Son Dakika
Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Kılıçdaroğlu: Türkiye'de basın 12 Eylül'den daha ağır tabloyla karşı karşıya | Gazeteciler Günü

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu   -   ©  AA
Metin boyutu Aa Aa

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye'de gazetecilerin 12 Eylül askeri darbe döneminden bile daha ağır bir tabloyla karşı karşıya kaldıklarını söyledi.

10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla parti genel merkezinde basın toplantısı düzenleyen muhalefet lideri, "Doğru haber adına kılı kırk yarıyorsunuz" diyerek toplumun habercilere minnet borçlu olduğunu ifade etti.

Gazetecilere hitaben konuşan Kılıçdaroğlu, medyanın çağdaş demokrasilerde, yasama, yargı ve yürütme dışında dördüncü erk olarak tanımlandığını ancak Türkiye'de bu durumun söz konusu olmadığını söyledi.

"Anayasalarda yasama, yargı yürütme yer almakla birlikte medyanın özgürlüğünün de yer aldığını görüyoruz. Neden, çünkü medya da vesayeti kabul etmez. Vesayet altındaki bir medyanın halka doğru haber vermeyeceğini biliyoruz." diyen Kılıçdaoğlu şöyle devam etti:

"Medya halk adına yasama, yargı ve yürütmeyi denetleyen en etkin kurumdur. Denge ve denetlemenin olduğu yerde hiç kimse tek başına ben en büyük gücüm diyemez. Türkiye'de medya gerçekten de dördüncü güç olarak kendisini ortaya koyabiliyor mu?"

"Albayrak'ın istifa haberini duyurmak için 27 saat bekletildiler"

2020 yılında gazetecilerin 479 kez hakim karşısına çıktığını, 78 kişinin gözaltına alındığını, 25'nin tutuklandığını ve gazetecilerin darp ve ve tehditle karşı karşıya kaldığını belirten CHP lider, bir dönem en büyük gazeteciler hapishanesinin Türkiye olduğunu anımsattı.

Kılıçdaroğlu, basın kurumlarının, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'ın istifa haberini, talimat alamadıkları için 27 saat boyunca duyuramamasını medyanın özgür olmamasına örnek gösterdi.

"Bütün baskılara karşın kalemini satmayan, özgürce haberini yapan baskılara direnen bir medyamız var. Dünyaya örnek olması gereken bir medyamız var. Bunlara teşekkür ederim." diyen Kılıçdaroğlu keni partisinin basın özgürlüğünü korumak için 10 maddelik çözüm önerisi hazırladığını da aktardı:

  • Herhangi bir medya sahibi farklı bir ticari veya siyasi faaliyette bulunmamalı

  • Gazetelerin dağıtımı bütün medya sahiplerinin ortak olduğu tek şirketçe yapılmalı

  • Medyada sendikalaşma zorunlu olmalı

  • RTÜK yeniden yapılandırılmalı

  • Hiçbir gazeteci, gazetecilik faaliyetinden yargılanmamlı

  • Basın İlan Kurumu yeniden yapılandırılmalı

  • Evrensel kriterlere uygun ve şeffaf reyting sistemine geçilmeli

  • Basın kartı meslek örgütlerinin katıldığı bir kurul tarafından verilmeli

  • Basın ve ifade özgürlüğüne sınırlama getiren sansür yasaklanmalı

  • Yeni medya gibi mecralarda yayınlanan haberler için teyit mekanizması oluşturulmalı

Erdoğan: Basın özgürlüğünden hiçbir zaman vazgeçmeyeceğiz

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ise "Türkiye olarak basın özgürlüğünden hiçbir zaman vazgeçmeyeceğimiz gibi bu kavramın istismar edilmesine de içeride ve dışarıda ülkemiz aleyhine kara propaganda için kullanılmasına da asla müsaade etmeyeceğiz." ifadesini kullandı.

Erdoğan, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla yayınladığı mesajda, kamuoyunun haber alma hakkının karşılanması ve doğru bilgilendirilmesi noktasında medyanın demokrasinin vazgeçilmez bir unsuru olarak öne çıktığını belirtti.

Erdoğan, bu süreçte, demokratik ve ahlaki sorumluluk bilinciyle ilkeli şekilde çalışan gazetecilerin toplum için önemli bir görevi yerine getirdiklerini bildirdi.

Geçmişte demokrasinin kesintiye uğradığı dönemlerde bir vesayet aygıtı olarak kullanılan Türk medyasının daha demokratik, özgürlükçü ve çok sesli bir yapıya kavuşması yönünde önemli ilerlemeler kaydettiklerine işaret eden Erdoğan, şöyle devam etti:

"Gelişen teknolojiyle birlikte hayatımıza giren yeni medya mecralarının gazetecilik adına sunduğu imkanların da meslek ilkeleri ve basın ahlakından taviz vermeden kullanılması hayati önemdedir. Bilginin yayılma hızının baş döndürücü şekilde arttığı günümüzde, doğru ve dürüst habercilik anlayışı her zamankinden daha kıymetli hale gelmiştir. Dolayısıyla yalan ve dezenformasyona karşı hakikat mücadelesinde gazetecilerin de büyük sorumluluğu bulunmaktadır.

Türkiye olarak basın özgürlüğünden hiçbir zaman vazgeçmeyeceğimiz gibi bu kavramın istismar edilmesine de içeride ve dışarıda ülkemiz aleyhine kara propaganda için kullanılmasına da asla müsaade etmeyeceğiz. Hakkaniyet sahibi basınımızın ve gazetecilerimizin ülkemizde barış, huzur ve güven ortamının güçlenmesinde payları olduğunun idrakiyle, milletimizin hassasiyetlerini gözeterek doğru bilgilendirme görevini yerine getireceklerine ve demokrasimize katkıda bulunmaya devam edeceklerine inancım tamdır."

Zorlu salgın koşullarında görevlerini ifa etmek için fedakarca bir gayret ortaya koyan basın mensuplarına takdir ve teşekkürlerini ileten Erdoğan, "Tüm basın emekçilerinin Çalışan Gazeteciler Günü'nü kutluyor, görev başında vefat eden gazetecilere Allah'tan rahmet diliyorum. Bu düşüncelerle tüm basın çalışanlarına başarılar temenni ediyor, kendilerini en kalbi duygularla selamlıyorum." ifadelerini kullandı.

Koca: Gazetecilerimizin salgında gösterdiği çaba unutulmaz

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca da sosyal medya üzerinden yayınladığı mesajla gazetecileri kutladı.

Koca, yaşanılan salgın sürecinde bilginin, alınan kararların ve uygulanan tedbirlerin hızlı ve doğru bir şekilde kamuoyuna aktarılmasında gazetecilerin gösterdiği çabanın unutulmaz olduğunu belirterek, gazetecilere teşekkür etti.

Koca, gazetecilerin kamuoyunu aydınlatmak için zor şartlar altında ve sorumluluk duygusu içinde çalışırken aynı zamanda halkın beklenti ve taleplerini de ilgili mercilere duyurduklarını belirterek, "Yaşadığımız pandemi sürecinde bilginin, alınan kararların ve uygulanan tedbirlerin hızlı ve doğru bir şekilde kamuoyuna aktarılmasında gazetecilerimizin gösterdiği çaba unutulmaz. Teşekkür ederiz. Değerli gazetecilerimizin 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü'nü en kalbi duygularımla kutluyor, çalışmalarında başarılar diliyorum." ifadelerini kullandı.