Son Dakika
Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Taliban'ın ele geçirdiği Afganistan ekonomik çöküntünün eşiğinde

Access to the comments Yorumlar
 Mustafa Bag
Afganistan bayrağı
Afganistan bayrağı   -   ©  AP
Metin boyutu Aa Aa

Taliban'ın ülkenin neredeyse tamamında kontrolü ele geçirmesi, dünyanın en yoksul ülkelerinden biri olan Afganistan'ı yeniden uluslararası kamuoyunun ilgi odağı haline getirdi. Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı (WFP), Taliban'ın ülkeyi ele geçirmesinin ardından Afganistan’da 14 milyon kişinin şiddetli açlıkla karşı karşıya kaldığı bir insani krizin baş gösterdiği uyarısında bulundu. Öte yandan rezervlerinin büyük bir kısmı yurt dışında olan ülkede finansal krizin kapıda olduğu belirtiliyor.

WFP Afganistan Direktörü Mary Ellen McGroarty, düzenlediği bir çevrimiçi brifingde, Afganistan'daki çatışmanın, 3 yıldır meydana gelen ikinci şiddetli kuraklığın ve Covid-19 salgınının yarattığı sosyal ve ekonomik etkilerin ülkeyi "felaket"e sürüklediğine işaret etti. BM'nin değerlendirmesi, Taliban yönetimi altındaki ülkenin belirsiz bir gelecekle karşı karşıya kalması anlamına geliyor.

İşte Afganistan'ın mevcut ekonomik durumunu gösteren veriler;

Karamsar büyüme beklentileri

Yıllar süren şiddet, istikrarsızlık ve yolsuzluk, ülke ekonomisini felce uğrattı, işletmelerin gelişmesini zorlaştırdı ve nüfusun çoğunu yoksullaştırdı. Uluslararası Para Fonu'nun (IMF) haziran ayı tahminine göre, 2020'de tüm dünyayı kasıp kavuran Covid-19 salgını nedeniyle yüzde 2 küçülen gayri safi yurtiçi hasıla (GSYİH), finansal hareketliliğin ve ticaretin yeniden başlamasıyla bu yıl toparlanıp yüzde 2,7 oranında büyüme yönündeydi. Bu, son yıllardaki ortalama yüzde 2,5 ortalama büyüme oranıyla uyumluydu, ancak 2001 ABD işgalinden sonraki on yılda ölçülen tek haneli seviyelerin çok altındaydı. Ülkedeki son çalkantı ekonomik beklentileri güvencesiz hale getiriyor. Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch'ten cuma günü yapılan açıklamada, GSYİH'da muhtemelen yüzde 20'ye varan keskin bir daralma öngörüldüğü bildirildi.

Öte yanda ekonomisi yurt dışında yaşayanların ülkedeki aile üyelerine yaptığı para transferlerinin yanı sıra dış yardımlara dayanan Afganistan'da bu akış şimdi daha da belirsiz hale geldi. Dünya Bankası, havalelerin 2020'de GSYİH'nın yaklaşık yüzde 4'ü olan 789 milyon dolara ulaştığı tahmininde bulunuyor. Asya Kalkınma Bankası'na göre, nüfusun yaklaşık 3'te 2'si günde 1,90 doların altında bir gelirle yoksulluk sınırının altında yaşıyor.

Ticaret ve kaynaklar

Afgan halkının çoğunluğunun ana gelir kaynağı ve ülkenin ana ihracat kalemi tarım. Dünya Ticaret Örgütü verilerine göre, Afganistan 2020'de 783 milyon dolarlık mal ihraç etti. Bu, bir önceki yıla (2019) göre yüzde 10'luk bir düşüş anlamına geliyor. Kuru meyve, kabuklu yemişler ve çeşitli bitkiler, başta Hindistan ve Pakistan olmak üzere ihracat pazarının büyük kısmını oluşturuyor. Ancak büyük oranda petrol, gıda ve makine ithalatı, Afganistan'ın büyük bir ticaret açığına sahip olduğu anlamına da geliyor.

Afganistan, birçok yoksul çiftçinin tek gelir kaynağı ve aynı zamanda Taliban için bir 'nimet' olan küresel afyon ve eroin işinin de merkezi konumunda. Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi, küresel afyon ve eroin arzının yüzde 80'inden fazlasının Afganistan'dan geldiğini tahmin ediyor. 2017'de zirveye çıkan afyon üretimi Afganistan GSYİH'sının yüzde 7'sini oluşturuyordu.

ABD Savunma Bakanlığının (Pentagon) 2010 tarihli araştırmasına göre Afganistan demir, bakır ve altın gibi geleneksel madenlerin yanı sıra, dünyanın en büyük lityum rezervlerinden birine sahip. İşlenmemiş maden rezervlerinin değeri ise 1 trilyon dolar. Pentagon, raporunda Afganistan'ın "Lityumun Suudi Arabistan'ı" olma potansiyeline sahip olduğu notunu düşüyor. Uzmanlar, Afganistan'daki rezervlerin devlet destekli projeler için bir fırsat olabileceğini belirtiyor. Özellikle de Çin’in önemli bir yeşil enerji geliştirme programına başladığı dönemde, Afganistan'daki lityum ve nadir toprak elementleri, nadir toprak elementleri madenciliğinde dünya lideri olan ülkenin uzun vadeli planları arasında yer bulabilir ancak çevre uzmanları, madenciliğin dikkatli yapılmaması durumunda çevresel yıkıma sebep olabileceği ve toplumun "sessiz kesimlerine" zarar verebileceği konusunda uyarıyor.

Düşük borç, yüksek risk

GSYİH'ye göre dünyanın en düşük borç seviyelerinden birine sahip olmasına rağmen Afganistan, hibe ve imtiyazlı borçlanmaya olan yüksek bağımlılığı göz önüne alındığında, mevcut çatışma ortamından önce bile yüksek temerrüt riski altındaydı. Salgın, finansal çöküş endişelerini artırdı. Afganistan'ın pandemiden kurtulmasını kolaylaştırmak için, IMF kasım ayında genişletilmiş kredi tesisi aracılığıyla 370 milyon dolarlık bir meblağı onayladı ve ardından uluslararası bağışçılar 12 milyar dolarlık sivil yardım taahhüdünde bulundu. IMF'den yapılan açıklamada, Afganistan'ın özel çekme hakkı (SDR) olarak adlandırılan rezerv para birimi ile diğer IMF kaynaklarına erişemeyeceğini duyuruldu. Açıklamada, "Şu anda uluslararası toplumda Afganistan'daki hükümetin tanınması konusunda bir netlik yok ve bunun sonucu ülke SDR'lere veya diğer IMF kaynaklarına erişemez." ifadesi kullanıldı. IMF'nin haziran ayında yaptığı hesaplamaya göre, Afganistan'ın resmi dış borç stokunun 2021'de 1,7 milyar dolara, GSYİH'nın yaklaşık yüzde 8,6'sına ulaşacağı tahmin ediliyordu. Ülke, 10 yıl önce Ağır Borçlu Yoksul Ülkeler (HIPC) Girişimi kapsamında borç indirimi ve Paris Kulübü alacaklılarından ek borç iptali almış. O tarihten beri, borç seviyeleri nispeten düşük kalmıştı. Taliban'ın yönetimi devralması, borç piyasalarını harekete geçirme ve iç tasarruflardan yararlanma planlarını da bozacak gibi görünüyor.

Döviz ve enflasyon baskısı

Afgan hükümetinin nakit rezervlerinin büyük kısmı ülke dışında. Bu nedenle Taliban'ın erişemeyeceği bir konumda bulunuyor. Dolar sevkıyatının fiziki olarak dolaşımının engellenmesi nedeniyle Afgani, bu hafta içerisinde dolar karşısında yüzde 6 değer kaybetti. IMF'nin 2021'de yüzde 5.8'lik bir enflasyon artışı beklentisi, bu durumu 2013'ten bu yana en büyük yıllık hareket haline getirecekti. Ancak Afgani'nin değer kaybı ve Taliban'ın yönetimi ele geçirmesiyle olası ticaret kesintileri ile Afganistan Merkez Bankası (DAB) tarafından hedeflenen yüzde 8'lik üst bant sınırının da üzerine çıkabilir. Reuters'ın haberine göre Fitch, ulusal para birimi Afgani'nin daha da değer kaybedebileceği ve hiperenflasyon sarmalının göz ardı edilemeyeceği değerlendirmesinde bulundu.