Son Dakika
Advertising
Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

ABD, asker çekerek geride belirsiz bir Afganistan mı bırakıyor?

Afganistan'ın Helmand kentinde silahlı grupların açtığı ateşin altında kalan ve  karşılık veren Amerikalı askerler (arşiv)
Afganistan'ın Helmand kentinde silahlı grupların açtığı ateşin altında kalan ve karşılık veren Amerikalı askerler (arşiv)   -   ©  AP
Metin boyutu Aa Aa

Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Joe Biden'ın 11 Eylül 2021 itibarıyla Afganistan'daki tüm Amerikan askerlerinin çekileceğini açıklaması, farklı kesimlerden farklı tepkiler aldı. Kimi analistler, asker çekme kararının geride belirsiz bir Afganistan bırakacağı görüşünü savunuyor. Kadın hakları aktivistleri ise Biden'ın kararını endişeyle karşılıyor.

Kabil hükümeti, Washington'ın kararından memnuniyet duyduğunu belirtti, Cumhurbaşkanı Eşref Gani, Amerikan askerlerinin ülkeden güvenli çıkışına katkı ve destek vereceklerini kaydetti.

Diğer yandan Kabil, Taliban'la mücadele kapasitesine sahip olduğunu öne sürüyor. Uzmanlarsa sahada durumun pek de bu şekilde olmadığını belirtiyor. Zira Taliban, güney ağırlıklı olmak üzere ülkenin yarıya yakın bir kısmını kontrol ediyor.

Afganistan'ın daha da kötüleşen bir kaos ortamına dönüşeceğine dair artan korkular, kanlı iç savaş ve Amerikalılar başta olmak üzere yabancı güçlerin Afganistan'dan çekilmesinin ardından merkezi hükümetin düşeceği, kontrolün Taliban'ın eline geçebileceği endişeleri artıyor. Bu, onlarca yıldır devam eden savaşta yeni bir sayfa açılması anlamına geliyor. Bir diğer endişe kaynağı da son 20 yılda hayli güçlenen ve milis güçlerini gelişmiş silahlarla donatan savaş ağaları.

Bir önceki Başkan Donald Trump döneminde, Taliban'la 1 Mayıs 2021'de çekilmeyi öngören bir 'barış anlaşması' imzalanmıştı. Ancak o tarihten bu yana sivilleri hedef alan saldırılar ve şiddet olayları belirgin şekilde artarak devam etti.

Bu yılın sadece ilk 3 ayında düzenlenen saldırılarda bin 700 sivil ya yaşamını yitirdi ya da yaralandı. Birlemiş Milletler'e göre bu rakam, geçen yıla oranla yüzde 23'lük artış anlamına geliyor.

Washington, Taliban'la yaptığı anlaşmada, Afganistan topraklarının herhangi bir terör örgütü tarafından ABD'ye karşı saldırı amaçlı kullanılmasının engellemesi için söz almıştı.

Amerikan askerleri 11 Eylül'de çekilecek

Bir yandan da barış şansının hala var olduğu bir ülke atmosferi bırakarak ayrılmayı umuyor. Bu nedenle ABD, 24 Nisan ile 4 Mayıs tarihleri arasında Türkiye'de düzenlenecek konferans öncesi Kabil hükümeti ve Taliban'a baskı yaparak bir anlaşmaya varmalarını istiyor.

Taliban'ın konferansa katılıp katılmayacağı henüz belli değil.

Taliban, ABD'nin söz verdiği 1 Mayıs tarihinde çıkmayarak anlaşmayı ihlal ettiğini, bundan böyle saldırılarının artacağını bildiriyor.

Biden yönetimi, 1 Mayıs'tan başlamak üzere 11 Eylül'e kadar ülkede kalan 3 bin 500 Amerikan askerinin kayıtsız şartsız çekileceğini duyurdu. El Kaide'nin ABD'de gerçekleştirdiği saldırıların 20'nci yıl dönümüne denk gelen gün, ABD'nin son askeri de Afganistan'dan çıkmış olacak. ABD'yi ülkede on binden fazla asker bulunduran NATO ülkeleri takip edecek.

Taliban'dan Kabil hükümetinin teklifine ret

Bu arada Taliban'ın Afgan hükümetiyle anlaşmaya yanaşmaması, İstanbul'daki konferansa katılmayı reddetmesi, örgütün niyetinin ne olduğu konusundaki şüpheleri arttırıyor.

Uluslararası kamuoyu Taliban'ın siyasi sürece dahil olmasını istiyor.

Taliban ise 'Amerikan kuklası' olarak tanımladığı merkezi hükümetle iktidar ortağı olmayacağını belirtiyor.

İlaveten Taliban, herhangi bir politik bir hareket olarak siyaset sahnesinde de boy göstermiyor.

Afgan analistler Taliban'ın siyasi parti kurup seçimlere girmeye yanaşmamasını, 'halk nezdinde hiçbir desteklerinin olmadığını bildikleri için bu fikirden kaçmak' olarak yorumluyor.

Ülkenin yarıya yakın bir kısmını silah zoruyla kontrol eden Taliban da Türkiye'deki BM destekli barış konferansına katılmadığı takdirde siyaseten kaybedeceği çok şey olduğunun farkında.

Bunların başında uluslararası arenada tanınma şansını kaybetmek geliyor.

Taliban, 1996 ile 2001 yılları arasında ülkeyi yönetmiş, bu zaman zarfında okulları kapatmış, kadınların çalışmasını ve kız çocuklarının eğitim almasını yasaklamıştı.

Keza bu dönemde işsizlik tarihin en yüksek seviyelerine çıkmış, çiftçiler zor dönem geçirmiş, ithalat ihracat durmuş, sadece el Kaide lideri Üsame bin Ladin'den gelen para Taliban'ı ayakta tutmuştu.

Cumhurbaşkanı Eşref Gani, ABD ile Taliban'ın anlaşmasına uyacağını belirterek, Taliban'ın da kendi hükümetine müdahil olmasını istedi.

Gani, örgütün siyasi sürece müdahil olmasının ardından bir geçici hükümet kurulmasını ve seçimlere kadar bu hükümetin devam etmesini önerdi, Taliban bu teklifi hızlı bir şekilde reddetti.

Uzmanlar, Gani'nin Taliban'ın hükümetin bir parçası olmayacağını bildiği için böylesi bir teklifle geldiği ve Taliban'ı siyaseten köşeye sıkıştırdığı yorumları yapıyor.

Öte yandan Afganistan'a Taliban'ın dışında kendini IŞİD'in Horasan kolu olarak tanımlayan başka bir aşırı radikal örgüt faaliyette bulunuyor ve doğrudan sivilleri hedef alıyor. Ayrıca Hakkani gibi daha ufak çaplı ama daha kanlı saldırılar düzenleyen silahlı örgütler de hükümete karşı savaşıyor.

Kadın hakları

Afganistan genelinde halk, yabancı güçlerin çekilmesinin olumlu ya da olumsuz herhangi bir anlam ifade etmediğini, ancak kendilerini kazanılmış haklarının Taliban tarafından ellerinden alınmamasının ilgilendirdiğini dile getiriyor.

Kadın hakları aktivistleri ise Taliban'ın hali hazırda niyetini belli etmediğini, ancak 20 yıl önceki uygulamalarının hafızalardaki tazeliğini koruduğunu dile getiriyor.

Son yıllarda kazanılan kadın haklarının Taliban tarafından tekrar ellerinden alınabileceğini dile getiren aktivistler, ABD'nin özellikle kadın ve kızların haklarını güvence altına almadan ülkeden ayrılmamasını istiyor.

Clubhouse platformunda konuşan Afgan kadın hakları savunucuları, ABD'nin Taliban'dan kadınların haklarını garanti alan söz almadıkça Afganistan'dan çekilmemesi gerektiğini dile getiriyor.

Genç kızlar ve kadınlar, eğitimlerinin yarıda kalmasından ya da çalışma izinlerinin ellerinden alınmasından endişe duyuyor.

ABD merkezli Wilson Center Asya Programı Direktör Yardımcısı Michael Kugelman, "Afganistan'da 11 Eylül sonrasında barışın biteceği herhangi bir senaryoyu hayal etmek bile zor" ifadesini kullandı.