Son Dakika
Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Türkiye'de Covid-19: Pandemi tekstil ve hazır giyim sektörünü vurdu, bundan sonra ne olacak?

euronews_icons_loading
Güngören'de tekstil dükkanları yeniden kapılarını açtı
Güngören'de tekstil dükkanları yeniden kapılarını açtı   -   ©  euronews
Metin boyutu Aa Aa

Koronavirüs salgını ile birlikte tekstil sektöründe de bir süre durdurulan üretim faaliyetleri yeniden başladı. Pek çok işletme kapılarını tekrar açarken, pandemi nedeniyle yaşadıkları ekonomik kaybı telafi etme peşinde.

Yıllık 17 milyar doları aşan dış ticaret fazlası ile sanayide milli ekonomiye en fazla katkıyı sağlayan tekstil ve hazır giyim sektörü pandemi sürecinde ciddi oranda daralma yaşadı.

1981 yılından beri tekstil sektörünün içinde olan Helmi Oğuz, bu zamana kadar böyle bir zorlukla karşılaşmadıklarını ifade ediyor.

İstanbul Güngören’de tekstil mağazası olan Oğuz, normalleşme adımları ile birlikte dükkanın kapılarını açtı. Yüzde 80 kapasitesi yurtdışına bağlı olan Güngören tekstil piyasasında pandemi nedeniyle işler eskisi gibi değil.

Şu anda on dükkandan yedisinin siftah yapmadan kapattığına özellikle dikkat çeken Oğuz, çoğu işletmenin kirasını dahi ödeyemeyecek durumda olduğunu söylüyor.

Oğuz, tekstilciler olarak Koronavirüs salgının sadece Çin ile sınırlı kalacağını ve salgının Türkiye’ye kadar yayılacağını düşünmediklerini söylüyor. Oğuz’a göre bu öngörüsüzlük onlara daha büyük zararlar getirdi. Çünkü kapasitelerinin çok üzerinde ileriye dönük çekler, senetler vererek hazırlık yapmaları daha fazla borçlanmalarına neden oldu.

Özel bankalardan da destek göremeyince, çalıştıkları firmalarla çözüm üretmeye çalışan tekstilciler, özellikle transferlerinin rahat yapılabilmesi için gümrük vergilerinin azaltılması talebinde bulunuyor tekstilciler.

Her ne kadar bu adımların piyasaya canlılık katacağını dile getirse de Helmi Oğuz, işlerin düzelmesini uluslararası uçuşların eski haline dönmesine bağlıyor.

Peki pandemi sürecini daha az zararla atlatan yok mu? Var. 2010 yılından beri tekstil piyasasında olan Mahmut Gedik bu süreçte online satışlara yönelerek, kendisini az da olsa kurtarmış. O nedenle firma olarak büyük sıkıntılar yaşamadıklarını ifade ediyor Gedik. Normalleşme süreciyle birlikte dükkanını açan Gedik, pandemi sürecine rağmen giderek piyasanın hareketlendiğini düşünüyor.

Ancak o da sürecin daha kolay atlatılabilmesi için, yetkilierin desteklerini arttırması gerektini vurguluyor.

Dünyada tekstilde altıncı, hazır giyimde sekizinci büyük ihracatçı ve AB tekstil pazarında üçüncü sırada yer alan Türkiye, hazır giyim ihracatının yaklaşık yüzde 70’ini AB ülkelerine ve İngiltere’ye yapıyordu. Salgın nedeniyle avrupa piyasaları kapanınca milyarlarca dolarlık siparişler iptal edildi.

İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) başkanı Mustafa Gültepe daha önce basına yaptığı açıklamada, mart ayı ihracatın geçen yıla oranla yüzde 27 daraldığını söyledi. Gültepe’ye göre çok değil üç ay önce yüzde 85 kapasite ile çalışan sektörde kapasite kullanım oranı yüzde 30’lara geriledi. Çünkü hem salgın önlemleri hem de sipariş olmadığı için tekstil firmalarının büyük bir bölümü üretime ara vermek zorunda kaldı. Tüm önlemlere rağmen sektörün türbülanstan çıkıp kendini toparlamasının bir yılı bulacağına vurgulayan Gültepe, dört maddelik önerilerinin acilen hayata geçirilmesini talep ediyor.

• Kısa çalışma ödeneği Nisan ayından başlamak üzere en az 5 aya çıkarılmalı ve

prosedür kolaylaştırılmalı.

• SGK primi ve vergi ödemeleri gibi kamu alacakları ile kredi taahhütleri 1 yıl

ötelenmeli.

• KDV alacaklarının yüzde 90’ı teminat mektubu karşılığında firmalara ödenmeli.

• Depolarda kalan ürünlerin stok maliyetlerinin karşılanması için Ticaret

Bakanlığımızın başlattığı çalışma hızla tamamlanarak ihracatçılarımıza acil ‘can suyu’

oluşturulmalı.