Son Dakika
Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Avrupa Komisyonu'ndan yabancı sübvansiyonların denetimi için yeni adım

Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Margrethe Vestager
Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Margrethe Vestager   -   ©  Kenzo Tribouillard/Copyright 2020 The Associated Press. All rights reserved.
Metin boyutu Aa Aa

Yeni Endüstri Stratejisi kapsamında rekabet, açık piyasa ve güçlü Tek Pazar arayışını sürdüren Avrupa Birliği (AB), açık ekonomi modelinin birlik üyeleri açısından olumsuz etkilerini azaltmak üzere harekete geçti.

Avrupa Komisyonu bu amaçla hazırladığı üç aşamalı plan içeren raporunu kamuoyuyla paylaştı. Rapor, AB üyesi olmayan ülkelerin birlik bünyesindeki şirketlere sağladığı yabancı sübvansiyonların rekabet açısından AB Tek Pazarı'nda yarattığı olumsuzlukların engellenmesi için öneriler sunuyor.

Raporla ilgili düzenlenen basın toplantısında konuşan Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Margrethe Vestager AB ekonomisinin açık ve dünya ile yakından bağlantılı kalabilmesi için güçlü ve uyanık olması gerektiğini belirterek tıpkı birlik içindeki ulusal sübvansiyonlar gibi yabancı sübvansiyonların da düzenlenmesinin gereğine dikkat çekti.

Komisyonun iç pazardan sorumlu komiseri Thiery Breton ise konuşmasında Tek Pazar için eşit şartların oluşturulmasını temel alan bu girişimin AB şirketlerinin küresel düzeyde hareket ve rekabet edebilmesi için önemli olduğunu belirtti.

AB rekabet kurallarının, ticareti koruma araçlarının ve kamu ihale kurallarının Tek Pazar içindeki adil koşulların sağlanmasında önemli bir rol oynadığı belirtilen raporda yabancı sübvansiyonun Tek Pazar üzerindeki olumsuz etkileri vurgulanıyor.

Yabancı sübvansiyon tanımı neleri kapsıyor, rapor hangi konulara odaklanıyor?

AB üyesi olmayan ülkelerden sağlanan faizsiz borç, sınırsız garanti, sermaye enjeksiyonu, tercihli vergi uygulaması, vergi kredisi ve hibe gibi araçlarla sunulan mali desteğin AB şirketleri arasında haksız rekabet yarattığı kaydedilen raporda, bu tür sübvansiyonların AB şirketlerinin yabancılar tarafından satın alımını kolaylaştırdığı ve yatırım kararlarını, piyasa işlemlerini, paydaşlarına yönelik fiyat politikalarını, kamu ihale tekliflerini destek almayan şirketlerin aleyhine sonuçlar doğurduğu belirtildi. Ayrıca bu tür destekler nedeniyle mevzuat açığının ortaya çıktığı da vurgulandı.

Komisyonun raporu üç modülden oluşuyor. Yabancı sübvansiyonların olumsuz etkilerinin engellenmesini kapsayan ilk modülde olumsuz etkinin tespiti, derinlemesine soruşturulması ve durumun iyileştirilmesine yönelik önlemlerin alınmasını sağlayacak araçlar öneriliyor.

İkinci modül yabancı sübvansiyonların AB şirketlerinin satın alımını kolaylaştırmasına yönelik düzenlemeler getirilmesini amaçlıyor. Bu modülde birinci modüle ek olarak bir zorunlu bildirim mekanizması oluşturulması isteniyor.

Üçüncü modülde ise AB içindeki kamu ihale prosedürlerinde yabancı sübvansiyonların olumsuz etkilerinin önüne geçilmesi için araçlar öneriliyor.

Rapor AB mali yardımları konusunda ne diyor?

AB mali yardımlarına erişim açısından da yabancı sübvansiyonların benzer zorluklar getirdiğine dikkat çekilen raporda hem AB parasının nasıl harcanacağı konusunda yeni çözüm önerileri sunuluyor. Raporda ayrıca dolaylı olarak yabancı finans kuruluşları tarafından yönetilen AB yardımlarının da yabancı sübvansiyonlar konusunda AB ile benzer bir yaklaşım benimsemesi öneriliyor.

14 hafta süreyle kamuoyu görüşüne açık tutulacak raporun son değerlendirmelerin ardından 2021 yılında yasalaşması planlanıyor.