Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

İnsan beyni okuma sırasında nasıl çalışıyor?

Access to the comments Yorumlar
 Burak Ortahamamcilar
İtalya'daki SISSA Üniversitesi'nde yapılan araştırma, yazının bulunmasından sonra geçen 5 bin yılın insan beyninin evrim geçirmesi için yeterli olmadığını ortaya koydu.
İtalya'daki SISSA Üniversitesi'nde yapılan araştırma, yazının bulunmasından sonra geçen 5 bin yılın insan beyninin evrim geçirmesi için yeterli olmadığını ortaya koydu.   -   ©  EZEQUIEL BECERRA/AFP

İnsanlık tarihinin bilinen ilk yazıları M.Ö. 3500 civarında Sümerler tarafından çizilen çivi yazıları olarak biliniyor. Bilim insanlarına göre yazının bulunmasından itibaren geçen yaklaşık 5 bin yıllık süre insan beyninin okumaya adanmış bir alan yaratması için yeterli değil ve bu nedenle okumak için farklı görevlerdeki nöronlar 'geri dönüştürülüyor'.

İtalya'daki Uluslararası İleri Araştırmalar Okulu'nda (SISSA) yapılan bir araştırma, insan beyninin harf ve kelimeleri işlemek için diğer görsel uyaran türlerini için gelişmiş nöronlarını yeniden kullandığını ortaya koydu.

Çalışmada yer alan bilim insanları, Yamil Vidal ve Davide Crepaldi, beynin bu davranışının nedenini, "Yazı yaklaşık 5 bin yıl önce icat edildi, evrimsel anlamda özel bir sistem geliştirmek için yeterli zaman oluşmadı." sözleriyle açıklıyor.

Ancak araştırmacılar, yetişkinlerde beyin korteksinin bir kısmının okuma görevi için uzmanlaştığını belirterek, "Gözlerimizin önünde bir metin olduğunda, beynin belirli bir kısmı, temporal lob ve oksipital lobda yer alan sol fusiform gyrus, görevi yerine getirmek için etkinleşir. Bu alanın asıl görevi nesnelerin, özellikle de yüzlerin görsel olarak tanınmasıdır." açıklamasında bulundu.

Araştırmacılar, babunların kelimeleri görsel olarak tanımayı öğrenebildiğinin altını çizerek, "Bu da insanların okuryazar hale gelmesi sürecinin arkasında dile özgü olmayan, ancak okumak için geri dönüştürülmüş bir çalışma sistemi olduğunu gösteriyor." değerlendirmesinde bulundu.

Çalışma sırasında gönüllülerden 3 harften oluşan anlamsız kelimeler, soyut imgeler ve 3 boyutlu nesneleri gözlemlemeleri istendi.

Katılımcıların her durumda yeni görsel uyaranları, şekil, boyut, yapı ve hatta ne sıklıkla ve kaç kez birlikte göründükleri gibi bazı istatistiksel verilerle tanıyarak öğrendikleri gözlendi.

Current Biology bilim dergisinde yayınlanan makalenin yapay zeka gelişimi hakkında da önemli etkileri olabileceği düşünülüyor.

Ek kaynaklar • ANSA