Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

İmamoğlu'dan Bakan Soylu'ya yanıt: Yalanı konuş, iftirayı at, köşene çekil

Access to the comments Yorumlar
 euronews
euronews_icons_loading
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu   -   ©  İBB

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, terör örgütü mensubu 557 kişinin işe alındığını öne süren İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya cevap verdi. İmamoğlu, iddiaya ilişkin kimsenin tutuklanmadığını söyleyerek, "Bekledim ki herhalde gelip onları alacaklar İBB’den. Öyle ya, terör örgütü üyesiyse gelip, tutuklayacak bunu. Yalanı konuş, iftirayı at, köşene çekil! Bu arada kimse gelmedi” dedi.

Başkan Ekrem İmamoğlu, “İBB’de, çeşitli terör örgütlerine mensup 557 kişi çalışıyor. Bak bak bak! 557 terör örgütü. Yani 86 bin İBB çalışanını zan altında bırakıyor. İlk gün cevap vermeyi düşündüm. ‘Yok’ dedim ‘Bekleyeyim.’ Dünü de bekledim. Niye? Yani şimdi ülkede sokakta gezen ya da bir kurumda çalıştığınızı bildiğiniz, 557 tane terör örgütü üyesi var diyeceksiniz… Bekledim ki herhalde gelip onları alacaklar İBB’den. Öyle ya, terör örgütü üyesiyse gelip, tutuklayacak bunu. Yalanı konuş, iftirayı at, köşene çekil! Bu arada kimse gelmedi” dedi.

İBB’nin 150 yıllık kurumu İETT’nin 2 milyar liralık ihalesinde, 700 milyon liralık yolsuzluk yapıldığı iddialarına da yanıt veren İmamoğlu, “Müfettişler görevlendirilmiş, vergi daireleri görevlendirilmiş, MASAK görevlendirilmiş… Ben ilave edeyim; FBI'ı görevlendirdiler, CIA’yi görevlendirdiler ve bizim bu ihaleleri kontrol edeceklermiş. Allah, bunların hepsine akıl versin. Öncelikle, buyursunlar, bekliyoruz. Bütün kamu kurumlarını denetleyebilirler” ifadelerini kullandı. İETT ihalesine alınmadığı iddia edilen Mercedes firmasının, ihaleye katıldığı bilgisini paylaşan İmamoğlu, dünyaca ünlü markaya, “150 yıllık İETT'ye, kendi markaları ve firmaları üzerinden iftira atılıyor. Bu iftiraya müsaade etmemeliler. Mercedes firmasını, çok acil olarak açıklama yapmaya davet ediyorum” çağrısında bulundu

"Bağımsız sağlık kuruluşları analiz etsin"

“Son olarak; en belki sıra dışı, en akıl dışı, gerçekten psikolojik analize de ihtiyaç olan bir konuya geliyorum. Bu psikolojik analize ihtiyaç duyulan konu da TBMM’de konuşması, tavırları gerçekten bilimsel olarak, tıbbi olarak incelenmesi gereken İçişleri Bakanı'yla ilgili. Ne demiş Sayın Bakan? İBB’de, çeşitli terör örgütlerine mensup 557 kişi çalışıyor. Bak bak bak! 557 terör örgütü. Yani 86 bin İBB çalışanını zan altında bırakıyor. Bakın bu Sayın Bakan'ın yaptığı ilk değil, onlarcasını yaptı. Dün itibarıyla ben aslında cevap verecektim. Hatta o ilk gün bile cevap vermeyi düşündüm. ‘Yok’ dedim ‘Bekleyeyim.’ Dünü de bekledim. Niye? Yani şimdi ülkede sokakta gezen ya da bir kurumda çalıştığınızı bildiğiniz, 557 tane terör örgütü üyesi var diyeceksiniz… Bekledim ki herhalde gelip onları alacaklar İBB’den. Öyle ya, terör örgütü üyesiyse gelip tutuklayacak bunu. Yalanı konuş, iftirayı at, köşene çekil! Bu arada kimse gelmedi yani. Siz de duymadınız herhalde. Meclisteki tutumu, tavrı, davranışları, kavga etme biçimi, psikolojik ruh hali, yüz ifadeleri açısından ben buradan çağrı yapıyorum. Ciddi bir öneride bulunuyorum ve bu önerim ciddiye alınsın istiyorum. Bağımsız sağlık kuruluşları, gelsinler ve bu psikolojisi ciddi şekilde bozulmuş Sayın Bakan'la ilgili bir analiz yapsınlar. Çünkü Türkiye'nin bu kadar önemli bir kurumunun başındaki insanın psikolojisi bu haldeyse, bizim kadim kurumumuz, İçişleri Bakanlığımız tehlike altında demektir. Yani bu şekilde ithamda, iftirada bulunan bir insan, -daha önce de İBB’ye dair saçma sapan hamleleri olmuştur, sizler de şahitsinizdir- kurban toplanmasına yasak getirmek gibi bir takım davranışları, bir takım hareketleri, parayı bloke etme çabasındaki iktidar mensubu olmanın verdiği telaşlı davranmalar… Bunları normal karşılıyorum ama bu normal değil. Gerçekten ciddi bir muayeneye tutulmalıdır. İçişleri Bakanlığı değerli bir makam. Sağlıklı ve rasyonel bir biçimde İçişleri Bakanlığı’nın yönetilmesi şarttır.”

“İBB’de dendi ki; ’45 bin kişiyi işe aldı Ekrem İmamoğlu.’ Aradan bir ay geçmedi; İçişleri Bakanı ne dedi? ’33 bin kişi aldı.’ Bakın, 45 bin dediğinde, ben dedim ki; ‘Yalan konuşuyorsunuz.’ Ne oldu? En azından 12 bin kişi yalan konuşulduğu ortaya çıktı. Sadece o değil. Bizde şöyle günlük bir tablomuz vardır kurum kurum. 20 bin 958 eleman girdi İBB’ye. 20 bin 958 işe girişin içerisinde de farklı farklı işe giriş modelleri var. Örneğin; yeni çıkarılan kurala göre, taşeronda çalışan -ki Ağaç A.Ş. ana kaynağı- 3 bine yakın insan, buradan otomatikman işe alındı. 45 bin nerede? 33 bin nerede? 20 bin nerede? Yalan konuşuyorlar. İstanbul'daki temsilcileri de yalan konuşuyor, bu sayıyı veren Sayın Bakan da yalan konuşuyor, az önce attığı iftiralar gibi. Buna karşılık 15 bin çıkış yapıldı. 86 bin kişilik yapıda, 15 bin. 15 binde, tarafımızdan yapılan akit feshi, 3 bin 376’dır. Yani biz, 15 bin kişiyi çıkartmadık. Niye? Mesela 3 bin 17’si zaten kendisi ayrılmış. Örneğin; 3 bin 770’inin emekliliği gelmiş. Yani, ‘15 bin kişiyi biz işten çıkarttık, 20 bin kişiyi aldık…’; o da değil yani. Bunun farklı modelleri var. Mesela 20 bin kişinin içinde, yüzlerce hatta binlerce diyebileceğimiz sayıda, kurumlardan bize nakiller var. Aynen bizden başka kurumlara nakil gittiği gibi. Dolayısıyla, bizde sayılar net.”

"Sayın Bakan'ın itibarı, beni itibarsızlaştırmaya asla yetmez"

Günün sonunda şunu söyleyeceğim.: Anayasada güvence altına alınan, ‘Meclis’te söz söyleme hürriyetini koruma’ diye bir kural vardır. Son Meclis’te yapılan tavırlar, ortaya atılan yalan ifadeler, iftiralar, karalamalara… Tabii Sayın Bakan'ın itibarı, beni itibarsızlaştırmaya asla yetmez. Onu ifade edeyim. Ama ben, kanuni hakkımı arayacağım. Kişisel haklarıma saldırı, İBB’ye saldırı üzerinden, hukuk önünde hakkımı arayacağım. Türkiye Cumhuriyeti'ne yakışmayan, Türkiye Cumhuriyeti'nin kadim kurumu İçişleri Bakanlığı’na yakışmayan ve ne yazık ki şu kötü ve zor günlerde, yani insanların ekonomik olarak belki de Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en kısa zamanda bu kadar fakirleştiği bir dönemde, bir de böyle toplumun ruh halini bozacak, toplumu ne yazık ki daha da karamsarlığa itecek tavırları gösteren bir bakanla karşı karşıyayız. Allah, milletimizi de onun gibi yöneticilerin karşısında korusun. İnsanları bölüştürmeye, insanları bölmeye, uzaktan sokakta yürüyen vatandaşları ‘terörist’ ilan etmeye, kurumda çalışan insanları ‘terörist’ ilan etmeye devam ediyorlar. Ama dediğim gibi, bağımsız tıp kuruluşlarını buradan tekrar davet ediyorum göreve. Tıbben bu beyefendiyi analiz etsinler, incelesinler; ülkemize daha fazla zarar vermesin diye.”