Son Dakika
Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

'Çocuğun ruh sağlığını korumak el yıkamak kadar önemli': Pandemi sürecinde çocuklar nasıl korunmalı?

Covid-19 krizinde çocuk sağlığı
Covid-19 krizinde çocuk sağlığı   -   ©  AA
Metin boyutu Aa Aa

Koronavirüs salgınının başından bu yana çocukların hastalığı yetişkinlere nazaran daha hafif geçirdiği ve çok fazla etkilendiği uzmanlar tarafından gündeme getiriliyor. Koronavirüs bazı vakalarda semptom dahi vermiyor. Hal böyle olunca hastaneye yatan çocuk sayısı da çok az oluyor.

Okullar evlere taşındı, uzaktan eğitim almalarına rağmen yine de çocuk hastalar görülüyor. Bu süreçte ailelerin neler yapması gerektiği konusunda ise uzmanlar kritik uyarılarda bulunuyor.

euronews
Beyhan Leylak ve ailesieuronews

Oğluna koronavirüs geçtiğini ufak bulgularla fark eden Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Hastanesi çalışanı Beyhan Leylak, eşinin 25 Mart tarihinde çalıştığı yerden aldığı virüs nedeniyle hastalandığını, 27 Mart tarihinde de oğlunun hastalığa yakalandığını, eşi ve oğlundan da kendisine geçtiğini söylüyor.

euronews Türkçe’ye konuşan Beyhan Leylak, yaşadıklarını şöyle anlatıyor: “Oğlumda ilk olarak gözlerde kızarıklık ve yüksek ateş vardı. Acil serviste hemen kan alındı, akciğer filmi çekildi ve PCR testi yapıldı. PCR testi pozitif çıktı, diğerlerine (film ve kan testi) baktığınızda yok denebilirdi. Sonuç pozitif çıkınca hemen tedaviye başlandı. 5 gün boyunca antibiyotik kullandık, evimizde takip edildik. Oğlum sağlığına kavuştu, doktorlarımız sayesinde atlattık.”

“Koronavirüse yakalananların sadece yüzde 2’si çocuk”

Türkiye Milli Pediatri Derneği Genel Sekreteri Prof. Dr. Enver Hasanoğlu, Hacettepe üniversitesi ve Gazi Üniversitesi Tıp Fakültelerinde bugüne kadar hiç çocuk kaybı olmadığını belirtiyor.

Euronews Türkçe'ye konuşan Hasanoğlu'na göre koronavirüse yakalananların sadece yüzde 2’si çocuklar ve bunların da çok az bir kısmı hastaneye yatarak tedavi oluyor.

Çocukların psikolojik olarak bu süreçten çok etkilendiğini kaydeden Hasanoğlu, “18 yaş altındaki bireyler çocuk olarak kabul edilir. Üniversite sınavlarının tarihlerinin değiştirilmesi onları etkiliyor. Sürekli evdeler, 20 yaş altı gruba psikolojik destek verilmeli. Bu nedenle dernek olarak, ailelere ve çocuk hekimlerine yönelik webinar yapacağız. Bu çocukların psikolojik durumlarını gündeme getirelim. Hep enfeksiyonu, nefes darlığını ve kuru öksürüğü gündeme getirdik, bu kısmını ihmal ettik.” diyor.

Enver Hasanoğlu
Enver HasanoğluEnver Hasanoğlu

“Aşılar ihmal edilirse önümüzdeki günlerde başka salgınlar çıkabilir”

Uzmanlar, anne babaların çocuklarının aşılarının yapılması için hastaneye götürmekten çekindiğini ya da bunu ihmal ettiklerine dikkat çekiyor.

Hasanoğlu, küçük çocukların aşılarının unutulduğuna dikkat çekerek, “Çocukların normal aşıları yapılmıyor. Anneleri ve babaları aşı için teşvik etmemiz gerekiyor. Yoksa önümüzdeki günlerde kızamık, kabakulak gibi başka hastalıkların salgını çıkabilir.” şeklinde uyarıda bulunuyor.

Hasanoğlu, Türkiye’de bu günlerde çocuk sağlığındaki bir diğer sorunun da beslenme olduğunu vurguluyor.

Çocuklara koronavirüsü anlatmaya çalışanlar arasında Kuruluşlar Arası Daimi Komite (IASC) de yer alıyor. Geliştirilen bu proje kapsamında, çocukların koronavirüs salgınını anlayabilmesi için hikaye kitabı hazırlandı. Kitap, Türkçe dahil 38 dilde internetten ücretsiz olarak indirilebiliyor.

“Çocuklara sınır konulmaması, ceza verilmemesi yaklaşımı doğru değil”

Korona sürecinde ebeveynlerin, çocuklarıyla daha fazla zaman geçirmesi nedeniyle yeni sorunlarla karşılaşıldığını söyleyen Türkiye Çocuk ve Genç Psikiyatrisi Derneği Travma Komisyonu Başkanı Doç. Dr. Serhat Nasıroğlu, “Ailelerin bazılarının çocuklara karşı aşırı suçlayıcı yaklaştıklarını ve duygularını anlamak, yerine nasihat verdiklerini görüyoruz. Ancak yapılması gereken, çocuğun davranışlarının sebeplerini anlamaya çalışmak ve gerekiyorsa ruhsal destek alınmalı. Son dönemlerde ailelerin kafasını karıştıran özellikle, çocuk yetiştirmeyle ilgili kitaplarda önerilen, sınır konulmaması veya ceza verilmemesi yaklaşımını doğru bulmuyorum.” şeklinde konuşuyor.

euronews
Serhat Nasıroğlueuronews

euronews Türkçe’ye konuşan Nasıroğlu, salgınla birlikte yeniden gündeme gelen "psikoimmunoloji"nin önemine dikkat çekiyor.

Travmatik olayların vücudumuzda kortizol seviyesini artırarak, bizleri virüsten koruyan savunma hücrelerimize zarar verdiğini vurgulayan Nasıroğlu, “Bu anlamda koronavirüs ile mücadalede beden ve ruh sağlığını korumak, el yıkamak ve sosyal mesafeyi sağlamak kadar önemli” diyor.

Teknolojik cihaz kullanımında belli aralıklarla mola verilmesi gerektiğinin de altını çizen Nasıroğlu, bu süreçte çocuklarla nefes ve gevşeme egzersizleri yapmanın, güzel hayaller kurmanın etkili olabileceğini dile getiriyor.

Uzmanlar, yaşanan bu salgın sürecinde, çocuklara ve ergenlere yönelik, duyguları tanımak, uyku saatinin düzenli olmasına dikkat etmek, yeni uğraşlar bulmak, doğru bilgiye ulaşmak ve fiziksel egzersiz yapmak olduğunu söylüyor.

UNICEF'ten ebeveynlere koronavirüs sürecinde çocukları desteklemeleri için 6 öneri

Okulların kapanması, iptal edilen etkinlikler veya arkadaşlarından ayrılma ile karşı karşıya kalan çocuğun her zamankinden daha fazla sevildiğini ve desteklendiğini hissetmeleri gerekli.

Çocuklar, şu an yaşadıkları bu yeni durum karşısında kafa karışıklığı yaşıyor. Peki, bu duygu karışıklıkları ile başa çıkmalarına nasıl yardımcı olabiliriz? UNICEF, ailelere rehber olabilecek önemli tavsiyelerde bulundu.

  1. Sakin olun.
  2. Belirli bir rutine sadık kalın.
  3. Çocuklarınızın duygularını yaşamalarına izin verin.
  4. Çocuklarınızın duydukları şeyi kontrol edin.
  5. Çocuklarınızın dikkatini dağıtacak şeylerle meşgul olun.
  6. Kendi davranışlarınızı da izleyin.