Son Dakika
Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Reuters'tan Erdoğan-Biden analizi: Erdoğan'ın önceliği 'soykırım' değil ekonomiyi düzeltmek

Access to the comments Yorumlar
 euronews
Dönemin ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden ve Recep Tayyip Erdoğan 24 Ağustos 2016'da Ankara'da görüştü
Dönemin ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden ve Recep Tayyip Erdoğan 24 Ağustos 2016'da Ankara'da görüştü   -   ©  Kayhan Ozer/AP
Metin boyutu Aa Aa

Ankara'nın, ABD Başkanı Joe Biden'ın 1915 olaylarının yıldönümünde yaşananları "soykırım" olarak tanımlaması sonrası Washington'a karşı neden 'sert tepki vermediği' tartışılıyor.

Reuters, yaptığı analizde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yönetiminin dış politikasını değerlendirdi.

Ajansa göre Erdoğan'ın Biden'a sert tepki vermemesininin ardında, "Türkiye'nin kırılgan ekonomisine zarar verme ve ABD müttefiki Arap ülkeleriyle daha iyi bağlar kurma umutlarını yitirme korkusu" var.

Erdoğan, Biden'a "ABD Başkanı Biden, bir asırdan daha uzun süre önce yaşanmış acı olaylarla ilgili mesnetsiz, haksız, hakikatlere aykırı ifadeler kullanmıştır...Eğer 'soykırım' diyorsanız şöyle kendinizi aynaya bakıp bir değerlendirmeniz lazım" şeklinde cevap verdi.

"Amaç, yıpranmış ekonomiyi canlandırmak"

Erdoğan'ın "somut misilleme adımı atmadığını" ve konuyu Biden’ın cumartesi günkü açıklamasından bu yana yalnızca bir kez ele aldığını hatırlatan analiz, Erdoğan'ın verdiği tepkinin 'ekonomik' anlamı olduğu görüşünde: "Genellikle dış anlaşmazlıkları iç desteği toplamak için kullanan, genellikle savaşçı Türk lider, uzun vadeli yeniden seçilme umutlarının anahtarı olan yıpranmış bir ekonomiyi canlandırmaya daha çok odaklanıyor."

Erdoğan diğer yandan Biden ile haziran ayında yapacakları görüşmede 'yeni bir dönemin kapılarını aralayacağız" ifadesini kullandı.

Analizde, Ankara'nın Batı ve Arap ülkelerle ilişkileri düzeltmek için yumuşak ton kullandığı ifade ediliyor: "Bu daha yumuşak ton, Erdoğan'ın soykırım tanımına duyduğu öfke ile Washington'la daha derin bir anlaşmazlığın yol açabileceği zarardan korkma arasında yürüdüğü hassas yolu yansıtıyor. Bu aynı zamanda, Doğu Akdeniz ve Orta Doğu’da büyük ölçüde izole bırakan yıllarca süren askeri müdahaleler ve iddialı dış politikanın ardından, geçen yılın sonlarından bu yana Batı ve Arap devletleriyle bozulan bağları onarmaya yönelik geniş hedefiyle de tutarlı."

"Biden, Trump'tan farklı olarak Erdoğan ile mesafeyi korudu"

Washington ile ilişkilerin Türkiye’nin Rus hava savunma sistemini satın alması ve ABD’nin Suriyeli Kürt gruplara verdiği destek nedeniyle gerilmiş durumda olduğunu hatırlatan haber ajansı, "Erdoğan'la düzenli olarak konuşan ve büyük ölçüde Türkiye cumhurbaşkanına sempati duyan selefi Donald Trump'ın aksine, Biden mesafesini korudu ve yönetimi Ankara'nın insan hakları sicilini eleştirdi." deniliyor.

Biden, "soykırım" açıklamasından bir gün önce Erdoğan ile teledonda görüştü. Bu, Biden'ın başkanlık koltuğuna oturduktan üç ay sonra Erdoğan ile ilk kez doğrudan temas kurmasıydı. Biden'ın bu görüşmede Erdoğan'a 'soykırım' ifadesini kullanacağını bildirdiği belirtiliyor.

Açıklama hakkında bilgi sahibi olan üst düzey bir Türk yetkili Reuters'a, "Kesinlikle hoş bir şey değildi. Bunu ilk yılında yapmak ilişkileri tehlikeye atan bir duruştu" dedi.

Telefon görüşmesinin iki NATO ortağının gelecekte işbirliği yapmasının "temellerini attığını" söyleyen yetkili, "Gelişmeler, ilişkilerin nasıl gelişeceğini gösterecek, ancak yine de üstesinden gelinebilecek gibi görünüyor." ifadesini kullandı.

İsminin açıklanmaması koşuluyla konuşan diğer iki yetkili, Türkiye'nin Washington ile anlaşmazlığı en azından şimdilik tırmandırmaktan kaçınacağını söyledi.

"AK Parti'ye destek eridi"

Analizde, 18 yıllık iktidarın ardından, Türkiye’nin canlı ekonomik büyümesinin durması ve Covid-19 salgınıyla boğuşması nedeniyle "Erdoğan’ın AK Partisine verilen desteğin eridiği" söyleniyor.

Ayrıca, Erdoğan'ın 2023'te yapılacak seçimlerde iktidarda kalmasının tek yolunun "ülkenin servetini canlandırma yeteneğine bağlı" olduğu ifade ediliyor.

Muhalefet partilerinin hükümetin Covid-19'u yanlış yönettiği ve liradaki kayıpları engellemek için 128 milyar dolar döviz satmakta hata yaptığı eleştirilerini hatırlatan ajans, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener'in Erdoğan ile ilgili sözlerini aktardı: "Ama bir baktık ki, kafası bozulana posta koymakla övünen ‘dünya lideri’ gitmiş, yerine pek bir terbiyeli, pek bir şeker, pek bir minnoş, Mister Erdoğan gelmişti.”

AB, Mısır ve Suudi Arabistan ile ilişkiler

Türk lirasının dolar karşısında rekor düzeyde düşük olması ve Covid-19 oranlarının hala tehlikeli derecede yüksek olması nedeniyle yetkililer, Erdoğan'ın önceliğinin daha fazla zararı önlemek olduğunu söylüyor.

Analizde, Ankara'nın Avrupa Birliği'nin yanı sıra Mısır ve Suudi Arabistan da dahil olmak üzere ABD müttefikleri ile köprüleri yeniden inşa etmeye çalıştığına işaret ediliyor.

Üst düzey bir güvenlik yetkilinin şu ifadeleri aktarılıyor: "Pandemi sırasındaki ekonomik koşullar ve başkanın kasım ayında Avrupa Birliği, Körfez ülkeleri veya diğer sorunlu bölgelerle daha iyi bağlar kurma konusunda işaret ettiği yaklaşım çerçevesinde hareket edeceğiz"

Yetkili ayrıca, Biden-Erdoğan görüşmesine kadar Türkiye'nin politikasının 'bekle ve gör' olacağını ifade ediyor.