Son Dakika
Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Protestolarda Covid-19’a yakalanma olasılığını nasıl en aza indirebilirsiniz?

ABD'deki prostestolar
ABD'deki prostestolar   -   ©  eff Woo/The Denton Record-Chronicle via AP
Metin boyutu Aa Aa

ABD'de siyahi Amerikalı George Floyd'un polis şiddeti sonucu hayatını kaybetmesinin ardından başlayan ve ülke geneline sıçrayan ırkçılık karşıtı protestolar New York'ta 15'inci gününe girdi.

Her gün yüz binlerce kişi maskesiz bir şekilde, sosyal mesafeye ise hiç aldırış etmeden sokağa iniyor.

Bu durum da salgını önlemek için uzun süredir ortaya konulan sosyal ve ekonomik fedakarlıkların heba olabileceği yönündeki endişeleri kuvvetlendirirken, gösterilerin salgında ikinci bir dalgaya neden olmasından endişe ediliyor.

Sadece ABD için değil, protestoların görüldüğü Avrupa başkentleri için de durum aynı.

Peki Covid-19 salgını ile mücadeleyi tehlikeye atmadan, demokrasinin bir gereği olan protestolara katılmak mümkün mü? Protestocular kendilerini, ailelerini ve toplumlarını korumak için ne yapabilir?

Öncelikle kalabalık gösterilerdeki risk oranını iyi bilmemiz gerekli.

Protestoların dışarıda olması, riski düşürmüyor

İlk olarak genel bir kuralla başlayalım, dışarıda olmak içeriden daha iyi. Çünkü daha büyük hava hacmi virüsü dağıtıyor ve sosyal mesafeyi kolaylaştırır. Ancak büyük protestolar için bu durum geçerli değil.

Özellikle mahallelerde ve dar sokaklarda toplanan kalabalık, dışarıda olmanın tüm avantajlarını sıfırlıyor.

Protestolardaki ‘süper taşıyıcı’ riski: Gizli tehlike

Yeni tip koronavirüs (Sars-Cov2) taşıyıcısının virüsü ortalama 3,3 kişiye bulaştırdığını tahmin edilse de bilim insanları, 'süper taşıyıcı' olarak adlandırılan ve kendilerinde herhangi bir semptom görmeyen bazı bireylerin hastalığı bu ortalamanın çok üzerindeki insana bulaştırdığını tahmin ediyor.

Sosyal mesafeye aldırış edilmeyen yüksek katılımlı protesto gösterilerinde de bu kişiler gizli tehlike oluşturuyor.

Bağırmak virüsü daha da yayabilir mi?

Araştırmalar Covid-19'un sadece öksürme ve hapşırma ile değil yüksek sesle konuşarak ya da bağırarak da yayıldığını ortaya koydu.

ABD Ulusal Sağlık Enstitüsü tarafından yapılan araştırma, virüsü taşıyan bir kişinin maskesiz şekilde yüksek sesle konuşması ya da bağırması durumunda etrafa yayılan virüslü tükürük damlacıklarının havada 8 ila 14 dakika kalabildiğini kanıtladı.

Protestolarda insanların sürekli bağırdığını hatta tükürdüğünü düşünürseniz, bu durum enfekte olma olasılığını artıracaktır.

Peki, tüm bu risklere rağmen yine de gösterilere katılmak istiyorsanız;

Protestolarda Covid-19’a yakalanma olasılığını nasıl en aza indirebilirsiniz?

  • Bir maske ve yüz ve göz koruyucu kullanın.
  • Diğer insanlarla olan uzaklığınızı yani sosyal mesafeyi koruyun. En az 2 metre kuralını unutmayın.
  • Açık havada ve büyük alanlardaki gösterilere katılmak nispeten daha iyi.
  • Enfekte olursanız, evinizdeki ve sosyal çevrenizdeki herkesi riske atacaksınız. Dolaysıyla, gösterilere katıldıktan sonra eğer kendinizi karantinaya alamıyorsanız, virüsün kuluçka süresini göz önünde bulundurarak, protestodan sonra üç hafta boyunca maskenizi çıkarmayın ve sosyal mesafeyi koruyun.

Uzmanlar, her ne kadar protesto demokrasinin bir gereği de olsa, gösterilerde salgından korunmanın oldukça zor olduğunu söylüyor. Yine de bahsettiğimiz kurallara uyulursa, riskin önemli ölçüde azalacağını da belirtiyor.