Son Dakika
Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

İngiltere-Çin ilişkileri son yüzyılda nasıl seyretti, gerginlik adım adım nasıl yükseldi?

İngiltere ve Çin bayrakları
İngiltere ve Çin bayrakları   -   ©  AP
Metin boyutu Aa Aa

İngiltere, Çin'in, Hong Kong'da yeni güvenlik yasasını geçirmesinin ardından Hong Kong'la 30 yıldır yürürlükte olan 'suçluların iadesi anlaşmasını' askıya aldı.

İngiltere Dışişleri Bakanı Dominic Raab, Hong Kong'la yaptıkları suçluların iadesi anlaşmasını derhal askıya aldıklarını ve bu kararın Çin'in politikalarına karşı makul ve orantılı bir cevap olduğunu söyledi.

Hong Kong Özel İdari Bölgesi'nde yürürlüğe giren Ulusal Güvenlik Kanunu'yla, Çin-İngiltere Ortak Deklarasyonu'nun açık ve ciddi bir şekilde ihlal edildiğini aktaran Dominic Raab, Çin'in bununla birlikte uluslararası yükümlülüklerini de ihlal ettiğini kaydetti.

Raab, Hong Kong'da yaşananlardan ve Sincan Uygur Özerk Bölgesi'ndeki Uygur Türklerine karşı uygulanan baskı politikalarından derin endişe duyduklarını da söyledi.

Söz konusu adımın, özellikle Huawei'nin İngiltere'de 5G altyapısından çıkarılması kararı sonrası zaten gergin olan Londra-Pekin hattındaki ilişkileri daha da yükseltmesi bekleniyor.

Peki iki ülke bu noktaya nasıl geldi ve Hong Kong bu süreçte nasıl bir rol oynadı?

İngiltere'nin Hong Kong'la bağlantısı nedir, nereden geliyor?

Çin'in 19. yüzyılda Birleşik Krallık karşısında 1. Afyon Savaşı'nı kaybetmesinin ardından Hong Kong, İngiltere'ye devredildi. Adanın etrafındaki bölgeler de 1898'de Çin tarafından 99 yıllığına İngiltere'ye kiralandı. Sürecin bitimine doğru, 1984 yılında Çin-Britanya Ortak Bildirisi ile üzerinde mutabakat sağlanan anlaşma kapsamında İngiltere, Hong Kong'u Çin'e devretmeyi kabul etti. Ada bu tarihten itibaren (1997) "Bir ülke, iki sistem" prensibi ile yönetilen Hong Kong Özel İdare Bölgesi oldu.

Ortak Bildiri, Pekin'de, Çin Halk Cumhuriyeti Başbakanı Zhao Ziyang ile Birleşik Krallık Başbakanı Margaret Thatcher tarafından imzalandı. Anlaşma kapsamında Hong Kong, ada halkı tarafından oluşan kendi hükümetine ve Yasama Meclisine sahip olacak ve kapital (sermaye) sistemi, para birimi ve finansal piyasalarının özü değiştirilmeden aslına uygun şekilde kalacaktı.

O tarihten bu yana ne oldu?

Ancak eleştirmenler, Çin'i uzun süredir Hong Kong'un özel statüsünü ortadan kaldırmaya çalışmakla suçluyor. Pekin'in gücü ele geçirme adına baskılarını daha da artmasıyla geçen yıl Hong Kong'daki demokrasi yanlısı göstericiler sokaklara çıktı. Pekin yanlısı Hong Kong Meclisi, Çin'e yönelik hakaretlerin suç sayılmasını öngören tartışmalı ulusal güvenlik yasasını 1'e karşı 41 'evet' oyuyla kabul etti. Söz konusu yasa, 'ayrılıkçı' sayılan faaliyetlerin hapis cezasıyla cezalandırılmasını öngörüyor ve hükümet karşıtı göstericileri hedef alması nedeniyle halk tarafından reddediliyor.

İngiltere nasıl tepki verdi?

İngiltere Başbakanı Boris Johnson, Avam Kamarası'nda yaptığı açıklamada, yasanın Hong Kong'un ayrıcalıklı özerkliği ile özel statüsünü ihlal ettiğini belirterek bu adımın Hong Kong Temel Kanunu ile de doğrudan çeliştiğini dile getirdi. Ayrıca Başbakan Johnson, Çin'in yeni güvenlik yasasının uygulanmasında diretmesi halinde Hong Kong'la ilgili yaklaşımlarını değiştirerek milyonlarca Hong Konglu'ya çalışma izni ve pasaport verebilecekleri sözünü verdi. Londra yönetimi, planın kısa süre içerisinde sonuçlandırılacağını da dile getirdi.

Huawei nasıl devreye girdi?

Başbakan Boris Jonhson, Çin menşeli teknoloji firması Huawei ekipmanlarının 2027'ye kadar İngiltere'nin 5G altyapısından çıkarılması talimatını verdi. Telekom şirketlerine milyarlarca dolara mal olan bu adım aynı zamanda İngiltere'de 5G'nin 3 yıl gecikmesine yol açtı. Yasak, hükümet tarafından istenen ve ABD yaptırımları nedeniyle Huawei ekipmanlarının güvenliğinin garanti edilemeyeceği yönündeki bir çalışmanın ardından geldi.

Çin nasıl tepki verdi?

İngiltere'nin, Huawei ekipmanlarını ülkenin 5G altyapısından çıkarma kararının ardından Pekin'den Londra'ya sert yanıt geldi. 'ABD Başkanı Donald Trump'ın baskısı nedeniyle alınan siyasi bir karar' olduğunu belirten Çin, söz konusu adımın İngiltere'ye ekonomik anlamda 'pahalıya mal olacağı' tehdidinde bulundu. İlaveten Çin'in Londra Büyükelçisi Liu Xiaoming, "Kararın sadece hayal kırıklığı değil aynı zamanda cesaret kırıcı olduğunu da söyleyebilirim. İngiltere Huawei'yi basitçe terk etti." dedi. Büyükelçi Liu, İngiltere'yi ABD'nin "küçük ortağı" gibi davranmakla suçladı.

Her şey Hong Kong'la mı başladı?

Echo-news'e göre bölge, İngiltere ile Çin ilişkilerinde 100 yılı aşkın bir süredir odak noktası haline geldi. Ancak ilişkiler, yakın geçmişte özellikle koronavirüs salgını ve Çin'in Doğu Türkistan'daki azınlıklara yönelik insan hakları ihlalleri nedeniyle karşılıklı suçlamalarla daha da karmaşık hal aldı. ABD Başkanı Donald Trump'ın açıklamaları salgın sırasında tansiyonu hayli yükseltti. Trump'ın, virüs nedeniyle Çinli yetkilileri sorumlu tutması ve Dünya Sağlık Örgütü'nü zamanında bilgilendirmeyerek sorumluluklarını önemsememekle suçladı. Washington benzeri sert tutum Londra'dan gelmedi. Ancak bununla birlikte Çin'in Londra Büyükelçisi Liu Xiaoming, Başbakan Johnson'ı ve Batılı ülkeleri eleştirdi. Büyükelçi, "ABD öncülüğündeki Batılı ülkeler, Çin'e karşı bir soğuk savaş başlattılar." ifadesini kullandı. İlaveten Çin, İngiltere'yi içişlerine karışmakla da suçladı.

İnsan hakları ihlalleri suçlamaları

İngiltere Dışişleri Bakanı Dominic Raab, Uygur azınlığın Çin'de korkunç hak ihlalleriyle karşı karşıya kaldığını söyledi. Bakan Raab, Doğu Türkistanlılara yönelik 'zorla kısırlaştırma ve toplama kampları gibi suistimallerin olduğu bir süreçte İngiltere'nin yerinde durup sessiz kalamayacağını' ifade etti. Andrew Marr Show'da konuşan Raab, "Uygurlara karşı ağır ve korkunç insan hakkı ihlallerinin devam ettiği çok açık, bu konuda uluslararası müttefiklerimizle birlikte çalışıyoruz. Çok derinden rahatsız edici. Bu yüzden Cenevre'de 27 ülkeyle birlikte Çin’e, Uygur azınlığa ve Hong Kong’a yönelik ihlalleri durdurma çağrısında bulunduk." dedi.

Bundan sonra ne olur?

Dışişleri Bakanı Dominic Raab, Hong Kong'daki tartışmalı ulusal güvenlik yasası ile ilgili hükümetin bundan sonra atacağı adımlarla ilgili milletvekillerini bilgilendireceğini söyledi. Bakan Dominic Raab, İçişleri Bakanı Priti Patel'le görüştüğünü ve Uygur Türklerine yönelik insan hakları ihlallerinin sorumlusu olarak gördükleri Çinli yetkililere karşı yaptırımların gündemde olduğunu kaydetti. Keza Hong Kong'la olan 'suçluların iadesi anlaşmasını iptal etmeyi' düşündüklerini söyledi. Söz konusu anlaşma 30 yıldır yürürlükte bulunuyor. Çin'in Londra Büyükelçisi Liu ise, İngiltere'nin herhangi bir yaptırım kararının "tamamen yanlış" olacağı konusunda uyardı ve Pekin'in aynı şekilde yanıt vermeye hazır olduğunu sözlerine ekledi.