Son Dakika
Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Covid-19 aşıları virüsün bulaşıcılığını ve enfeksiyonu önlüyor mu?

Covid-19 aşısı
Covid-19 aşısı   -   ©  AP Photo
Metin boyutu Aa Aa

Bilim insanlarının benzeri görülmemiş seferberliği sonrası Covid-19'a karşı etkili olduğu kanıtlanan birkaç aşı rekor sürede geliştirildi.

Bunlardan Pfizer-BioNTech, Moderna, Sputnik V ve AstraZeneca'nın geliştirdiği aşılar birçok ülkede sağlık kurumları tarafından onaylandı ve aşılama süreçleri başladı. Söz konusu aşıların Covid-19 hastalığına karşı yüzde 90'dan fazla etkili olduğu kanıtlanmıştı.

Ancak çok merak edilen sorulardan biri de bu aşıların enfeksiyonlara karşı etkili olup olmadığı.

Bu aşılar SARS-Cov-2 virüsünün insanlar arasındaki bulaşıcılığını kesiyor mu?

Bilim bu soruya bir cevap bulmuş değil. Bilim insanları kısaca bu soru için "bilmiyoruz" diyor.

Aşı üreticilerin önceliği enfeksiyonları önlemek değil

Aşıyı üreten şirketlerin birinci hedefi en hızlı şekilde insanlar için zararlı olmayan etkili bir aşı geliştirmekti. Bu yüzden bilim insanları öncelikle Covid-19'un ateş, nefes yetmezliği gibi önemli, semptomları üzerine yoğunlaştı. Çünkü test aşamasında semptomları incelemek her hafta on binlerce gönüllüde virolojik testler yapmaktan çok daha basit, hızlı ve ucuz.

Paris'teki Pitié-Salpêtrière hastanesinin İmmünoloji ve Bulaşıcı Hastalıklar Merkezi Başkanı Guy Gorochov konuyla ilgili açıklamasında, "Halk sağlığı açısından öncelikli olan hastalık belirtilerini, özellikle ciddi semptomları ortadan kaldırmak. Covid-19 soğuk algınlığı gibi rahatsızlıklara yol açsaydı bugün bunun için bir aşıya ihtiyacımız olmazdı" diyor.

Bu alanda yapılan testler bize ne gösterdi?

Moderna'nın test sonuçları umut verici

Aslında aşıları geliştiren şirketler aşının ne derecede bulaşıcılığı önlediğini araştırmak için bazı testler yaptı ancak hiçbiri kesin bir sonuca varmak için yeterli değil.

Moderna şirketi, testler için maymunları 100 mikrogram haberci RNA (insanlara verilen doz) içeren preparatlar ile aşıladı ve daha sonra onları kasıtlı olarak enfekte etti. Aşılanmış maymunlar üzerinde yapılan analizlerde virüsün iki gün sonra neredeyse yok olduğu tespit edildi.

Ancak maymunlar insanlara göre 10 kat daha hafif olduğu için Moderna bu sefer dozu 10 mikrograma düşürdü ve yapılan analizlerde aşının etkili olmadığı ortaya çıktı. Bunun sebebine dair henüz kesin bir sonuca varılmış değil.

Moderna şirketi 30 Aralık'ta New England Journal of Medicine dergisinde yayınlanan raporunda bir başka keşfe yer verdi. Aşının faz 3 klinik araştırmasında 28 bin gönüllüye PCR testi yapıldı. İlk dozdan önce testi negatif çıkan ve daha sonra testleri pozitif çıkan asemptomatik olan 52 kişi tespit edildi.

Bu kişilerden 14'ü aşıyı aldı, 38'i de sadece placebo almıştı. Yani ilk bulgulara göre aşının virüsün yayılımını engellediği ortaya çıksa da bilim insanları insan sayısının az olmasından ve hata payanın büyük olmasından dolayı buradan kesin bir sonuç çıkarılamayacağı görüşünde.

Ama raporda bu sonuçların "umut verici" olduğu belirtildi.

AstraZeneca'nın test sonuçları belirsiz

AstraZeneca tarafından sağlanan veriler daha da belirsiz.

İngiliz-İsveç merkezli firma yine de olası enfeksiyonları izlemek için tüm gönüllülere haftalık PCR testi yaptı. İlk sonuçlar aşının enfeksiyonlara karşı sadece yüzde 4 oranında koruma sağladığını ortaya koydu.

Ancak daha sonra geliştirilen ve semptomlara karşı daha etkili olduğu tespit edilen dozajlarda aşının enfeksiyonlara karşı yüzde 60 oranından bir koruma sağladığı tespit edildi. Hata yüzdesi 1 ila 82 olduğu için kesin sonuca varmak şimdilik mümkün gözükmüyor.

Şu ana kadar yapılan araştırmalarda kesin olarak aşıların semptomlara karşı enfeksiyonlardan daha etkili olduğu gözüküyor. Ancak bu sonuçlar aşıların bulaşma riskini azaltmadığı anlamına gelmiyor.

Neden virüse karşı farklı bağışıklık reaksiyonları var?

Bu sonuçlar iki soruyu gündeme getiriyor.

İlk olarak neden semptomlar ile enfeksiyonlar arasında böyle bir fark olduğu? İkincisi aşının akciğerlerdeki virüsle savaşmak için oluşturduğu antikorlar, virüsün burun hücrelerimize girmesini neden engellemiyor?

Guy Gorochov bu sorulara şöyle bir açıklık getiriyor: "SARS-CoV-2 virüsüne karşı vücudumuz iki tip antikorla bağışıklık yanıtı veriyor. Biri yerel ve daha hızlı olan "IgA" adlı antikorlarla diğeri ise "IgG" antikorları onlar da daha çok sistemsel bir yanıt veriyor".

Aşı kas içine enjekte edildiğinden dolayı üst mukoza zarlarına ulaşması gerekmeyen ve hızlı olmayan sistemsel bir bağışıklık yanıtı veriyor.

Bu şüpheyi ortadan kaldırmak için çeşitli onaylı aşılarla aşılanmış kişilerden burun yollarından örnekler alınmalı. Fransız platformu Covireivac bu konuda Moderna aşısını test edecek.

Diğer bir çözüm ise virüsü organizmalarda özellikle burunda takip edebilmek için aşılanmış genç ve hasta olamayan gönüllülerin kasten enfekte edilmesi. İngiltere ve ABD'de buna benzer testlerin yapılması planlanıyor.

Yakın gelecekte aşı politikaları değişebilir

Aslında aşıların enfeksiyonları engelleyip engellemediği sorusu hükümetlerin uyguladığı aşı politikalarını yönlendirebilir.

Bir aşının gerçekten virüse karşı bariyer görevi yaptığı bilimsel olarak kanıtlanırsa öncelikle doktorlar, sürücüler, süpermarket çalışanları ve öğretmenler gibi çok fazla insan içinde olan kişilerin aşılanması gerekirdi. Ayrıca süper taşıyıcı olarak tespit edilen kişiler de öncelikli grupta yer alabilir.

Aksine, aşı yalnızca semptomları önlemeye yardımcı oluyorsa şu an olduğu gibi öncelikli olarak yaşlı ve kronik hastaların aşılanması gerekiyor. Çünkü onların doğal olarak hastalığı atlatabilme kapasiteleri daha düşük. Şu an aşıların bulaşıcılığa karşı etkili olup olmadığı kesin bilinmediğinden dolayı bütün ülkeler risk altında olan kişilere öncelik veriyor.

Ancak gelecek haftalarda bu konuda bilimsel veriler gelirse aşı politikalarında değişiklikler olabilir.