Loader
Bize Ulaşın
Reklam

Deniz hıyarının kopan dokuları, yaşamını sürdürüyor: 'Addams Ailesi'ndeki el gibi'

Arşiv
Arşiv ©  Unsplash
© Unsplash
By Cagla Uren
Yayınlanma Tarihi
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin
Paylaş Close Button

Keşif, yaşamın nerede başlayıp nerede sona erdiğine ilişkin temel biyolojik tanımları yeniden tartışmaya açabilir.

Bilim insanları, Kuzey Atlantik'te yaşayan bir deniz hıyarı türünden kopan dokuların yıllarca canlı kalabildiğini ortaya çıkardı. Araştırmacılar, bu dokuların yalnızca hayatta kalmadığını, aynı zamanda iyileşmeye, çevreye tepki vermeye ve kendilerini yenilemeye devam ettiğini belirtiyor.

REKLAM
REKLAM

Keşif, yaşamın nerede başlayıp nerede sona erdiğine ilişkin temel biyolojik tanımları yeniden tartışmaya açabilir.

Kopan ayaklar ölmedi

Araştırma, Kanada'daki Memorial Üniversitesi Okyanus Bilimleri Merkezi'nde Psolus fabricii adlı soğuk sularda yaşayan bir deniz hıyarı üzerinde yürütüldü.

Deney sırasında araştırmacılar hayvanı akvaryumdan çıkarırken birkaç küçük tüp ayağı koptu. Bu durum deniz hıyarlarında zaman zaman görülüyor.

Ancak araştırmacıların beklemediği şey, kopan ayakların ölmemesiydi.

Dokular haftalar boyunca çürüme belirtisi göstermeden canlı kaldı. Bunun üzerine ekip, kopan doku parçalarını (eksplant) ayrıntılı biçimde incelemeye karar verdi.

Sonuçta bu küçük doku parçalarının üç yılı aşkın süre boyunca yaşamayı sürdürdüğü görüldü.

Sadece yaşamıyor, kendini de onarıyor

Araştırmacılar yalnızca tüp ayakların değil, ağız çevresindeki dokunaçların da benzer şekilde yaşamaya devam ettiğini belirledi.

İncelemeler, kopan dokuların kendilerini onarmaya ve yenilemeye devam ettiğini, bağışıklık sistemlerinin çalışmayı sürdürdüğünü ve sinir ağlarının işlevini koruduğunu gösterdi.

En büyük soru ise bu dokuların ağızları ve sindirim sistemleri olmadan nasıl enerji elde ettiğiydi.

Araştırma ekibi, dokuların besin maddelerini doğrudan hücre zarları üzerinden emerek yaşamlarını sürdürdüğünü tespit etti.

Çevrelerini hissedebiliyorlar

Kopan dokular yalnızca canlı kalmıyor, çevrelerindeki değişikliklere de tepki veriyordu.

Araştırmacılar suyu hareket ettirdiklerinde veya dokulara hafifçe dokunduklarında, bu parçaların tıpkı normal bir deniz hıyarı gibi büzülerek geri çekildiğini gözlemledi.

Çalışmanın başyazarı Sara Jobson, Popular Science'a yaptığı açıklamada, "Bir kertenkele kuyruğunu kaybettiğinde kuyruk yeniden çıkabilir ama kopan kuyruğun kendi başına yaşamaya devam ettiğini görmeyiz. Burada gördüğümüz şey ise buna benzemiyor. Bunu Addams Ailesi'ndeki bağımsız hareket eden 'Thing' (El) karakterine benzetiyoruz," dedi.

Araştırmacılara göre bu davranış, dokuların sinir ağlarının hâlâ çalıştığını ve çevresel uyaranlara yanıt verebildiğini gösteriyor.

'Üçüncü bir yaşam durumu' olabilir mi?

Araştırmacılar, kopan dokuların tek önemli eksikliğinin üreyememeleri olduğunu belirtiyor.

Bu nedenle bunlar tam anlamıyla yeni bir organizma sayılmıyor. Ancak ölmemeleri de onları alışılmış biyolojik tanımların dışında bırakıyor.

Jobson ve çalışma arkadaşları laboratuvarda bu doku parçalarına şakayla karışık "laboratuvar zombileri" adını veriyor.

Jobson, "Biraz felsefi bir konuya dönüşüyor. Çünkü yaşamla ilişkilendirdiğimiz birçok temel süreci sürdürüyorlar. Ancak genetik bilgilerini sonraki nesillere aktaramıyorlar. Bu da evrimin temel unsurlarından biri," dedi.

Araştırmacıya göre bu dokular, yaşam ile ölüm arasında "üçüncü bir biyolojik durum" oluşturuyor olabilir.

Herkes aynı fikirde değil

Porto Riko Üniversitesi'nden rejeneratif biyoloji uzmanı José García Arrarás ise bulgunun heyecan verici olduğunu, ancak yaşam tanımını değiştirecek kadar güçlü olmadığını düşünüyor.

Dergiye konuşan Arrarás'a göre hücreler açıkça canlı olsa da, üreyemeyen bir doku parçasını bağımsız bir organizma olarak değerlendirmek mümkün değil.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Meşhur soruya yeni bir yanıt: Sivrisinekler neden bazı insanları daha çok sokuyor?

Kelebekler alarm veriyor: 10 türden biri yaşam alanını terk etti

Dinozorlar sadece iki saat içinde yok olmuş olabilir