Son Dakika
Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Türkiye, İstanbul Sözleşmesi'nden kararname ile çıkabilir mi?: Hukukçular ve kadın örgütleri ne dedi

euronews_icons_loading
Türkiye'nin İstanbul Sözleşmesi'nden çekilmesine verilen tepkiler
Türkiye'nin İstanbul Sözleşmesi'nden çekilmesine verilen tepkiler   -   ©  David Cliff/Anadolu Ajansı
Metin boyutu Aa Aa

Türkiye'nin yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'yle İstanbul Sözleşmesi'nden çekilmesi tepkilere yol açtı. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu 'alınan karara karşı meydanlarda olacağız' derken, hukukçular kararname ile sözleşmeden çıkılmasının mümkün olmadığını öne sürüyor. Ak Partili hukukçular ise uluslararası anlaşmaları durdurmanın Cumhurbaşkanlığı yetkisinde olduğunu savunuyor.

Avrupa Konseyi de alınan kararı 'kadın hakları için geri adım olarak niteledi.

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu'ndan Melek Önder, ''Siyasi olarak sıkışan AK Parti kendi iktidarını korumak ve bir grup azınlık için bu kararı aldı'' dedi.

Önder, Meclis onayı ile 2011'de İstanbul Sözleşmesini onaylayan ve ilk imzacı olan Türkiye'nin bu sözleşmeden Cumhurbaşkanı kararnamesi ile çıkmasının hukuki olmadığını söyledi.

Platform olarak hukuki mücadele de vereceklerinin altını çizen Önder, şiddet karşısında mücadele eden kadınların iradesinin yok sayılamayacağını belirterek şu ifadeleri kullandı:

''2011'deki AKP ile bu dönem farklı. Açılımların yapıldığı, daha demokratik uygulamaların gündeme getirildiği ve kadına yönelik şiddette sıfır toleransın olduğu bir zaman. Hatta kadın cinayetleri İstanbul Sözleşmesi ile birlikte 2011 yılında azalıyor. Siyasi irade gösterildiği için bu azalma yaşanıyor. Etkin uygulanıyor. İstanbul Sözleşmesi'nin her bir maddesi kadınların yaşam hakkını savunuyor. Ama bugün geldiğimiz noktada devletin şiddetten ve kadınları öldürenlerden yana bir tavır aldığını çok net söyleyebiliriz. Her gün kadınların nefesi kesilirken bu ülkede eğer böyle bir karar alıyorsanız, bu erkeklere daha fazla cesaret vermek ve kadına yönelik şiddete karşı verilen mücadelenin tam karşısında yer almaktır. Bir gece yarısında verilen bu karara karşı meydanlarda olacağız.''

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu'ndan Önder, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay'ın ''Türkiye'nin İstanbul Sözleşmesi'nden çekilmesi kararına ilişkin "Çareyi dışarılarda aramaya, başkalarını taklit etmeye gerek yoktur. Çözüm bizatihi gelenek ve göreneklerimizde, özümüzde mevcuttur'' sözlerine de tepki gösterdi:

''Bir süredir yerli ve milli yasalar yapmak istiyorlar. Bu nedenle İstanbul Sözleşmesi'ne de gerek yok diyorlardı. Ama İstanbul Sözleşmesi evrensel bir sözleşmedir. Ve kadına yönelik şiddetin temelinde toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin olduğunu tespit eder ve şiddetin gelenek, göreneklerle çözülmesine yasak getirir. Ayrıca kimin geleneği göreneği? Şiddeti meşrulaştırmayı yasaklar İstanbul Sözleşmesi. Biz kadınlar öldürülmesin diye bir mücadele veriyoruz, bu söylenen bir yöntem olamaz.''

Hukukçulardan tepki: Sözleşmeden ayrılma için kanun gerekli

Sosyal medyada paylaşım yapan bazı hukukçular, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'yle İstanbul Sözleşmesi'nden çıkılamayacağını savundu. Bu görüşe göre, Türkiye'nin İstanbul Sözleşmesi'nden çıkabilmesi için kanun yapması gerekiyor. Ancak Ak Parti Genel Sekreteri, hukukçu Fatih Şahin ise milletlerarası andlaşmaların sona erdirilmesi yetkisinin Cumhurbaşkanlığı’na tanındığını belirtiyor.

Hukukçu Turgut Kazan, Twitter mesajında,Türkiye'nin sözleşmeden ayrılabilmesinin yolunun meclisten geçtiğini söyledi. Kazan, "İstanbul Sözleşmesi Anayasa'nın 90. maddesi uyarınca yasayla onaylanarak yürürlüğe girmiştir. Böyle bir sözleşmeden Cumhurbaşkanı kararnamesiyle çıkılamaz. Dolayısıyla, TBMM yeni yasa yapmadıkça İstanbul Sözleşmesi yürürlüktedir." dedi.

İdari Hukuku Profesörü Metin Günday, Twitter paylaşımında, İstanbul Sözleşmesi'nden çıkılmasını "Yürütmenin yasama fonksiyonunu gasbetmesidir; hukuken "yok" hükmündedir." şeklinde değerlendirdi.

Günday, "İstanbul Sözleşmesi'nin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile feshedilmesi, yürütmenin yasama fonksiyonunu gasbetmesidir; hukuken "yok" hükmündedir.Tabii açık ve bariz bir biçimde hukuka aykırı bu CBK'nin yokluğunu saptayabilecek bir yargı yerinin var olup olmadığı ayrı bir sorun..." ifadelerini kullandı.

Ak Parti Genel Sekreteri Fatih Şahin sosyal medyada yer alan tartışmaların ardından kişisel hesabından bir açıklama yaparak, uluslararası anlaşmalarda çekilme yetkisinin Cumhurbaşkanlığı'da olduğunu savundu. "İstanbul Sözleşmesi’nin 80. maddesinde, sözleşmenin feshi düzenlenmiştir. Buna göre, taraflardan herhangi biri, Avrupa Konseyi Genel Sekreterine yapacağı bir bildirimle, herhangi bir zaman bu Sözleşmeden çekilebilecektir." diyen Şahin, İç hukukumuz bakımından ise, milletlerarası andlaşmaların uygulanmasının durdurulması ve bu andlaşmaların sona erdirilmesi yetkisi Cumhurbaşkanlığı’na tanınmıştır. " diye yazdı.

Şahin ayrıca "244 sayılı Kanuna göre, TBMM tarafından uygun bulma kanunu çıkarılması gerekenler dahil olmak üzere, andlaşmalar arasında herhangi bir ayrım yapılmaksızın andlaşmaların uygulanmasının durdurulması veya sona erdirilmesi konusunda Cumhurbaşkanlığı yetkilidir." ifadelerini kullandı.

AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan ise "O sözleşme veya benzer sözleşmeler, meclisten geçerken içinde fesih maddesi de vardır ve fesih maddesinde 'Bu sözleşmeyi yürürlüğe koyacak olan Cumhurbaşkanıdır.' der. Dün bakanlar kuruluydu, bugün yürütmeyi Cumhurbaşkanı temsil ettiği için 'Cumhurbaşkanı yürütür.' der. Ancak fesih maddesinde de yürütme kurulunun bunu feshedebileceği söylenir. O yüzden dün yapılan idari işlem asla usulün dışında bir işlem değildir. Meclisin Cumhurbaşkanına verdiği fesih yetkisi ile beraber okunduğunda yanlış olmayan bir işlemdir." dedi.