Son Dakika
Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Erdoğan ile Putin uzlaştı: İdlib'de ateşkes başladı

euronews_icons_loading
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Moskova'da bir araya geldi
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Moskova'da bir araya geldi   -   ©  AA
Metin boyutu Aa Aa

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasındaki kritik zirvede uzlaşmaya varıldı. İdlib'te gece yarısından itibaren ateşkes yürürlüğe girdi.

Liderlerin Kremlin Sarayı'ndaki yaklaşık 2 saat 30 dakikalık baş başa görüşmesinin ardından heyetler arası görüşmeye geçildi. Erdoğan ve Putin'in başkanlığındaki heyetler arası görüşme 3 saat 10 dakika sürdü.

  • İki üllke liderleri, "İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesindeki Durumun İstikrarlaştırılmasına İlişkin Muhtıraya Ek Protokol" üzerinde uzlaştı.
  • İdlib gerginliği azaltma bölgesindeki temas hattı boyunca tüm askeri faaliyetler 6 Mart 2020 tarihinde saat 00:01’den itibaren durdurulacak
  • M4 karayolunun kuzeyinde 6 kilometre ve güneyinde 6 kilometre derinliğinde bir güvenli koridor tesis edilecek. Güvenli koridorun işleyişine dair ayrıntılı esas ve usuller, Türkiye ve Rusya Savunma Bakanlıkları arasında 7 gün içinde kararlaştırılacak
  • Türk-Rus ortak devriyeleri, 15 Mart 2020 tarihinde M4 karayolunun Trumba’dan (Serakib’in 2 kilometre batısı) Ain Al Havr’a kadar olan kesimi boyunca başlatılacak"

İki liderin zirve sonrası düzenlediği basın toplantısından öne çıkan başlıklar ise şöyle:

Putin: Hazırladığımız belge sayesinde İdlib'de çatışmaların durmasını sağlayacak, insani yardım konusunda ilerleyebileceğiz

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin Türkiye ile bugüne kadar tüm meselelerde uzlaşmayı başardıklarını bugün de aynı şekilde çözümler ürettiklerini belirterek sözlerine başladı.

"Bugün ülkelerimiz Astana sürecini devam ettirecek kurumlar arası istişareler de yapıldı. Heyetler İdlib konusunda detaylı bir şekilde görüştü. Uluslararası terör örgütleri ile mücadele edeceğiz. Ortak bir belge hazırladık. Dışişleri Bakanları bu belgeyi beyan edecek. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yapılan görüşmelerin sonucu olarak bu belge hazırlandı. Böylece İdlib'de çatışmaların durmasını sağlayacak, insani yardım konusunda ilerleyebileceğiz. Tüm ihtilaf taraflarının diyaloğa girmesinde bu belge yardımcı olacak. Tüm türk mevkidaşlarıma bu yapıcı çalışmadan dolayı teşekkür ediyorum.

Erdoğan: Ateşkes bu gece yürürlüğe girecek

Devlet Başkanı Putin’in ardından açıklamada bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan Suriye’de ateşkesin bu gece 00.01 itibariyle yürürlüğe gireceğini açıkladı.

Sayın Putin ile yeniden görüşmekten memnuniyet duyuyorum diyerek konuşmasına başlayan Erdoğan, "Suriye ve İdlib'deki son gelişmeleri ele aldık. 6 saat süren çalışma yaptık. Diyalog kapsamında tüm konuları görüştük. Türk ve Rus münasebetlerinin tarihi kökleri var. Köklü ilişkilerimizi karşılıklı sayıgı ve ortak çıkar içerisinde yürütmek ortak arzumuzdur.

"İdlib mutabakatının bozulmasına yol açan gelişmelerin birinci derecede sorumlusu, saldırganlığı ile bölge istikrarını hedef alan rejimdir"

2018 Eylül ayında Soçi'deki mutabakatla İdlib'de kısmi ateşkese varmıştık. Rejimin saldırıları İdlib'deki sükuneti bozmuştur. Mutabakatın bozulmasındaki sorumlu rejimdir. Bu bölge insanlarının taarruza maruz bırakılmasını kabul edemeyiz. 1 buçuk milyon kişi bizim sınırlarımıza yığılmıştır. Rejimin hedefi İdlib'i insansız kılıp Türkiye'yi zora sokmaktır. Gözlem noktaları sadece ateşkesi takip etmekle yükümlüdür.

Rusya ile işbirliği ruhu Suriye’deki ihtilafa son verilmesi çabalarına emsalsiz bir ivme kazandırmıştır. Rejimin işbirliğini engelleyecek eylemlere Rusya’nın göz yummayacağına inanıyorum. Bölgedeki soruna çözüm bulma isteğimizin bir tezahürü olarak adımları süratle atacağız. Bu gece 00.01 itibariyle ateşkes yürürlüğe girecektir. En kısa sürede ateşkesi gerçekleştirecek, ardından birlikte kararlaştıracağımız diğer adımları süratle atacağız.

Siyasi süreç ve Fırat'ın doğusu gibi boyutları da bulunan çalışma ilişkimizi derinleştirerek sürdürmeyi arzu ediyoruz."

"Türkiye rejimin yapacağı tüm saldırılara cevap verme hakını saklı tutacaktır"

Göçmenlere yardım sağlamak için ortak metin birazdan açıklanacak. Türkiye bu süreçte rejimin yapacağı tüm saldırılara cevap verme hakını saklı tutacaktır. Bu süreçte irtibat halinde olacağız. Suriye krizine bu ülkenin toprak bütünlüğü ve siyasi temeline bir çözüm bulunana kadar Türkiye girişimlerini sürdürmekte kararlıdır. Bugünkü toplantımızın Suriye’deki ihtilafa akılcı çözüm bulma çabalarına katkıda bulunacağına inanıyorum.

İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesindeki Durumun İstikrarlaştırılmasına İlişkin Muhtıraya Ek Protokol

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in açıklamalarının ardından iki ülkenin Dışişleri Bakanları Mevlüt Çavuşoğlu ve Sergey Lavrov, tarafların üzerinde uzlaştığı "İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesindeki Durumun İstikrarlaştırılmasına İlişkin Muhtıraya Ek Protokol"ü okudu.

Protokole göre, Türkiye ve Rusya, Suriye'deki ateşkes rejiminin uygulanmasının garantörleri olarak, Suriye'de Gerginliği Azaltma Bölgeleri Oluşturulmasına İlişkin 4 Mayıs 2017 tarihli Muhtıra ve İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesindeki Durumun İstikrarlaştırılmasına İlişkin 17 Eylül 2018 tarihli Muhtıra’yı hatırda tutarak, Suriye'nin egemenliğine, bağımsızlığına, birliğine ve toprak bütünlüğüne olan kuvvetli taahhütlerini yineledi.

Taraflar, terörizmin tüm tezahürleriyle mücadele ile BM Güvenlik Konseyi tarafından terörist olarak tanımlanan tüm grupların ortadan kaldırılması yönündeki kararlılıklarını yinelerken, sivillerin ve sivil altyapının hedef alınmasının hiçbir şekilde mazur görülemeyeceğini kabul etti.

Taraflar, Suriye ihtilafının askeri çözümünün olamayacağının ve ihtilafın yalnızca Suriyelilerin öncülüğünde ve sahipliğinde, BM kolaylaştırıcılığında BM Güvenlik Konseyi’nin 2254 sayılı kararıyla uyumlu siyasi süreç yoluyla sona erdirilebileceğinin altını çizdi.

İnsani krizin daha da kötüleşmesinin önlenmesinin, sivillerin korunmasının, ihtiyaç sahibi tüm Suriyelilere önkoşulsuz ve ayrım gözetmeksizin koruma ve insani yardım sağlanmasının, keza ülke içinden yerinden edilmelerin önlenmesi ile mültecilerin ve ülke içinde yerinden edilen kişilerin güvenli ve gönüllü olarak Suriye'deki asıl ikamet yerlerine geri dönüşlerinin kolaylaştırılmasının önemini vurgulayan taraflar, şu hususlarda mutabık kaldı:

"İdlib gerginliği azaltma bölgesindeki temas hattı boyunca tüm askeri faaliyetler 6 Mart 2020 tarihinde saat 00:01’den itibaren durdurulacak.

M4 karayolunun kuzeyinde 6 kilometre ve güneyinde 6 kilometre derinliğinde bir güvenli koridor tesis edilecek. Güvenli koridorun işleyişine dair ayrıntılı esas ve usuller, Türkiye Cumhuriyeti ve Rusya Federasyonu Savunma Bakanlıkları arasında 7 gün içinde kararlaştırılacak.

Türk-Rus ortak devriyeleri, 15 Mart 2020 tarihinde M4 karayolunun Trumba’dan (Serakib’in 2 kilometre batısı) Ain Al Havr’a kadar olan kesimi boyunca başlatılacak."

Toplantı öncesi Putin'den hayatını kaybeden Türk askerleri için başsağlığı mesajı

Zirve öncesi yapılan açıklamada ise Rusya lideri Vladimir Putin, "Suriye’de hayatını kaybeden Türk askerleri için başsağlığı diliyorum. İnsanların hayatını kaybetmesi her zaman büyük bir trajedidir. Maalesef, Suriye askeri yetkilileri de dahil hiç kimse Türk askerlerinin bulunduğu yeri bilmiyordu. Gelişmelerin Türkiye ve Rusya ilişkilerini zedelememesi için Suriye konusunda tüm alanları ele almamız gerekiyor. Suriye ordusunun ciddi kayıpları var. Tüm bunlardan dolayı bu olayın bir daha tekrarlanmaması, Türk Rus ilişkilerine zarar vermemesi için görüşmelere devam etmemizde fayda var" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da, "Kabulünüz için çok teşekkür ediyorum. Görüşmeyi Türkiye'de yapacaktık sizin buradaki anayasa çalışmalarınız nedeniyle görüşmeyi burada gerçekleştiriyoruz. İdlib müzakereleri nedeniyle bir araya gelişimiz büyük önem arz ediyor. Bölge sıkıntılı. Biliyorum ki şu anda dünyanın gözü burada. Bugün burada atacağımız adım, alacağımız isabetli kararlar bölgeyi de ülkelerimizi de rahatlatacaktır. Türkiye Rusya ilişkilerinin tavan yaptığı bir dönemi yaşıyoruz. Gerek savunma sanayinde, gerek ticari ilişkilerimizde çok farklı bir dönemin içindeyiz. Bunları çok daha ileri taşımanın hesaplarını yapıyoruz. Bunları güçlendirerek götürmek bizim en büyük amacımız. Bunu da başaracağımıza inanıyorum. Tekrar bu kabul için teşekkür ediyorum.

Erdoğan'ın günü birlik çalışma ziyareti kapsamında gideceği başkent Moskova'da gerçekleşecek görüşmede İdlib özelinde Suriye'deki gelişmeler ele alınacak.

Ayrıca görüşmede, Türkiye-Rusya ikili ilişkileri masaya yatırılacak.

İdlib'de TSK unsurlarının bulunduğu noktaya gerçekleştirilen ve 33 Türk askerinin hayatını kaybetmesine neden olan hava saldırısı sonrası gerçekleşen görüşme, dünya basını tarafından yakından takip ediliyor.

İçişleri Bakanı Soylu: Görüşmeden umutluyum

Konuyla ilgili açıklama yapan İçişleri Bakanı Soylu, "Erdoğan-Putin görüşmesinden umutluyum" dedi.

Soylu, "Recep Tayyip Erdoğan rasyonel bir liderdir ve o rasyonelitesinin sonucunu hem insanlık adına, hem coğrafyamız adına, hem huzur adına, hem de barış adına çıkabileceğini... İzlediğimiz yol belli çünkü, biz yanlış bir yol izlemiyoruz." ifadelerini kullandı.

Kremlin: Planlarımız hazır

Görüşmeye ilişkin bir açıklamada da Moskova'dan geldi.

Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, 'Moskova'nın Soçi mutabakatına bağlı olduğunu, Suriye'nin toprak bütünlüğünü desteklediğini ve Şam yönetiminin terörist gruplarla mücadeleye devam etme kararlılığını desteklediğini' dile getirdi.

Peskov, "Sorunun öncelikli sebepleri ile ilgili anlayış beklentimizi, krizin nedenlerini ve yan etkilerini sona erdirmeyi amaçlayan ve gerekli ortak tedbirler paketine ulaşılması adına Erdoğan'la İdlib krizini görüşmek için planlarımız hazır." dedi.

Ancak Kremlin sözcüsü, tedbirlerin ne olduğunu belirtmekten kaçınarak "Yarını bekleyelim" ifadelerini kullandı.

Suriye konusunda taraflar karşılıklı olarak birbirlerini, Soçi mutabakatını ihlal etmekle suçluyor.

Şam yönetiminin en güçlü destekçisi konumundaki Rusya, Suriye'nin silahlı muhaliflerle savaşına hava ve lojistik desteği sağlıyor.

Ankara ise Beşşar Esad yönetimi karşıtı muhalif grupları destekliyor.