Son Dakika
Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

ABD başkanlık seçimini kaybeden Trump'ın hayat hikayesi: Siyaseti, politikaları ve skandalları

Donald Trump
Donald Trump   -   ©  AP
Metin boyutu Aa Aa

Milyarder, emlak kralı ve televizyon karakteri olan Donald Trump, Amerika Birleşik Devletleri'nin 45'inci başkanı olarak ülkesinde ve dünyada pek çok kişiyi şaşırtmıştı. Trump'ın kişisel ve siyasi hayatındaki önemli noktaları sizin için derledik.

Donald Trump kısa künye:

Doğumu: Queens, New York, 1946

Eğitimi: New York Askeri Akademisi

İşi: Otel ve kumarhane işletmeciliği

Eserleri: 'The Art of the Deal' (Pazarlık Sanatı) ve 'Crippled America: How to Make America Great Again' (Kötürüm olmuş Amerika: Amerika'yı nasıl yeniden harika yaparız) adlı iki kitap

Siyasi sloganı: 'Make America Great Again (Amerika'yı yeniden harika yap)

Bilgece sözü: "Kötü ve zor zamanlardan geçmek harika bir şeydir ve herkes en az bir kere bunu deneyimlemelidir."

Aile ve kişisel hayatı, eğitimi

Annesi tarafından Presbiteryan olarak yetiştirildi ancak kendini ana akım Protestan olarak tanımlıyor. 1964'te Askeri Akademi'den mezun olduğunda okulunda başarılı bir öğrenci lideri ve iyi bir atlet olarak biliniyordu.

Aynı yıl Forham Üniversitesi'ne girdi, iki yıl sonra ise Pensilvanya Üniversite'nin Wharton Finans Bölümü'ne transfer oldu ve 1968'de ekonomi diploması ile mezun oldu.

Anne-Baba

Babası Frederick Trump, New York'ta bina inşa eden bir müteahhitti. Hemen babasının emlak şirketinde çalışmaya başladı. Vietnam Savaşı'na gitmemek için çeşitli eğitimlere kaydolarak askerlik dönemini erteledi.

Annesi İskoç göçmeniydi. Eşinin zenginliği arttıkça o da filantropi ile zamanını geçirdi. Çeşitli vakıflar ve hayır kurumları kurdu. Babası 1999'da, annesi de 2000 yılında hayatlarını kaybetti.

Kardeşler

Trump'ın 4 kardeşi var ve bunlardan biri olan Maryanne Trump, ABD Yargıtay'ında hakimdi ancak Trump başkan olunca görevini geçici olarak bıraktı. Diğer bir kardeşi olan Fried Trump ise bir pilottu ancak alkol sorunu vardı ve 1981'de hayatını kaybetti. Donald Trump'ın bu olay nedeniyle hiç alkol ve uyuşturucu madde kullanmadığı aktarılıyor. Üçüncü kardeşi Elizabeth Trump emekli bir bankacı, dördüncü kardeşi Robert Trump ise aynı şekilde aile şirketinde çalışmış bir kişi. Robert Trump hayatını 2020'de kaybetti.

Eşler

Trump 2005'ten bu yana kendisinden 23 yaş küçük olan Slovenyalı eski top model Melania Trump ile evli. Düğünlerine eski başkan Bill Clinton ve eşi Hillary Clinton da katılmıştı.

Ancak Trump ilk evliliğini 1977'de New York'ta modellik yapan Ivana Trump ile yapmıştı. Ivana Trump son derece kabiliyetli ve yetenekli bir kadındı ve Trump'ın şirketlerinde önemli rollar üstlenerek bazı otellerin rönevasyonlarını gerçekleştirdi.

Trump'ın 1992'de son bulan bu ilk evliliğinden üç çocuğu var: Donadl Trump Jr., Ivanka ve Eric Trump.

Amerikalı lider, ikinci evliliğini ise 1993'de hali hazırda birlikte olduğu ve Tifanny isimli bir kız çocuklarının olduğu aktris Marla Maples ile yaptı. Ondan da 1997'de ayrıldı ve 1999'da resmi olarak boşandı. 2 milyon dolar tazminat ödedi.

Melania Trump'tan 2006 yılında olma Barron William Trump ile birlikte toplamda Trump'ın bugün 5 çocuğu var. Kızı Ivanka Trump ve eşi Jared Kushner, Trump hükümetinde danışman ve özel misyonlarda görevli olarak çalışıyorlar ancak bilindiği kadarıyla maaş almıyorlar.

İş Hayatı

Otelleri

Atlantic City, New York, Los Angeles, Chicago başta olmak üzere Donald Trump'ın ABD'de ve dünyada pek çok otel, kumarhane, golf sahası ve rezidansı bulunuyor.

Diğer işleri

Otel ve kumarhanelerinin yanı sıra Trump medya ile yakından ilgilinen biri. Kendi yapım şirketi ile 'The Apprentice' isimli bir reality şovda yer aldı ve burada insanları kendi şirketlerinden birinde CEO pozisyonu için yarıştırdı. Ünlü sözü 'You are fired'' (Kovuldun) bu programda ortaya çıktı ve popüler kültürde yer etti.

Varlığı

Trump'ın net varlığı uzun yıllardır tartışma konusu. Hem vergilerini kamuoyu ile paylaşmıyor hem de bu konuda daha önce yanıltıcı bilgiler verdiği biliniyor.

Ancak aşağı yukarı tahmin edilen rakam en az 1,37 milyar dolar civarında. Kendisi bu rakamın çok daha yüksek olduğunu ileri sürerek 8-10 milyar dolar gibi seviyeleri telaffuz ediyor.

Trump, 1972'de Richard Nixon'dan bu yana vergi bilgilerini kamuoyu ile paylaşmayan ilk ABD başkanı olarak da tarihe geçmiş durumda. Aynı şekilde azil süreci ile karşı karşıya kalmış bir başkan olarak da Nixon ile ortak paydası bulunuyor. Nixon azil süreci tamamlanmadan istifa etmişti. Trump'ın azil süreci ise tamamlandı ve Senato'da Cumhuriyetçilerin sandalye sayısı sayesinde sonuç lehine oldu.

Azil süreci ve hakkındaki suçlamalar, davalar

Trump'ın başı daima mahkemeler, davalar ve skandallar ile dertte oldu. Siyasi hayata atılmadan önce de hakkında pek çok dava bulunan Trump'ın bu davaların çoğunda uzlaşma yoluna gittiği biliniyor.

Nitelikli dolandırıcılık ve taciz gibi suçlamaların da aralarında bulunduğu bu davalar siyasi kariyeri sırasında da daha ciddi seviyelere yükselerek devam etti.

Örneğin Trump Üniversitesi ile ilgili birçok dolandırıcılık davası bulunuyor. Bunun yanı sıra tamamını reddetmiş olsa da toplamda 16 kadın Temmuz 2019'da Trump'a taciz davası açtı.

Başkanlığı sırasında eski bir porno oyuncusu ile ilgili ortaya çıkan seks skandalı da uzun süre manşetlerden inmedi. Buna göre Trump, oyuncuya yaşannalara ilişkin konuşmaması için sus payı 130 bin dolar para ödemişti.

Azil süreci ise seçim yarışının başında en büyük rakibi olduğu ortaya çıkmış olan Joe Biden'ı zor duruma düşürmek ve imajına zarar vermek için, Ukrayna'daki bir enerji şirketinin yönetim kurulunda bulunan oğlu Hunter Biden'a soruşturma açılması konusunda Ukrayna devlet liderine telefonda baskı yaptığının kayıtları ortaya çıkması ile başladı.

Trump'ın, Ukrayna lideri bunu yapmazsa Rusya'ya karşı kendisini savunması için gerekli olan silahların gönderimini askıya alacağı imasında bulunduğu anlaşıldı.

Politik duruşu

Donald Trump'ın istikrarlı bir politik pozisyonu bulunmuyor. Bu nedenle siyasi politikalara olan yaklaşımı da sürekli farklılık gösterdi.

En bilinen örneklerden biri Trump'ın kürtaja ve LGBT haklarına ilişkin pozisyonu. Daha önce kürtaj hakkını açık şekide savunmuş olan Trump bugün bu konuda farklı bir yerde duruyor. Aynı şekilde LGBT bireylerin askerlik yapabilmesi konusunda da daha önceki pozisyonundan farklı olarak bunu yasaklayan bir düzenlemeye imza attı.

Bugün Cumhuriyetçi olan Trump daha önce birkaç defa tarafını değiştirmişti. Son 30 yılda bazen Demokrat bazen bağımsız bazen de Cumhuriyetçi olarak kaydolan Trump'ın en son geçirdiği değişim, 2009 yılında Cumhuriyetçilerin safhına geçip 2011'de yeniden bağımsız olması ve sonra 2012'de tekrar Cumhuriyetçi olmasıydı.

O tarihten günümüze kadar Cumhuriyetçi olan Trump, 2016'da da başkanlığa adaylığını koydu ve Demokrat aday Hillary Clinton'a karşı zafer kazanarak başkan oldu.

Tartışmalı politikaları

Trump'ın çok sayıda politikası ülkede büyük tartışmalara yol açtı. Göç ve göçmen politikası, ticaret ve iklim değişikliği politikaları bunların başında geliyor.

Ekonomi konusunda korumacı ve küreselleşme karşıtı bir tutum izleyen Trump'ın Çin ile başlattığı ticaret savaşından Avrupa dahil tüm dünya ekonomisi etkilendi. 'Trump doktrini' olarak tarihe geçen bu tutum sonucunda yeni bazı uluslararası anlaşmalar yeniden masaya yatırılırken, yeni kotalar, gümrük vergileri ve kısıtlamalar ortaya çıktı.

Başkanlık dönemi sırasında Amerikan ekonomisi ve işszilik göstergeleri olumlu seyretse de Covid-19 salgını ile bu alanlarda da sıkıntılar yaşandı.

Bunların yanı sıra iç politikada sağlık sigortası ve vergi ile dış poltikada Kuzey Kore, İran ve Rusya'ya ilişkin politikaları sürekli tartışma ve kutuplaşma nedeni oldu.

Aralık 2018'de Amerikan askerlerini Suriye'den çekme kararı da farklı tepkilerle karşılandı. Rusya ve Türkiye gibi ülkeler bu adımı doğru bulurken, bölgedeki Kürtlerin kullanılıp sonrasında yalnız bırakılmasını yanlış bulan başta Amerikan kamuoyu olmak üzere pek çok ülke ve hatta kendi partisi bile Trump'ı eleştirdi.

Yargı

Üyeleri ömür boyu görev yapmak üzere atanan ve kendileri bırakmadıkları sürece görevden alınamayan ABD Yüksek Mahkemesi yargıçlarından üçü Trump döneminde atandı. Seçtiği isimlerden bazıları ülkede büyük tartışmalara ve polemiklere neden oldu.

Koronavirüs

Salgına ilişkin tutumu, açıklamaları ve tavrı da dönemine ilişkin en çok eleştiri yaratan meselelerden biri oldu. Trump'ın önlemler alma konusunda geciktiği, virüsü ciddiye almadığı ve bu nedenle yüz binlerce Amerikalının ölümünden sorumlu olduğu ileri sürülüyor.

Bugün ABD Covid-19 salgını konusunda vaka ve ölüm sayıları bakımından dünyanın en kötü durumundaki ülkesi konumunda.

Geniş destek bulan adımları

Ancak eleştirildiği kadar Trump doktrinini işe yarar ve etkili bulanların sayısı da az değil. Özellikle Ortadoğu'da izlediği net ve somut politikalar ile İsrail ile Arap ülkeleri arasında normalleşme süreçlerini başlattı. Kuzey Kore ile yapılan diplomatik girişimler de Trump'ın olumlu hanesine yazıldı.

Dünyayı karşısına aldığı adımları

Tel Aviv'deki ABD büyükelçiliğini Kudüs'e taşıma kararı ise tüm dünyada ve Birleşmiş Milletler'de olumsuz tepkilerle karşılandı. Suudi Arabistan gibi ülkelerle olan ilişkileri ise eleştiri konusu olmaya devam ediyor.

Trump'ın dünyada tepki topladığı bir başka adım da Paris İklim Antlaşması'ndan çekilmesi oldu. Trump 'İklim Değişikliği'ni kurmaca buluyor ve inanmıyor, bu konuda çalışan bazı devlet kurumlarını ve departmanlarını başkanlığının daha ilk 100 günü içerisinde lağv etti. Bu durum da tepkilere neden olurken, bazı eyalet valileri Trump'ın politikalarına uymayacaklarını ve bu konuda söz verilen takvime uygun hareket edeceklerini açıkladılar.

Trump enerji konusunda kömür ve petrol gibi fosil yakıtların çıkarılmaya ve kullanılmaya devam etmesini savunuyor.

Bunların yanı sıra Meksika sınırından kaçak olarak giren kişilerin çocuklarından ayırılması ve bazı Müslüman ülkelere uygulanan ABD'ye giriş yasağı gibi politikalar da oldukça sert şekilde eleştirildi.

Rusya ile olan ilişkiler

2016 başkanlık seçimlerine Rusya'nın müdahale ettiği iddiaları karşısında yeterli ve gerekli tepkiyi vermemekle eleştirilen Trump, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'e karşı yeterince sert ve net olmamakla suçlanıyor.

Seçim kampanyasına ilişkin olarak özel yetkili savcı tarafından soruşturulan Trump'ın kampanya çalışanları, avukatı, bazı danışmanları ve bazı Rus vatandaşları bu çerçevede soruşturuldu. Trump için çalışanlardan bazıları itirafçı oldu, neredeyse tamamı çeşitli cezalar aldı. 19 Rus için de yaptırımlar açıklandı. Ancak tüm iddiaları reddeden Trump hakkında suçlamalarla ilgili doğrudan bağlantı kurulamadı ve soruşturma kapandı.

Bununla birlikte Trump yönetimi Rusya ile daha önce varılmış olan 'Orta Menzilli Nükleer Güç Antlaşması'nı tek taraflı askıya aldı. Bunun üzerine Rusya da anlaşmadan çekildi.

İran Nükleer Antlaşması

Mayıs 2018'de Avrupa'nın tüm itirazlarına rağmen İran ile Obama döneminde yapılmış olan nükleer antlaşmadan çekilen Trump; İran'a yeniden yaptırımlar getirdi ve bu yaptırımlar her zamankinden daha ağır ve sert oldu.

"Savaş madalyaları"

IŞİD lideri Ebu Bekir el Bağdadi ve İran Devrim Muhafızları komutanı Kasım Süleymani'nin öldürülmesi Trump'ın en çok övündüğü iki askeri gelişme olarak kayda geçti.

Irkçılık suçlamaları

Trump göreve gelmeden önce bile, daha adayken Meksikalılara ve Müslümanlara karşı ırkçı açıklamalar yapmakla suçlandı. Başkanlığı sırasında ise Neo-Nazilerin gerçekleştirdiği gösterilere ilişkin açıklamalarında bu grupları meşrulaştırıcı dil kullanmakla eleştirildi.

Sosyal medya kullanımı ve doğru olmayan söylemler

Kişisel ve devlet mesajlarını Twitter üzerinden vermesiyle nam salan Trump çok sayıda gafa neden olurken, sayısız hatalı ve tartışmalı paylaşımlarda bulundu.

Çok sayıda kez ileri sürdüğü rakamlar veya olgular verilerle yalanlanan Trump, bunlara aldırış etmeden paylaşımlarına devam etti ve kendi açıklamalarını çürüten haberleri 'fake news' yani 'sahte haber' olarak ilan etti. 'Alternatif gerçekler' gibi ifadeler hem kendisi hem de sözcüleri tarafından kullanıldı.

Trump'ın sosyal medyada yaptığı gaflara ve şaşırtıcı açıklamaların hızına yetişemeyen çok sayıda sözcü, danışman ve farklı seviyelerde Beyaz Saray çalışanı ya istifa etti, ya da Trump tarafından görevden alındı. Trump yönetimi ABD tarihinde bir dönemde en çok Beyaz Saray çalışanı değiştiren hükümet olarak kayda geçti.

Trump'ın ekibinden ayrılan neredeyse her çalışan daha sonra Trump'ı zor durumda bırakacak bilgiler ve anektodlar paylaştı. Bazıları bunlara ilişkin kitap yazdı.