Son Dakika
Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

FinCEN Belgeleri: Büyük bankaların kara para transferindeki rolü

Amerikan Doları
Amerikan Doları   -   ©  AFP
Metin boyutu Aa Aa

Panama Belgeleri'nin ardından yeni bir gazetecilik araştırması, terörizmin finansmanı ve kara para aklama gibi konularda dünyadaki önemli bankaların oynadığı yasa dışı rolü ortaya koydu.

16 ay süren ve 88 ülkeden 110 basın kuruluşunda çalışan 400 gazeteciden oluşan bir ekip, araştırmayı şüpheli fon transferleri fark edildiğinde Amerikan bankalarının gönderdiği Şüpheli Faaliyet Raporları'nın (Suspicious Activity Reports, SAR) gün yüzüne çıkmasıyla gerçekleştirilebildi.

Şüpheli banka operasyonları hakkındaki bu gizli raporlar, sistem açıklarından faydalanan büyük bankalarda şüphe uyandıran milyarlarca doların hala özgürce el değiştirdiğini gösteriyor.

Amerikan Mali Suçları Engelleme Ağı'na (FinCEN: Financial Crime Enforcement Network) gönderilen SAR'lar terörizmin finanse edilmesinin ve kara para aklama ile mücadelede küresel sisteminin merkezinde bulunuyor.

FinCEN Belgeleri nedir?

2 bin 100 gizli belgeden oluşan FinCEN belgeleri, internet haber sitesi BuzzFeed News tarafından elde edildi. BuzzFeed bu belgeleri Uluslararası Araştırmacı Gazeteciler Konsorsiyumu'na (ICIJ) servis etti.

Konsorsiyum da bu belgelerin 16 ay boyunca araştırılması ve soruşturulması için 88 ülkeden 110 basın kuruluşunda çalışan 400 gazeteciden oluşan bir ekip kurdu.

FinCEN dosyaları sayesinde 2000 ile 2017 arasında en az 2 trilyon dolarlık şüpheli işlemin tespit edilmesi sağlandı. Bu işlem miktarının 514 milyar dolarlık kısmı JPMorgan, bir trilyon 3 yüz milyar dolarlık kısmı ise Deutsche Bank tarafından gerçekleştirildi.

Ancak söz konusu şüpheli faaliyet raporları, fonların kaynağı hakkında şüpheleri ortaya koyarken bunun dolandırıcılık olup olmadığı konusunda bir kanıt sunmuyor.

Bununla birlikte 2 trilyon dolar değerindeki şüpheli operasyon, tüm dünyadaki bankalar arasında değişilen kirli para filosunun sadece bir damlasını oluşturuyor. Zira FinCEN dosyaları 2011 ile 2017 arasında finansal kurumlar tarafından yazılan 12 milyon şüpheli faaliyet ilamının sadece yüzde 0,02'sini temsil ediyor.

En kötü beş banka

16 ay süren araştırma büyük bankaların yolsuzluk, dolandırıcılık, organize suç ve terörizmle ilgili fonların transferinde merkezi bir rol oynamaya devam ettiğini ortaya koydu. Belgelerde özellikle beş banka ön plana çıkıyor:

  • JPMorgan
  • HSBC
  • Standard Chartered Bank
  • Deutsche Bank
  • Bank of New York Mellon

Avrupa'nın en büyük bankası HSBC 2012'de Latin Amerika'daki uyuşturucu kartelleri için 881 milyon dolar kara para akladığını kabul etti. Savcılarla uzlaşma yoluna giden banka, 1,9 milyar dolar ceza ödemek zorunda kaldı. Bunun karşılığında bankaya karşı açılan davalar geri çekildi ve HSBC'ye kara para aklama işlemine son vermesi için 5 yıllık süre tanındı.

Fakat bu beş yıllık süreçte FinCEN dosyalarına göre HSBC şüpheli kişilerin hesaplarına para aktarmaya devam etti.

Şüpheli faaliyetlere rağmen Amerikan hükümeti, HSBC'nin Aralık 2017'de verdiği sözleri tuttuğunu açıkladı. Bu da savcıların başlattığı tüm soruşturmaların rafa kaldırılmasıyla sonuçlandı.

Belgelerde Türkiye ile ilgili neler var?

Deutsche Welle Türkçe'nin aktardığına göre FinCEN'e sunulan raporlarda, ABD bankaları aracılığıyla döviz işlemleri yapan Türk bankalarının ismi de geçiyor. FinCEN belgelerinde, Türkiye'deki banka hesapları ile ilişkili toplam 538 işlem 'şüpheli' olarak nitelendirildi.

Türkiye'deki banka hesaplarından gelen 'şüpheli fon'ların miktarı toplamda 70 milyon doları aşıyor.

Türkiye'den yurtdışına yapılan 'şüpheli havale' miktarı ise 71 milyon dolar.

SAR’larda Türkiye ile ilgili öne çıkan diğer bir nokta da Reza Zarrab konusu.

İran'a yönelik yaptırımları delme, banka dolandırıcılığı ve kara para aklama gibi suçlar atfedilen Zarrab, Mart 2016'da ABD'de tutuklanmıştı.

Davanın başlamasına kısa bir süre kala Zarrab kendisine yöneltilen suçlamaları kabul etmişti. SAR'larda savcılıkla işbirliğine giden Zarrab'ın para transferlerine de işaret ediliyor. Belgelerde Amerikan Standard Chartered Bank'ın Zarrab'ın ABD'de 2016'da tutuklanmasından kısa süre sonra on yıllık banka işlemleri hakkında bir dizi şüpheli faaliyet raporu sunduğu görülüyor.