Son Dakika
Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Osman Kavala: 'Hayatım boyunca darbeye karşı çıktım'

Osman Kavala
Osman Kavala   -   ©  Anadolu
Metin boyutu Aa Aa

İş insanı ve Anadolu Kültür A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Osman Kavala'nın, 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin açılan davada tutukluluk halinin devamına karar verildi. Sanık eski CIA Danışmanı Henri Jak Barkey ile 'Anayasa'yı ihlal' ve 'siyasi veya askeri casusluk' suçlarından yargılanan Kavala'nın davası 5 Şubat 2021'e ertelendi.

Gezi davasından beraat ettikten sonra serbest bırakılmadan tekrar tutuklanmasına karar verilen Kavala davanın ilk duruşmasına Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katıldı

İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmanın öğleden sonraki bölümünde, tanıkların ve avukatların beyanları alındı.

Görüşünü açıklayan Cumhuriyet savcısı, Osman Kavala'nın tutukluluk halinin devamına, Leyla Alaton'un tanık olarak çağrılmasına ve Barkey hakkındaki yakalama kararının devamına karar verilmesini talep etti.

Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanık Kavala'nın tutukluluk halinin devamına ve Leyla Alaton'un tanık olarak çağrılmasına karar verdi.

Sanık Barkey hakkındaki yakalama kararının devamına hükmeden heyet, duruşmayı 5 Şubat 2021'e erteledi.

Kavala'nın avukatlarının katıldığı ve Barkey'ın gelmediği duruşmayı, Almanya, Hollanda ve İsviçre Başkonsolosları ile ABD, Danimarka, Norveç ve İsveç konsolosluk temsilcileri, Uluslararası Af örgütü temsilcisi ile CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu izleyici olarak takip etti.

"Darbe girişimi sürecinde rol aldılar"

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan ve İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen iddianamede, tutuklu sanık Osman Kavala ve hakkında yakalama kararı bulunan Henri Barkey'in "FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün Türk Silahlı Kuvvetleri içerisinde oluşturduğu yapılanma ile gerçekleştirme teşebbüsünde bulunduğu darbe girişimi" sürecinde de rol aldıkları öne sürülüyor.

Sanıkların, darbe girişimini "FETÖ/PDY adına sevk ve idare eden mahrem sorumlularıyla paralel bir kısım irtibatlarda bulunarak darbe girişimine hazırlık hareketlerinde bulundukları" anlatılan iddianamede, sanıkların darbe girişiminin başarılı olması akabinde oluşturulacak yeni yönetim içerisinde legal veya illegal bir kısım görevler alması muhtemel olan kişi ve gruplarla bu yönde koordinasyon maksadıyla girişimde oldukları iddia ediliyor.

Bu kapsamda şüphelilerin yoğun olarak yurt içi ve yurt dışı seyahatlerine çıktıkları belirtilen iddianamede, sanıkların olağan dışı yoğunlukta gerçekleşen irtibatlarının darbe girişiminin hazırlığı kapsamında değerlendirildiği kaydediliyor.

"Hayatım boyunca darbeye karşı çıktım"

Savunmasında, Gezi olaylarına ilişkin yargılandığı davada beraat ettiğini hatırlatan Kavala, buna rağmen şu an görülmekte olan davanın iddianamesinde, gezi iddianamesinden alıntılar yapıldığını söyledi.

Sanık Kavala, hayatı boyunca askeri darbelere karşı çıktığını savunarak, "Ordunun siyasete müdahale etmesini eleştirdim. Gülenci örgütlenme ağı ile hiçbir ilişkim olmadı. Darbe girişimini desteklemek hayat deneyimime, dünya görüşüme ve etik değerlerime tamamen terstir. İddianamede, Adil Öksüz'ün ABD'ye gitmesi ile benim Almanya seyahatimin aynı zamana rastlamış olmasının aramızda irtibat olduğunun delili olarak sunulması da, olağanüstü ölçüde mantıksız bir iddiadır. " dedi.

Diğer sanık Barkey ile 18 Temmuz 2016'da bir lokantada tesadüfen karşılaşmak dışında hiçbir görüşmesi ve telefon konuşması olmadığını öne süren Kavala, Barkey ile HTS sinyallerinin birbirine yakın tespit edilmesinin de, çalışma ofisi ile Barkey'in kaldığı otellerin konumu nedeniyle olabileceğini ifade etti.

"Açık Toplum Vakfı suçlamaları temelsiz"

Vakıf olarak birçok ilde kültürel ve sanatsal etkinlikler yaptığını, atölyeler ve sergiler düzenlediklerini, bazı çalışmalarına da ödül verildiğini belirten Kavala, "İddianamede Açık Toplum Vakfı'nın faaliyetleri kapsamında bana yöneltilmiş olan suçlamalar da temelsizdir. Bu vakıf yasalara ve mevzuata uygun biçimde faaliyet göstermiş ve yasalara uygun biçimde yürütülen projelere destek vermiştir. Açık Toplum Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi olarak ben de vakfın faaliyetlerinden sorumluyum. Ancak hiçbir zaman vakfı temsil etme, vakıf adına karar verme, fon kullandırma konularında özel bir yetkim, görevim olmadı. Gerçeklikten bu kadar kopuk, bu kadar tuhaf suçlamalar gerekçe gösterilerek bir ihlal, bir beraat, iki defa da tahliye kararına rağmen yıllarca tutuklu kalmam, sıradan bir hak ihlali değildir, benim için bir tür manevi, işkence haline gelmiştir. Umarım yurttaşlarımızın özgürlüklerinden mahrum kalmasına yol açan, temelsiz, delilsiz, mantıksız suçlamaların en aşırılarını içeren bu iddianame türünün son örneği olur." diye konuştu.

"Alaton'un darbe girişimini 1 hafta önceden Henri Barkey'den öğrendiğini biliyorum"

Kavala'nın savunmasının ardından tanık ifadelerine geçildi. Tanık Cem Fadıl Bozkurt, Osman Kavala'nın 15 Temmuz darbe girişimiyle bir ilgisi olup olmadığını bilmediğini anlatarak, "Alaton'lar benim ortağımdı. İshak Alaton'un darbe girişimini 1 hafta önce den Henri Barkey'den öğrendiğini biliyorum. Darbeden kısa süre sonra beni İshak Bey'in doktoru aradı. İshak Bey'in dilinin altında tümör olduğunu, bir kısmını aldığını, bir kısmının yurt dışında tedavi edilmesi gerektiğini, ancak İshak Bey'in buna rıza göstermediğini söyledi. Ben de İshak Bey'i aradım. Sağlık durumundan konuştuktan sonra bana 15 Temmuz'da nerede olduğumu sordu. Söyledim. Kendisi de Türkiye'de olduğunu söyleyerek, 'Leyla Amerika'ya gitti çocuklarla.' dedi. 'Siz niye gitmediniz?' diye sordum. 'Beni bu saatten sonra alsalar ne olur' dedi." ifadelerini kullandı.

20'şer yıla kadar hapis cezası isteniyor

Sanıkların, devletin güvenliği veya iç dış siyasal yararlar bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri, siyasal ve askeri casusluk maksadıyla temin ettiklerine dair bulgulara erişildiği ifade edilen iddianamede, tutuklu sanık Osman Kavala ve Henri Barkey'in, "Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından, niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri, siyasal veya askerî casusluk maksadıyla temin etmek" suçundan 20'şer yıla kadar, "Cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs etmek" suçundan da ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmaları isteniyor.

Şüphelilerin, darbe girişiminin yabancı devletler lehine koordinasyon ve sürdürülmesinde aktif görevlerde bulundukları, eylemlerin takibini yerinde gerçekleştirdikleri, kurmuş oldukları koordinasyon ve temaslarla sürece müdahalede bulundukları vurgulanan iddianamede, şu değerlendirmeler yer alıyor:

"Şüpheli Henri Jak Barkey'in tanık beyanlarına yansıdığı üzere ülkemize ziyaretleri esnasında ülkemiz açısından kritik süreçlerin yaşanmasının bir tesadüfle açıklanamayacak olması ve Barkey'in süreci koordine ve takip ettiği otelden ayrılırken darbe girişiminin faillerinin imzası sayılabilecek bir nesneyi buraya bırakmasından da şüpheli Barkey'in vuku bulan darbe girişiminde rolü olduğunu ortaya koymaktadır. Şüpheli Henri Jak Barkey'in casusluk eylemleri kapsamında yerel işbirlikçisi ve ülkemizdeki faaliyetlerinde iştirak halinde birlikte hareket ettiği şüpheli Mehmet Osman Kavala'nın da darbe girişimi öncesinde FETÖ/PDY silahlı terör örgütü adına darbe girişimini sevk ve idare eden örgütün mahrem sorumluları ile birbirine paralel bir kısım irtibatlarda bulunarak darbe girişimine hazırlık hareketlerinde bulunduğu, bu kapsamdaki eylemlere katıldığı tespit edilmiştir."

Ek kaynaklar • AA