası. Çünkü Akdeniz'e sahili olan iki ülkenin bu konuda karşılıklı anlaşma yapmasının başka ülkeler tarafından büyük bir vaveyla ile karşılanması kabul edilebilir bir şey değil. Çünkü bu konuda BM uluslararası deniz hukukuna göre aynı denize sahili olan ülkeler bir araya gelerek ikili, üçlü, dörtlü, çoklu anlaşmalar yapabilir."

Türkiye'yi Akdeniz'de Antalya sahiline hapsetmek için İsrail, Mısır, Yunanistan ve Güney Kıbrıs tarafının üçlü, dörtlü toplantılar, anlaşmalar yaptığının görüldüğüne işaret eden Kalın, "Biz aslında burada Akdeniz'in bir barış denizi haline gelmesi için bütün taraflarla iş birliği yapabileceğimizi, anlaşma yapabileceğimizi açıkça ifade ettik." dedi.

Kalın, bunun tek istisnasının Türkiye tarafından resmi olarak tanınmayan Güney Kıbrıs olduğunu ama diğer ülkelerle Türkiye'nin, hem deniz yetki alanlarının belirlenmesi hem kıta sahanlığı hem de sismik araştırma, sondaj ve diğer alanlarda ortak çalışma yapabileceğini ifade ettiklerini bildirdi.

İkinci anlaşmanın güvenlik ve askeri iş birliği anlaşması olduğunu hatırlatan Kalın, şunları kaydetti:

"Bu daha önce yapılmış bir anlaşmanın -2011 ya da 2012 yılı yanlış hatırlamıyorsam- güncellenmiş halidir. Kapsamı biraz daha genişletilmiştir ve bu anlaşmaya göre uluslararası toplumun tanıdığı Libya hükümeti Türkiye'den böyle bir talepte bulunursa asker göndermek için bunun ahdi zemini mevcuttur. Bu anlaşmanın kapsamı içerisindedir. Tabii Libya tarafından bize gelen böyle bir talep şu anda söz konusu değil, umarız buna mecbur da kalmazlar. Yani içerideki bu çatışmalar bir an önce sona erer, ateşkes sağlanır ama böyle bir talep gelmesi durumunda sayın Cumhurbaşkanımız o anlaşmada yer alan bir maddeye atıf yaparak bunun mümkün olduğunu, ahdi zemininin bulunduğunu da ifade ettiler. Tabii birileri gene bundan rahatsız olacak biliyoruz ama hukuki zeminde iki ülke arasında yapılan bir güvenlik anlaşmasının üçüncü ülkelere tehdit oluşturmadığı müddetçe ki bu anlaşmanın üçüncü ülkelere dönük bir tehdit oluşturması söz konusu bile değil ama Libya'nın meşru hükümetine dönük saldırıları durduracak ve iç barışı sağlayacak bir adım atma noktasında önemli katkı sağlayacağı da açık bir şekilde ortada."

Euronews artık Internet Explorer üzerinden erişilebilir değil. Bu tarayıcı artık Microsoft tarafından güncellenmiyor ve en son teknik yenilikleri desteklemiyor. Sizi; Esge, Safari, Google Chrome veya Mozilla Firefox gibi başka tarayıcıları kullanmaya davet ediyoruz.