Son Dakika
Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

İnsan hakları, Gümrük Birliği, Kıbrıs...AB Zirvesi'nde Ankara'ya hangi mesajlar verildi?

 Euronews
İnsan hakları, Gümrük Birliği, Kıbrıs...AB Zirvesi'nde Ankara'ya hangi mesajlar verildi?
©  EC - Audiovisual Service/European Union, 2021
Metin boyutu Aa Aa

AB liderleri Türkiye'de siyasi partilerin, insan hakları savunucularının ve medyanın hedef alınmasının insan hakları için büyük bir geri adım olduğunu ve Türkiye'nin yükümlülüklerine ters düştüğünü belirtti.

Dışişleri Bakanlığı ise bildirgeyle ilgili yazılı açıklama yaparak Türkiye ile ilgili maddelerinin beklenilen ve gereken adımları içermekten uzak olduğunu kaydetti.

Avrupa Birliği (AB) Liderler Zirvesi sonuç bildirgesininTürkiye ile ilgili maddelerinde Türkiye'nin demokrasi, hukukun üstünlüğü ve kadın haklarıyla ilgili yükümlülüklerine vurgu yapıldı. Bildirgede ayrıca gümrük birliğinin güncellenmesi ve Suriyeli mültecilere yardım konuları öne çıktı.

Bildirgede AB liderlerinin Ankara ile işbirliğinin ortak çıkarların bulunduğu alanlarda daha önce belirlenen koşullarda aşamalı, orantılı ve geri dönülebilir şekilde geliştirmeye hazırlıklı olduğu vurgulandı.

Gümrük Birliği'nin güncellenmesi ile ilgili teknik çalışmaların başlatılmasına olumlu baktığını belirten liderler, Avrupa Komisyonu'na Türkiye'deki Suriyeliler için sağlanacak finansmanla ilgili resmi teklifi gecikmeksizin sunması çağrısında bulundu.

Bildirgede hukukun üstünlüğü ve insan haklarının kaygı yaratan temel konular olmaya devam ettiğinin altı çizildi.

Sonuç bildirgesinden Türkiye ile ilgili satır başları

Doğu Akdeniz

Doğu Akdeniz'de güvenli ve istikrarlı bir çevrenin ve Türkiye ile işbirliği içinde ve karşılıklı fayda sunan ilişkiler geliştirilmesinin AB'nin stratejik çıkarına olduğu vurgulandı. Doğu Akdeniz'de gerginliğin azaltılmasının olumlu karşılandığı ve bunun sürdürülmesi gerektiği belirtildi.

Gümrük Birliği

Türkiye ile AB arasında 1 Ocak 1996'da yürürlüğe giren Gümrük Birliği Anlaşması'nın güncellenmesi konusunda yeşil ışık yakan AB liderleri bu bildirgede yetkilendirmeye yönelik teknik düzeyde çalışmaların başlamasının not edildiğini bildirdi, ancak mevcut anlaşmanın uygulanmasında yaşanan sıkıntıların giderilmesi ve bunun bütün AB üyesi ülkelerde etkin biçimde uygulanması gerektiğinin altı çizdi.

Mart ayında yapılan zirvede AB liderleri Türkiye ile işbirliğinin geliştirilmesini Doğu Akdeniz'deki gerilimin azaltılması ve Türkiye'nin yapıcı ilişkiler kurması şartına vurgu yapılmıştı.

Taraflar arasında işbirliği

AB liderleri göç, sağlık, iklim, terörle mücadele ve bölgesel meseleler gibi karşılıklı çıkara dayalı konularda Türkiye ile yüksek düzeyli diyalog hazırlıklarını not ettiğini vurguladı.

Suriyeli mülteciler

Bildirgede "AB Konseyi, AB Komisyonu'na Türkiye, Ürdün, Lübnan ve bölgenin diğer bölümlerindeki Suriyeli mülteciler ve ev sahibi topluluklara sağlanacak finansmanın devamı için resmi teklifi gecikmeksizin sunması çağrısını yapmaktadır" denildi.

Buna göre AB Komisyonu insani yardım programı kapsamında yıl sonuna kadar 530 milyon euro vermesi öngörülüyor. Türkiye ayrıca AB ile imzalanan göçmen anlaşması kapsamında 1,9 milyar euro daha aktarması bekleniyor.

Sonuç bildirgesinde Türkiye ile ilgili maddelerde Ürdün, Lübnan ve bölgedeki diğer ortakların eklenmesine ilişkin yorumlarda Türkiye'nin Suriye'deki mültecilerin yükünü yalnızca Türkiye'nin taşımadığına dair siyasi bir anlam taşıdığı belirtiliyor.

Kıbrıs

Kıbrıs konusunda kapsamlı çözümün Birleşmiş Milletler Güvenlk Konseyi'nin ilgili kararları doğrultusunda siyasi eşitliğe dayalı iki toplumlu, iki bölgeli federasyon temelinde sağlanabileceği yönündeki AB tezine dikkat çekilen bildirgede, AB liderlerinin Maraş'ın statüsünün önemine vurgu yaptığı, BM Güvenlik Konseyi kararlarının uygulanması için çağrıda bulunduğu ifade edildi.

AB Konseyi, İsviçre'nin Cenevre kentinde yapılan Kıbrıs konulu görüşmelerin, resmi müzakerelerin başlamasını sağlamamasından üzüntü duyulduğunu, AB'nin süreci desteklemede aktif rol oynamayı sürdüreceğini kaydetti.

İnsan hakları

Bildirgede Türkiye'de hukukun üstünlüğü ve temel haklarla ilgili gelişmelerin endişe kaynağı olduğunu vurgulanarak siyasi partilerin, insan hakları savunucularının ve medyanın hedef alınmasının insan hakları için büyük bir geri adım olduğu ve Türkiye'nin demokrasi, hukukun üstünlüğü ve kadın hakları konundaki yükümlülükleriyle ters düştüğü belirtildi. Metinde ayrıca bu konularda diyaloğun devam etmesinin Türkiye-AB ilişkilerinin ayrılmaz bir parçası olduğunun altı çizildi.

Bölgesel barış ve istikrar

Bölgesel barış ve istikrarda Türkiye ve AB'nin ortak çıkarları doğrultusunda Türkiye ve tüm aktörlerin bölgesel krizlerin çözümüne olumlu katkı yapmasının beklendiği ifade edildi.

Dışişleri Bakanlığı: Türkiye ile ilgili adımlar beklenenden uzak

Dışişleri Bakanlığı AB Zirvesi sonuç bildirgesindeki Türkiye ile ilgili maddelere tepki göstererek zirvede Türkiye başlığı altında kabul edilen kararların beklenilen ve gereken adımları içermekten uzak olduğu belirtildi.

Bakanlığın internet sitesinden yapılan yazılı açıklamada "AB’nin, gerginliğin düştüğünü teslim edip, Gümrük Birliği’nin güncellenmesi dahil olumlu gündemi hayata geçirmeye yönelik somut kararlar almayı ertelemesi, bir oyalama taktiği, irade eksikliği ve bir iki üye ülkenin AB üyeliklerini kötüye kullanması olarak görülmektedir. Metinde adaylık statümüze atıfta bulunulmasından kaçınılması da bu görüşümüzü teyit eder niteliktedir" denildi.

Açıklamada Suriyeli mültecilere yönelik yardımlara ilişkin olarak "Önerilen yeni mali yardım paketi, Türkiye’ye değil, Suriyeli sığınmacılara yönelik olup, esasen AB’nin kendi huzur ve güvenliğinin teminatı için atılacak bir adımdır. Göç işbirliğinin sadece mali boyuta indirgenmesi, büyük bir yanılgıdır. Bu alanda yakın işbirliği hedeflenmesi herkes için yararlı olacaktır" ifadeleri kullanıldı.

Açıklamada taraflar arasında yakalanan olumlu ivmenin sürdürülebilmesi ve Türkiye-AB ilişkilerinin katılım perspektifiyle “olumlu gündem” üzerinden ilerletilmesi için AB ile imzalanan göçmen anlaşmasının tüm yönleriyle ve bütüncül bir anlayışla gözden geçirilerek günün ihtiyaçlarına ve ortak çıkarlara cevap verecek şekilde işler hale getirilmesi gerektiğine işaret edildi.