Son Dakika
Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

ABD Ulusal İstihbarat Direktörü Ratcliffe: Çin, özgürlükler için en büyük tehdit

lusal İstihbarat Direktörü John Ratcliffe
lusal İstihbarat Direktörü John Ratcliffe   -   ©  AP Photo
Metin boyutu Aa Aa

ABD'nin Ulusal İstihbarat Direktörü John Ratcliffe ekonomik, askeri ve teknolojik anlamda Çin'in tüm dünya ve ABD'ye "hükmetme niyetinde" olduğunu söyledi.

Son dönemde Trump yönetiminin Pekin'i hedef alan suçlamalarına bir yenisini daha ekleyen Ratcliffe, Wall Street Journal'da kaleme aldığı makalede, Çin'in İkinci Dünya Savaşı'ndan beri dünyada özgürlük ve demokrasi karşısındaki "en büyük tehdit" olduğunu ileri sürdü.

Cumhuriyetçi bir kongre üyesiyken Başkan Donald Trump tarafından Ulusal İstihbarat Dairesi'nin başına atanan Ratcliffe, istihbarat için ayrılan 85 milyar dolarlık yıllık bütçenin kullanımı konusunda Çin'e daha fazla pay ayrılacağını söyledi.

Ratcliffe Çin'in stratejini Çinli kuruluşların Amerikan şirketlerinin fikri mülkiyetini çalarak kopyalaması ve ardından küresel pazarda ABD şirketlerinin yerini alması olarak özetledi.

Çin: İddialar gülünç

Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hua Chunying ise İstihbarat Dairesi Başkanı'nın kaleme aldığı yazıdaki ABD'nin teknoloji hırsızlığı suçlamalarının "gülünç" olduğunu söyledi.

Ratcliffe'nin Wall Street Journal makalesi, 20 Ocak'ta görevi Joe Biden'a devredecek Donald Trump'ın Çin'e karşı takınılan "sert" tavrının diğer somut işareti olarak görülüyor.

Uzmanlara göre dünyanın en büyük iki ekonomisi arasındaki ilişkileri son yılların en kötü noktasına getiren bu yaklaşımın Biden yönetiminin Pekin ile ilişkilerinde manevra alanını sınırlayabilir.

Washington ve Pekin, bu sorunun yanı sıra, Çin'in koronavirüs salgını yönetimini, Hong Kong üzerindeki kontrolünü artırmasını, Güney Çin Denizi sorunu, ve Şincan'daki insan hakları ihlalleri konusunda da anlaşmazlıklar yaşıyor.

Çin Şincan hakkında son olarak Amerika Birleşik Devletleri'ndeki politikacıların bu bölgede tutuklanan Uygur Müslümanlarının zorla çalıştırıldıkları yönündeki haberleri "uydurduklarını" ileri sürmüştü.