Son Dakika
Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

2020'nin arkeolojik keşifleri geçmişe dair hangi sırları aydınlattı?

Access to the comments Yorumlar
 euronews
2020 yılının arkeolojik keşifleri
2020 yılının arkeolojik keşifleri   -   ©  SIPA Press / AP
Metin boyutu Aa Aa

2020 yılında F-16 boyutundaki 'Buzların Ejderhası'ndan, 2 bin yıllık fast-food dükkanına; 15 bin yıl önce nesli tükenen mağara ayısının kalıntısından bin yıllık Fatımi altınlarına kadar çok sayıda arkeolojik keşif yapıldı.

Keşifler sayesinde dünyanın geçmişine dair ipuçlarını saklayan tarihi yapı ve kalıntılar gün yüzüne çıkarıldı.

Haberlerin ayrıntılarını linklere tıklayarak okuyabilirsiniz.

Pompeii'de 2 bin yıllık fast-food dükkanı

İtalya'nın Pompeii kentinde, eski sokak yemeği kültürünü gösteren freskli bir sıcak yiyecek ve içecek dükkanının tamamı gün yüzüne çıkarıldı.

Dairesel delikli bir tezgahta sıcak yemek içeren, pişmiş toprak kavanozların bazılarında yaklaşık 2 bin yıllık yiyecek izleri bulundu. Tezgahın önünde parlak renkli fresklerle süslenen tavuk ve baş aşağı asılı iki ördek gibi hayvanlar tasvir ediliyor.

AP
Luigi Spina/Hasselblad H6DAP

Arkeologlar kazıda ayrıca patera, yahni ve çorba pişirmek için kullanılan seramik kavanozlar, şarap şişeleri ve amfora olarak bilinen bronzdan yapılmış bir kase buldu.

Bin yıllık Fatımi altınları

İsrailli arkeologlar Kudüs şehrinin merkezinde bin yıllık gömü keşfetti. İçerisinden altın paralar çıkan gömünün Fatımilere ait olduğu tespit edildi.

Küçük bir testinin içerisinde bulunan paraların mükemmele yakın şekilde korunduğu ve temizlenir temizlenmez de nümizmatik uzmanlarınca deşifre edildiği belirtildi.

AFP
Fatımi altınlarıAFP

Uzmanlar, bunun son 50 yılda bulunan Fatimilere ait ilk gömü olduğunu belirtiyor. Daha önceki son gömü 1967 yılında yaşanan 6 Gün Savaşı'ndan kısa bir süre sonra bulunmuştu. O savaş sonrasında da İsrail Doğu Kudüs'ü kontrolü altına almış ve hemen ardından ilhak etmişti.

Maya Uygarlığına ait en büyük ve bilinen en eski yapı

Havadan ve uzaktan algılama yöntemini kullanan bilim insanları Meksika’da yeni bir buluşa imza attı. Araştırmacılar, antik Maya Uygarlığı tarafından inşa edilen en büyük ve bilinen en eski yapıyı keşfettiklerini duyurdu.

Takeshi Inomata
Aguada Fenix 3B görseliTakeshi Inomata

Guatemala sınırına yakın Aguada Fenix adlı yerde bulunan yapı, yaklaşık 400 metre genişliğinde ve bin 400 metre uzunluğunda. Aynı zamanda toplam hacimde, eski Mısır'da bin 500 yıl önce inşa edilmiş Büyük Giza Piramidi'ni aşıyor.

Araştırmaya liderlik eden Arizona Üniversitesi’nden arkeolog Takeshi Inomata, “Yatay olarak çok büyük olduğu için, üzerinde yürüdüğünüzde sadece doğal bir manzaraya benziyor dedi.

5 bin yıllık 'Bietikow Leydisi'

Alman araştırmacılar, rüzgâr türbinleri için yapılan kazı çalışmaları sırasında 5 bin yıldan daha uzun süre önce Neolitik dönemde yaşamış bir kadının iskeletini gün yüzüne çıkardı.

Öldüğünde 30 ila 45 yaşında olduğu belirtilen ve "Bietikow Leydisi" ismi verilen kalıntı, kuzeydoğu Almanya'nın Uckermark bölgesinde aynı adı taşıyan bir köyün yakınında bulundu.

AFP
"Bietikow Leydisi" iskeletiAFP

Araştırmacılar, vücudu, organları, derisi ve diğer organik materyallerle son derece iyi korunmuş olan Ötzi'nin ölmeden saatler önce ne yediğini bile açıklamıştı.

2 bin 600 yıl öncesine ait yüzlerce lahit

Mısır'da 2020, yine çok sayıda tarihi eserin gün yüzüne çıktığı bir sene oldu. Yıl boyunca, 2 bin 600 yıl öncesine dayanan, içinde mumyaların olduğu lahitlerin yanı sıra küçük heykel ve maskeler gibi objeler de keşfedildi.

Mısır, tüm bu keşifler sayesinde Covid-19 ve 2011'den beri süregelen siyasi istikrarsızlık nedeniyle durma noktasına gelen turizm sektörünü yeninden canlandırmayı hedefliyor.

AP
Mahmoud KhaledAP

Romulus’a ait olduğu düşünülen lahit

İtalya’nın başkenti Roma’nın kalbindeki Forum alanında aylarca yapılan kazı sonrası şehrin kurucusu Romulus’a ait olduğu düşünülen bir lahit bulundu.

Forum’un altında yanında daire biçiminde bir sunak ile birlikte keşfedilen lahitte herhangi kalıntıya rastlanmadı. Bu nedenle arkeologlar MÖ 6. yy’a ait bu lahitin şehrin efsanevi kurucusu Romulus’a ait olup olmadığı konusunda emin olamıyor.

AP
İtalyaAP

Forum’daki kazıları yöneten Kolezyum Arkeoloji Parkı lahitin Romulus’a ait olduğuna dair birçok delil olduğunu söylerken durumu “sıra dışı bir keşif” olarak niteledi.

Afganistan'da Budist döneme ait eserler

Afgan arkeologlar, başkent Kabil'in Tepe-i Narenc bölgesinde yürütülen kazı çalışmaları sırasında Budizm inancına ait çok sayıda tarihi esere ulaştı.

Yeni keşifler arasında stupalar (Budist tapınaklarındaki kubbe şeklindeki yapı), bir şömine, 24 kırık heykel, iki bozulmamış heykel, bir prenses ve bir de prens heykeli yer alıyor.

AP
Buda heykeliAP

Afgan arkeologlar, sekiz yıldır devam eden kazı çalışmaları kapsamında yine başkent Kabil'in 40 km güneybatısındaki Mes Aynak Vadisi'ndeki bir mağarada bir Buda heykeli keşfetmişti.

Budist döneme ait bazı bulguların 2 bin 600 yıllık geçmişe sahip oldukları belirtiliyor.

F-16 boyutunda 'Buzların Ejderhası'

Kanada'da bulunan 70 yıl öncesine ait fosiller üzerinde yapılan çalışmalar, dünyanın en büyük kuşu Cryodrakon'u ortaya çıkardı. Adı Buzların Ejderhası anlamına gelen uçan sürüngenin kanat açıklığı bir F-16 savaş uçağıyla aynı.

Teruzor olarak bilinen nesli tükenmiş uçan sürüngen türünden olan Cryodrakon, Tebeşir Dönemi olarak da anılan Kretase Dönemi'nde yaşıyordu.

David Hone
Cryodrakon'un fosilleşmiş boyun kemiğiDavid Hone

200 kilogramı aşkın bir ağırlığa sahip olduğu tahmin edilen 'Buzların Ejderhası' kanat açıklığı ise 10 metreye ulaşıyor. Cryodrakon'a ait boyun kemiği ise yaklaşık 18 santimetre uzunluğunda.

8 bin 400 yaşındaki köpeğin kalıntıları

İsveçli arkeologlar 8 bin 400 yıl öncesine ait olduğu tahmin edilen bir köpeğin kalıntılarını ortaya çıkardı. İnsanlar tarafından gömülmüş olduğu düşünülen hayvanın keşfedilen en eski köpek kalıntıları olduğu belirtildi.

Köpek, İsveç'in güneyindeki Blekinge'deki Taş Devri'ne dayanan bir mezarlıkta keşfedildi. Arkeologlar ayrıca köpeğin yanında, ölülerle birlikte gömülen ve manevi değeri olduğu düşünülen eşyalara da rastladı.

Blekinge Museum
Carl PerssonBlekinge Museum

Arkeologlara göre yaklaşık 8 bin 400 yıl önce yükselen denizle su altında kalan, Taş Devri'nden kalma köydeki yapılar çamurda oldukça iyi korunmuş.

Dünyanın en eski hayvan spermi

Myanmar'da paleontologlar, yaklaşık 100 milyon yıl önce bir ağaç reçinesinde donmuş halde bulunan, dünyanın en eski hayvan spermi olduğunu düşündükleri bir fosil keşfetti.

Bugüne kadar hayvan spermlerinin bilinen en eski örneği 17 milyon yaşındaydı.

AFP
Fosilleşmiş hayvan spermi / ArşivAFP

Ağaç reçinesine hapsolmadan önce dişinin döllendiğini düşünen araştırmacılar, spermin asıl önemli özelliğinin "dev" boyutları olduğunu belirtiyor.

15 bin yıl önce nesli tükenmiş mağara ayısının mumyası

Rusya'nın Arktik bölgesinde, 15 bin yıl önce nesli tükenen bir mağara ayısının mumyası keşfedildi.

Mağara ayıları ile ilgili en son keşifte, 15 bin yıl önce yaşamış bir hayvanın kemik kalıntılarına rastlanmıştı. Yakutsk Devlet Üniversitesi'nden uzmanlar, 22 bin ila 39 bin yıl önce yaşadığı tahmin edilen hayvanın iç organlarının bile yerli yerinde olduğunu aktardı.

AP
North-Eastern Federal UniversityAP

Rusya'nın Sibirya kıyıları, nesli binlerce yıl önce tükenmiş hayvanlarla ilgili tarihe ışık tutan çok sayıda önemli keşfe imza atılan bir bölge. Permofrostların erimesiyle buz çağına dair izler de gün yüzüne çıkar oldu.

115 milyon yıllık yeni bir dinozor türü

Ülkenin güneyindeki Wight Adası'nda keşfedilen dinozorun, yaşadığı çağda 4 metre uzunluğunda olduğu ve 115 milyon yıl önce Kretase döneminde yaşadığı tahmin ediliyor.

Geçen yıl Shanklin sahilinde bulunan dört kemiğin yeni bir teropod türüne ait olduğu belirtiliyor.

Dinozor kemiklerindeki hava boşluklarına atfen 'Vectaerovenator inopinatus' adı verildi.

Mary Altaffer/AP
Tyrannosaurus Rex iskeleti / ArşivMary Altaffer/AP

Bu türün Tyrannosaurus rex'i (T-Rex) de içeren dinozor grubuna ait olduğu sanılıyor. Geçtiğimiz yıl üç kişi tarafından bulunan kemikler Sandown'daki Dinozor Müzesi'nde sergileniyor.

III. yüzyıla ait bir villanın zemin mozaikleri

İtalya’da Roma dönemine ait bir villanın zemin mozaikleri keşfedildi.

Bir üzüm bağının altındaki binanın temeline ait kalıntı ve mozaiklerin Verona kentine bağlı Negrar di Valpolicella bölgesinde bulunduğu kaydedildi.

AP
ABAPAP

Uzmanların en az yüzyıl önce Negrar di Valpolicella bölgesinde Roma dönemine ait bir villa olduğuna dair kanıtlar bulduğu ancak bugüne kadar yapılan çok sayıda kazı çalışmalarına rağmen binanın bulunamadığı belirtiliyor.

Mozaiklerin MS 3’üncü yüzyıla ait olduğu düşünülüyor.

İnsanlığın ayak izleri

Binlerce yıl önce, günümüzde Tanzanya olarak bilinen topraklarda yürüyen insanların geride bıraktığı ayak izleri, insanlık tarihine dair sır perdelerini aralıyor.

Chatham Üniversitesi'nden uzmanlar, 11 yıl önce erozyonla ortaya çıkan 56 ayak izine rastlamıştı. Üç yıl süren kazı çalışmalarında daha fazla ayak izi keşfedildi. Bugünse sayı 400'den fazla. Aralarında hayvanlardan da izler bulunuyor.

AFP
Courtesy of William Harcourt-SmithAFP

Araştırmayı yürüten ekibin tahminlere göre, Tanzanya'nın Natron Gölü'nün güneyindeki Engare Sero bölgesinde bulunan ayak izleri 5 bin ila 19 bin yıl öncesine, yani Son Pleistosen çağına ışık tutuyor.

O günkü insanların anatomisinden yaşam tarzlarına kadar, her türlü ipucunun peşinde olan tarihçiler ayak izlerinden yola çıkarak o dönemdeki toplumların günlük hayatlarına dair teoriler üretiyor.

Camlaşmış insan beyni

İtalya'nın Napoli şehrinin yakınında bulunan antik çağ kenti Pompei'de yapılan kazılarda, ilk kez beyni sıcaktan eriyerek cam haline dönüşen bir insan iskeleti bulundu.

Milattan sonra 79 yılında Vezüv Yanardağı'ndan fışkıran lavlar Pompei, Herculaneum ve Stabia kentlerini haritadan silmişti.

New England Tıp Günlüğü Dergisi
Cam haline dönüşen insan iskeletiNew England Tıp Günlüğü Dergisi

Arkelologlar yapılan kazılarda bugüne kadar yüzlerce insan ve hayvan iskeleti bulduklarını ancak ilk kez taşlaşmış bir halde insan beynine rastladıklarını ifade etti. New England Tıp Günlüğü dergisinde yayımlanan makalede, Herculaneum kentinde tahta yatak üzerinde uyuyan bir erkek vücudu fosili bulunduğu, yapılan incelemede patlama sonrası oluşan yüksek ısıda adama ait beyin dokusunun camlaştığı belirtildi.

Küllerle kaplı iki insan bedeni

İtalya'nın Napoli kenti yakınlarındaki Vezüv Yanardağı'nın MS 79'da patlamasıyla lavlar altında kalan Pompei Antik Kenti'nde yapılan kazılarda, hasara uğramamış küllerle kaplı 2 insan bedeni bulundu.

İtalyan ANSA ajansının haberlerine göre, Pompei'ye bağlı 700 metre mesafedeki Civita Giuliana'daki kazı çalışmaları sırasında alçı kalıp tekniği sayesinde küllerle kaplanmış 2 insan bedenine ulaşıldı.

AP
Parco Archeologico di PompeiAP

Bulunan cesetlerden birinin kürk giyen 40 yaşında bir asilzade olduğu, diğerininse yüksek ihtimalle bu asilzadenin 20'li yaşlarındaki kölesi olduğu belirtildi.

20 bin yıl öncesine ait 200 mamutun iskeleti

Meksika'da arkeologlar başkent Mexico City'nin yeni havaalanı inşaatı sırasında ulaşılan on binlerce yıl önceye ait mamut iskeletlerinin sayısının 200'e yükseldiğini açıkladı.

Bununla birlikte hala kazılması ve daha fazla iskelete ulaşılması beklenen bölümler var. Bulunan bu yeni kalıntılar sayesinde uzmanlar mamutların neslinin neden tükendiğine ilişkin sırrın aydınlatılabilmesini umuyorlar.

AP
Marco UgarteAP

Tahminlere göre bölgede bulunan mamutlar ve diğer hayvanlar, 10 bin ila 20 bin yıl arasında bir zaman öncesi dönemde insanlar tarafından öldürülüp kesilen hayvanlar.

45 milyon yıllık olduğu sanılan hamsi fosili

Pakistan'da 45 milyon yaşında olduğu düşünülen ve öndeki tek dişi nedeniyle "kılıç dişli hamsi" adı verilen balık fosili bulundu.

Ulusal basında yer alan habere göre, okyanusa yaklaşık 700 kilometre uzaklıktaki Dera Gazi Han kenti yakınlarındaki Rakhi Nehri çevresinde yapılan araştırmada bulunan fosile Güney Asya mitolojisinde cadıya benzeyen hayali varlık olan "Churel" adı verildi.

Araştırmada fosilin Pakistan'ın alçak denizlerinde yaşadığına ilişkin tahminler de yer aldı.

233 milyon yıl öncesine ait dinozor beyni: Kuş kadar zeki değildi

Bilim insanları ilk kez eksiksiz halde bir dinozor beyni keşfetti. Bir nohuttan daha hafif olan bu beyin 233 milyon yıl önce yaşamış olan etobur bir dinozor türüne ait.

Buriolestes schultzi adı verilen bu dinozor sauropods adlı uzun boyunlu ve en büyük dinozor türünün atası olarak biliniyor.

Mükemmel şekilde korunmuş olan iskelet yapısı içerisinde dinozorun beyninin de kafatası içerisinde aynı şekilde muhafaza edildiği görüldü. Yüksek teknoloji tarayıcılar ile beynin bir haritası çıkarıldı. Buna göre beynin görme, koku alma, zeka ve üreme ile ilgili kısımları net şekilde görünüyor.

Ek kaynaklar • AA / AP / AFP