Son Dakika
Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Türkiye’de çiftçiler, salgın nedeniyle ürünlerini satamamaktan korkuyor

euronews_icons_loading
Kilis'te bir çiftçi ve tarlası, arşiv
Kilis'te bir çiftçi ve tarlası, arşiv   -   ©  AP Photo/Mehmet Guzel
Metin boyutu Aa Aa

Dünya, Covid-19 salgını ile mücadelesine devam ederken, bir yandan da salgının olası ekonomik yansımalarına karşı tedbirler almaya çalışıyor.

Salgından en çok etkilenmesi beklenen sektörlerin başında ise tarım geliyor. Önemli bir tarım ülkesi olan Türkiye’de çiftçiler, girdi maliyetleri nedeniyle ürettiğinin karşılığını alamamaktan yakınıyor. Çiftçinin yıllardır çözülemeyen bu sorunlarına bir de koronavirüs nedeniyle ihracat endişesi eklendi.

Euronews’e konuşan çiftçiler, ürünlerinin ellerinde kalacağından korkuyor.

Manisa Sarıgöl’de üzüm üretimi yapan Hüseyin Yıldırım ekonomik olarak desteklenmediklerini ve bu yüzden üretimde zorlandıklarını ifade ediyor. Özellikle elektrik ve su faturaları ile mazot, ilaç ve gübre ücretlerinin yüksek olduğunu söyleyen Yıldırım, çiftçinin kar edemez halde olduğunu ve sürekli küçüldüğünü düşünüyor.

Salgın nedeniyle ürünlerinin ihraç edilip edilmeyeceğine dair endişe taşıyan çiftçi Yıldırım, koronavirüs ile ilgili yetkililerin yol göstermeleri gerektiğini düşünüyor. İşsizliği azaltmanın yolunun tarımdan geçtiğini düşünen Yıldırım, köylerdeki boş arazilerin işlenmesi ile işe başlanabileceği görüşünde.

'Ürünler elimizde kaldı'

Kuşadası’na bağlı Kirazlı köyünde 80 dönüm arazi üzerine sebze ve meyve eken çiftçi Nihat Fırat ise destekleme paylarının yetmediğini ifade ediyor. Örneğin, Fırat’ın 2019 yılında devletten aldığı destekleme payı 1.040 TL. Kendi toprağında asgari ücret ile çalıştığını söyleyen Fırat, koronavirüs salgını ile normalin de artık altüst olduğunu ifade ediyor.

Ürünlerinin elinde kaldığını ifade eden Fırat, bu ürünleri nasıl pazarlayacaklarını bilmediklerini söylüyor. Çiftçi Nihat Fırat, tarım sorununa sadece merkezi yönetim değil, yerel yönetimlerin de destek verme zamanının geldiğini söylüyor.

Bu süreçte planlı bir tarım modelinin ortaya konulması gerektiğini düşünen çiftçi Fırat, serbest piyasanın çiftçiyi zorlayacağına dikkat çekiyor.

Edirne’nin Keşan ilçesinde buğday ve ayçiçeği eken Mehmet Ali Yetim de benzer şikayetlerde bulunuyor. Kuraklık nedeniyle buğday üretiminde ürün kaybı ile karşılaşacaklarını söyleyen Yetim, Trakya çiftçisinin durumunun kötü olduğunu belirtiyor.

Mardin’den çiftçi Tarık Aydın ise koronavirüs salgını ve dolardaki artışın maliyetlere yansıması nedeniyle yedi dönümlük arazisini artık ekemiyor. Çiftçi Aydın borçlarını ödeyebilmek için dairesini satmak zorunda kaldığını söylüyor. 2019’da ödenmesi gereken mazot ve gübre desteklerinin ise daha yeni ödenmeye başlandığını belirten Aydın, bu desteklerin çok yetersiz olduğunu belirtiyor. Sulu arazi ekmeme kararı alan Aydın, birçok çiftçinin kendi durumuyla aynı olduğuna dikkat çekiyor.