Son Dakika
Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Mevlüt Çavuşoğlu: AB ile ilişkilerimizde yeni bir sayfa açmaya hazırız

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu Portekizli mevkidaşı Augusto Santos Silva ile basın toplantısı düzenledi
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu Portekizli mevkidaşı Augusto Santos Silva ile basın toplantısı düzenledi   -   ©  Anadolu
Metin boyutu Aa Aa

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Doğu Akdeniz'ki anlaşmazlık konusunda taraflarla diyalog kurduklarını belirterek, önümüzdeki dönemde "AB ile ilişkilerimizde yeni bir sayfa açmaya hazırız." dedi.

Ankara'nın, son aylarda gerilimin yaşandığı "Fransa ile ilişkileri normalleştirmeye hazır" olduğunu söyleyen Çavuşoğlu, Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian ile görüştüklerini ve bir yol haritası üzerinde karar aldıklarını bildirdi.

Çavuşoğlu, resmi temaslarda bulunmak üzere gittiği Portekiz'in başkenti Lizbon'da, Portekiz Dışişleri Bakanı Augusto Santos Silva ile ikili ve heyetler arası görüşmelerinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.

AB Dönem Başkanı Portekiz'in birçok konuda dengeli tutum sergilediğini belirten Çavuşoğlu, "Portekiz'in, Türkiye'nin AB'ye üyeliğini desteklemesini de son derece taktir ettiğimizi ifade etmek istiyorum." dedi.

"Yunanistan'la çok daha iyi diyalog için açık bir fırsat penceresi mevcut"

Silva'yla yaptığı görüşmede, ikili meselelerin yanı sıra bölgesel konuları da ele aldıklarını söyleyen Çavuşoğlu, Libya, Dağlık Karabağ, Suriye, Doğu Akdeniz, Venezuela ve Afrika özelinde ise Mozambik'teki durumu değerlendirdiklerini ifade etti.

Çavuşoğlu, "Türkiye, kalıcı istikrar ve barış için bütün bu bölgelerde önemli rol oynuyor. Bugün itibarıyla Türkiye bu rolünü oynamaya devam edecek. Türkiye, aynı zamanda tüm anlaşmazlıkların barışçıl çözümüne inanan bir ülke. Buna, Doğu Akdeniz'deki durum, Kıbrıs konusu da dahil." dedi.

Türkiye'nin geçmişte Kıbrıs meselesinin çözümü konusunda ortaya konan bütün öneri ve adımları desteklediğini anımsatan Çavuşoğlu, Rum tarafının ise Annan Planı dahil birçok çözüm önerisini reddettiğini hatırlattı.

Çavuşoğlu, "Burada Yunanistan ile çok daha iyi bir diyalog kurabilmek için açık bir fırsat penceresi mevcut. Dışişleri Bakanı (Nikos Dendias) şahsen benim çok iyi bir arkadaşım. Önümüzdeki haftalar içerisinde kendisiyle bir diyalog tesis edeceğiz. Bu çerçevede, AB ile ilişkilerimizde de yeni bir sayfa açmaya hazırız." dedi.

"Doğu Akdeniz için çok taraflı konferans düzenlenmeli"

Çavuşoğlu, Doğu Akdeniz ve Kıbrıs meselesinde mevcut durumla ilgili yöneltilen soruya verdiği cevapta, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'de eşit paylaşımı desteklediğini vurguladı.

"Şimdi diyalog için önümüzde bir başka olanak daha var." diyen Çavuşoğlu, bu çerçevede Doğu Akdeniz'e kıyısı olan bütün ülkelerle iş birliği yapılma imkanın olduğuna işaret etti.

Mevlüt Çavuşoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Türkiye, Doğu Akdeniz konusuyla ilgili çok taraflı bir konferansın düzenlenebileceğini öneriyor. Biz de burada fikirlerimizi ve önerimizi (AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep) Borrell'le paylaştık ve sadece Doğu Akdeniz değil, Akdeniz'e kıyısı olan bütün ülkelerin bu konferansa katılması gerektiğini önerdik. Tabii ki aynı zamanda burada çalışma yapan ülkeler de dahil. Şimdi biz AB ile bu konu üzerinde çalışıyoruz. Aslında bu konferansın temel amacı, nihayetinde bütün tarafların ortak pay alabileceği bir anlaşmaya varabilmek."

Bakan Çavuşoğlu, Kıbrıs konusunda, federasyonla ilgili müzakerelerin 52 yıl boyunca sürdürüldüğünü, birçok farklı planın müzakere edildiğini fakat bunların tamamını Rum tarafının reddettiğini kaydetti.

"İki devletli çözüm, sadece bizim fikrimiz değil. Aslında bu öncelikle (Güney Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Nikos) Anastasiadis tarafından önerilmişti." diyen Çavuşoğlu, Anastasiadis'in bu görüşlerini kendisiyle ve başkalarıyla paylaştığını da hatırlattı.

Çavuşoğlu, "Bu aşamada, şunu anlamamız lazım. Neyi müzakere edeceğimizi belirleyebilmemiz gerekiyor. Bu sebeple 5 artı Birleşmiş Milletler (BM) formatında gayri resmi bir toplantı önerdim." diye konuştu.

BM'nin, bu çerçevede bir toplantıyı kabul ettiğini anımsatan Çavuşoğlu, şunları söyledi:

"Biz burada müzakere için yeterince temel var mı yok mu bunu göreceğiz. Türkiye hazır. Kıbrıslı Türkler de bu müzakerelere hazır ancak gerçekçi olmamız gerekiyor. Federasyon için müzakere etmek zaman kaybı olacaktır. Eğer federasyon için müzakerelere bir başka 52 yıl daha devam edecek olursak, ben eminim ki hiçbir şekilde çözüm bulamayacağız."

"Türkiye, Fransa ile ilişkileri normalleştirmeye hazır"

Çavuşoğlu, Türkiye ile Fransa arasındaki ilişkilerin seyrine ilişkin yöneltilen bir soruya verdiği yanıtta, "Türkiye, kategorik olarak Fransa'ya karşı değil ancak Fransa, kategorik olarak Türkiye'ye karşı." ifadesini kullandı.

Fransa'nın, "terör örgütü PKK'ya karşı yapılmış Barış Pınarı Harekatından bu yana Türkiye'ye karşı bir tutum sergilediğini"söyleyen Çavuşoğlu, bu operasyonun Fransa'da ya da Fransa'nın bulunduğu bölgede gerçekleşmediğini, Türkiye'nin sınırında yapıldığını anımsattı.

Çavuşoğlu, nihayetinde, Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian ile son derece yapıcı bir telefon görüşmesi gerçekleştirdiğini belirterek, bu kapsamda, ilişkilerin normalleştirilmesi için bir yol haritası üzerinde karar aldıklarını bildirdi.

Bu çerçevede yürütülen çalışmaların şu ana kadar iyi şekilde ilerlediğine değinen Çavuşoğlu, "Türkiye olarak biz hiçbir zaman hiçbir ülkeyle kötü ilişkilerimiz olsun istemeyiz. Dolayısıyla, Fransa eğer bu konuda samimiyse, Türkiye, Fransa ile ilişkileri normalleştirmeye hazır." dedi.

"Gümrük Birliğinin modernizasyonu, Türkiye ve AB'nin çıkarına"

Çavuşoğlu, Türkiye ile AB arasındaki ilişkilerde halihazırda çok daha iyi bir atmosferin olduğuna işaret ederek, "Dolayısıyla burada bir fırsat penceresi olduğunu bu vesileyle ifade ediyorum." ifadelerini kullandı.

Bakan Çavuşoğlu, Gümrük Birliğinin modernizasyonun hem Türkiye'nin hem de AB'nin çıkarına olacağına dikkati çekerek, vize serbestisinin de AB'nin verdiği bir vaat olduğunu hatırlattı. Çavuşoğlu, "Önümüzdeki toplantılarda, AB'den burada bazı somut adımların atılmasını bekliyoruz." diye konuştu.

Portekiz'in, AB Dönem Başkanlığını üstleniyor olmasının kendi içerisinde bir fırsat penceresi olduğuna işaret eden Çavuşoğlu, "Portekiz, burada başından beri son derece dengeli ve objektif bir rol oynamaya devam ediyor." değerlendirmesinde bulundu.

"ABD'de olanlar dünyanın tamamı için endişe vericiydi"

Bakan Çavuşoğlu, ABD'nin başkenti Washington'da Başkan Donald Trump destekçilerinin dün Kongre binasına girmesiyle çıkan olaylara ilişkin yaptığı değerlendirmede, bu olayların kendisini şaşırtmadığını çünkü bunun sinyallerini zaten Başkanlık seçimlerinden bu yana takip ettiklerini belirtti.

Çavuşoğlu, şu ifadeleri kullandı:

"Gerçekten çok endişelendik. Dün Washington'da gerçekleşen olay, ABD'de ilk kez yaşanan bir olay ve nihayetinde sağduyu galip geldi. Dün orada olanlar, sadece bizim için değil, Avrupa ve dünyanın tamamı için endişelendirici bir gelişmeydi. Nihayetinde sağduyu galip geldi ve bu olayın çözümlenmesinden memnunuz."

"Güney Kafkaslarda kalıcı bir barış ve istikrar oluşturabiliriz"

Dışişleri Bakan Çavuşoğlu, Azerbaycan ile Ermenistan arasında çıkan çatışmalarda, Türkiye'nin, Azerbaycan'ı, "tek millet, iki devlet" olduğu için değil, hukuken ve ahlaki olarak haklı olduğu için Azerbaycan'ın desteklediğini bildirdi.

Türkiye'nin, Azerbaycan ile Ermenistan arasında Rusya'nın ara buluculuğunda imzalanan ateşkes anlaşmasını desteklediğini anımsatan Çavuşoğlu, bu ülkenin bölgeye barış koruma gücünü gönderdiğini belirtti.

Çavuşoğlu, "Bu anlaşmadan sonra, biz Azerbaycan'ın bize gösterdiği bölgelerde ortak gözlem merkezini kurma aşamasındayız. Bu gözetim merkezlerinin temel amacı bu ateşkesi izlemek olacak ve aynı zamanda herhangi bir ihlal varsa bununla ilgili önlemler alınmasını öngörüyor." dedi.

Ateşkesin Ermenistan tarafından ihlal edilmemesini temenni ettiklerini söyleyen Çavuşoğlu, şöyle devam etti:

"Nihayetinde biz de Ermenistan ile ilişkilerimizi normalleştirebiliriz. Hem Türkiye-Ermenistan, hem de Türkiye-Azerbaycan ilişkileri normalleşir. Hem Ermenistan hem de Ermenistan halkı bu normalleşmeden bölgedeki herkesten daha fazla yararlanacaktır. Bu vesileyle Güney Kafkaslarda kalıcı bir barış ve istikrar oluşturabiliriz."

Ek kaynaklar • AA