Son Dakika
Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

AK Parti Sözcüsü Çelik'ten Boğaziçi cevabı: Siyasi kimlik taşımak demokrasilerde suç değildir

Access to the comments Yorumlar
 Kerem Congar
euronews_icons_loading
Ak Parti Sözcüsü Ömer Çelik
Ak Parti Sözcüsü Ömer Çelik   -   ©  Anadolu Ajansı
Metin boyutu Aa Aa

Boğaziçi Üniversitesi'ne Prof. Dr. Melih Bulu'nun Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle rektör olarak atanması sebebiyle artan protesto gösterileri sonrası açıklama yapan AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Demokrasilerde siyasi kimlik sahibi olmak ayıp bir şey değildir, suç değildir" diye konuştu.

AK Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK) Toplantısı sonrası gündemle ilgili açıklamalar yapan Çelik, Boğaziçi Üniversitesi rektör ataması, Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ'un 27 Mayıs darbesine ilişkin sözleriyle kamuoyunda çıkan tartışmalara değindi.

Çelik öncelikli olarak Boğaziçi Üniversitesi kampüsünde öğrencilerin yoğun protesto gösterilerine maruz kalan Prof. Dr. Melih Bulu'nun rektör seçilmesi hakkında konuştu.

Ömer Çelik, Türkiye'nin en iyi lisans eğitim kurumları arasında gösterilen Boğaziçi Üniversitesi'nin şu ya da bu grubun değil, tüm millete ait olduğunu belirterek, "Cumhurbaşkanlığı makamının takdiri, yasalar çerçevesinde gelişen bir haktır. Dolayısıyla akademik özerklik yok ediliyor gibisinden ortaya konulan yaklaşımının geçerliliği yoktur. Rektör olarak atanan hocamızın siyasi kimliği üzerinden bir tartışma yürütülüyor. Demokrasilerde siyasi kimlik sahibi olmak ayıp bir şey değildir. Boğaziçi göz bebeğimizdir. Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri Türkiye'nin kıymetlileridir. Boğaziçi Üniversitesi'nin hocalarına müteşekkiriz. Ama şimdi görüyorum ki onları temsil etmeyecek bazıları öğrencileri eyleme çağrı yapıyor." ifadelerini kullandı.

"Zoraki demokratlık bir yere kadar, darbenin iyisi kötüsü olmaz"

Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ'un 27 Mayıs darbesine ilişkin sözlerine de değinen Çelik, "Zoraki demokratlık bir yere kadar. Kokteyl demokratlık olmuyor" dedi.

Çelik, Başbuğ'un askeri darbe girişimleri konusunda mukayese yapmasının daha vahim bir tablo çizdiğini belirterek, "Erken seçim olsaydı diyor 27 Mayıs darbesi olmazdı diyor. Sonra darbenin iyi bir şey olmadığını söylüyor. Zoraki demokratlık bir yere kadar. Kokteyl demokratlık olmuyor. Darbenin aması olmaz. Darbenin birine kötü, öbürüne daha az kötü, bu kırmızı, bu yeşil gibi etkiletleme yapıyorsanız burada demokratlık çıkmaz. Darbe milletine silah çekmektir, darbe emri alçaklıktır bitti. Bunun iyisi kötüsü yok." değerlendirmesinde bulundu.

"Tedavi' diye bahsedilen mekanizmanın SMA'yı tedavi edeceğine dair bilimsel kanıt yok"

Sözcü Çelik, SMA hastası çocukların tedavisine ilişkin, "Bahsedilen tedaviyi bilimsel kurullar onaylarsa Türkiye Cumhuriyeti o tedavinin bu çocuklara ulaşmasını sağlayacaktır." dedi.

Türkiye'deki 1500 SMA'lı çocuğun her birinin tedavi masraflarını devletin üstlendiğini ve bilimsel olarak onaylanmış tedaviden yararlanan çocuklar bulunduğunu ifade eden Çelik, dünyada bu konuda Türkiye kadar tutarlı, istikrarlı ve kaynak aktaran başka bir ülke bulunmadığını söyledi.

Çelik, "Kampanya şunun üzerinden açılıyor, 'Varlık Fonuna Milli Piyango'dan devredilen para buraya devredilsin' diye. O paranın yüzlerce katı bu çocuklar için harcanmıştır. Feda olsun. Daha da harcanacaktır. Rakamdan bahsetmek bile ayıp ama böyle dedikleri için bahsetmek durumunda kalıyoruz." ifadesini kullandı.

Vatandaşların "SMA'lı çocuklara sahip çıkalım" hassasiyetini de takdirle ve saygıyla karşıladıklarını dile getiren Çelik, şöyle devam etti:

"Herkes bu rakamları bilmeyebilir, hükümetimizin yaptıklarını bilmeyebilir. Şu anda bu çocuklara sahip çıktığımız mekanizmaları bilmeyebilir. Vicdani olarak sahip çıkıyorsa başımızın üstünde yeri var ama tutup da birtakım siyasi parti liderleri, neredeyse karşımızda olan herkesin, neredeyse imla yanlışları bile birbirine benzer şekilde 'buradan artan para buraya devredilsin' gibisinden böylesine sorumsuz bir yaklaşım içerisine girmesi doğru değil."

Ömer Çelik, uygulanan tedavilerin bilimsel kurullarca onaylanan tedaviler olduğunu, önerilen ve "kaynak aktarılsın" denilen tedavilerin ise bilimsel olarak onaylanmadığını, çeşitli yan etkileri ve semptomlarının ortaya çıktığını kaydetti.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın "Çocuklarımızı birtakım ilaç şirketlerinin faaliyetleri neticesinde kobay olarak kullandırmayız." ifadesini hatırlatan Çelik, sahip çıkılmayan çocuk bulunmadığını anlattı.