Son Dakika
Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Fransa, Almanya ve İngiltere İran'ın uranyum zenginleştirme planlarından endişe duyuyor

İran yapımı santrifüjler
İran yapımı santrifüjler   -   ©  AP Photo
Metin boyutu Aa Aa

Almanya, Fransa ve İngiltere İran'ın üç ilave gelişmiş santrifüj kurmayı planladığını açıklamasını "son derece endişe verici" olarak nitelendirdi.

Üç Avrupa ülkesinin hükumetleri İran'ın nükleer faaliyetlerine ilişkin ortak açıklama yayımladı.

Açıklamada, 3 ülkenin, İran ile yapılan Kapsamlı Ortak Eylem Planı (KOEP) olarak adlandırılan nükleer anlaşmayı sürdürmek için yorulmadan çalıştığı belirtildi.

KOEP'in silahların küresel yayılmasını önleme mimarisinin önemli bir başarısı olduğu vurgulanan açıklamada, "İran'ın Uluslararası Atom Enerjisi Ajansına (UAEA) Natanz'daki uranyum zenginleştirme tesisinde üç ilave kademeli gelişmiş santrifüj kurmayı planladığını açıklaması, KOEP'i ihlal ediyor ve son derece endişe verici" ifadeleri yer aldı.

Açıklamada, anlaşmanın, İran'ın nükleer programını izlemenin ve engellemenin en iyi ve şu anda tek yolu olmaya devam ettiğine dikkat çekilerek, şu değerlendirmelere yer verildi:

"Yakın zamanda İran Parlamentosunda kabul edilen yasanın (eğer uygulanırsa) İran'ın nükleer programını önemli ölçüde genişleteceği ve UAEA tarafından denetimlere erişimi kısıtlayacağını da büyük bir kaygıyla belirttik. Bu önlemler KOEP ve İran'ın diğer nükleer taahhütleriyle uyumsuz olacaktır. İran diplomasiye yer verme konusunda ciddiyse, bu önlemleri uygulamamalı. Böyle bir yaklaşım, KOEP'i korumaya yönelik ortak çabalarımızı tehlikeye atacak ve aynı zamanda gelecekteki ABD yönetimi ile diplomasi alanına dönme fırsatını tehlikeye atacaktır. KOEP'e dönüş İran için de faydalı olacaktır."

ABD başkanı seçilen Joe Biden'in KOEP ile ilgili konuların diplomatik şekilde ele alınmasına ilişkin yorumlarının memnuniyetle karşılandığı ifade edilen açıklamada, bunun herkesin çıkarına olduğu vurgulandı.

İran nükleer anlaşması ne oldu?

ABD, Çin, Fransa, İngiltere, Rusya, Almanya ve İran'ın 2015'te imzaladığı anlaşmaya göre, Tahran yönetimi, yaptırımlarım kademeli olarak kaldırılması karşılığında, nükleer silahların geliştirilmesine yol açabilecek seviyelerde uranyumu zenginleştirmeye devam etmeyecekti .

Ancak Donald Trump'ın başkan seçilmesiyle, ABD tek taraflı olarak anlaşmadan çekildi, İran da alınan kararları ihlal etmeye başladı.

İran, üst düzey generallerinden biri olan Kasım Süleymani'nin Irak'ta suikasta kurban gitmesinden sonra artık anlaşmaya bağlı kalmayacağını açıklamıştı. ABD'de bu sürede İran'a yönelik uyguladığı yaptırımları sertleştirdi.

Geçtiğimiz günlerde, İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, nükleer faaliyetlerin hızlandırılmasını ve denetimlerin sınırlandırılmasını zorunlu kılan yasanın İran Parlamentosundan geçmesine tepki göstermişti.

Ruhani, Bakanlar Kurulu toplantısında yaptığı açıklamada, "Meclisin kabul ettiği yasayı diplomatik faaliyetler süreci için zararlı görüyoruz. Hükümet bu yasayı olumlu görmüyor." ifadelerini kullanmıştı.

Söz konusu yasa daha önce de Meclisteki muhafazakarlar tarafından gündeme getirilmişti ancak İran Savunma Bakanlığı Araştırma ve İnovasyon Kurumu Başkanı da olan nükleer bilimci Fahrizade'nin öldürülmesi, süreci hızlandırdı ve yasanın Meclis ve AKK tarafından süratle onaylanmasının yolunu açtı.

Ek kaynaklar • AA, AP