Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

AB’nin nükleer ve doğal gazı yeşil yatırım olarak tanımlamasına çevreciler neden tepki gösteriyor?

Access to the comments Yorumlar
 Euronews
Almanya'daki nükleer enerji santrali
Almanya'daki nükleer enerji santrali   -   ©  Timm Schamberger/Copyright 2012 The Associated Press. All rights reserved. This material may not be published, broadcast, rewritten or redistribu

Avrupa Birliği’nin (AB), yeni nükleer enerji ve doğal gaz santrallerini yeşil yatırım olarak sınıflandırma planına çevreciler sert tepki gösterdi.

AB Komisyonu'nun hazırladığı bu mevzuat, onay için ocak ayı içinde AB Konseyi ve Avrupa Parlamentosu’na gönderilecek. AB'nin yeşil sınıflandırmasına dahil olan enerji yatırımları finansmana daha kolay erişim sağlayacak.

Ancak, AB içinde çok sayıda uzman, nükleer enerji ve doğal gazın çevre dostu olmadığı gerekçesiyle bu uygulamaya karşı çıkıyor.

Taslağa göre, ülkeler radyoaktif atıkları güvenli bir şekilde ortadan kaldırsalar, nükleer enerji sürdürülebilir bir yatırım olarak görülecek.

Bu taslağa karşı çıkanlar neyi savunuyor?

Bu girişime karşı çıkanlar, doğal gazın yakılmasından kaynaklanan karbondioksit emisyonlarına ve nükleer santrallerin çevre için yarattığı tehlikelere dikkat çekerek, ikisinin de yeşil bir yatırım olarak değerlendirilmeyeceği görüşünü dile getiriyor.

AB ülkelerindeki Yeşil partiler, bu taslağa özellikle sert bir şekilde tepki gösterenlerin başını çekiyor.

Hollandalı Yeşil Parti üyesi Bas Eickhout doğal gazı, yeşil bir yatırım olarak sınıflandırmanın "AB’nin küresel ısınmaya karşı başlattığı liderliğin artık sona erdiği anlamına geldiği” uyarısında bulundu.

Son dönemde enerji fiyatlarındaki artışın bütün AB ülkelerini etkilediğine vurgu yapan Frankfurt Maliye ve İşletme Fakültesi bünyesinde faaliyet gösteren Sürdülebilir Dünya Akademisi Başkanı Alexander Lehmann, düşük karbon üreten enerjilere geçiş sürecindeki maliyetlerin insanların bütçelerine zarar vermeye başladığını belirterek, bu dönemde taban tabana zıt enerji politikalarının gündeme getirildiğini savundu.

Bilim insanları ve ekonomistlerin yer aldığı düşünce kuruluşu Roma Kulübü Eş Başkanı Sandrine Dixson-Decleve ise nükleer santrallerin, ürettikleri radyoaktif atıklar ve depolama güvenliği konusundaki endişeler yüzünden çevre açısından “önemli riskler” içerdiğini belirterek AB’nin girişimine karşı çıktı.

AB Komisyonu’nun başlattığı çalışma neyi içeriyor?

AB Komisyonu, üye ülkelerde nükleer ve doğal gaz alanlarındaki enerji yatırımlarının sınıflandırılmasına ilişkin uzman danışma sürecini başlattı.

Bu sınıflandırma ile AB'nin 30 yıl içinde iklim dostu bir kıta olma hedefini yakalamak için yatırımları ihtiyaç duyulan faaliyetlere yönlendirmenin amaçlandığı kaydedildi.

Mevcut durumda her AB ülkesinin enerji üretim kaynaklarının farklılık gösterdiği anımsatılan açıklamada, Avrupa'nın bazı bölgelerinin enerjide halen ağırlıklı olarak yüksek karbon salan kömüre dayandığı ifade edildi.

Açıklamada, bilimsel tavsiyeler, mevcut teknolojik ilerleme ve üye ülkeler arasında değişen geçiş zorluklarının dikkate alındığı, AB Komisyonu'nun doğal gaz ve nükleerin enerjide yenilenebilir temelli bir dönüşümü kolaylaştıracak araçlar olarak gördüğü belirtildi.

Doğal gaz ve nükleerin iklim dostu dönüşüme katkıda bulunduklarına dikkati çekilen açıklamada, bu enerji kaynaklarının açık ve sıkı koşullar altında yeşil yatırım sınıflandırması çerçevesinde yer alacağına işaret edildi.

Açıklamada, uzman danışma sürecinin tamamlanmasının ardından AB Komisyonu'nun ilgili mevzuatı onay için ocak ayı içinde AB Konseyi ve Avrupa Parlamentosu'na (AP) göndereceği kaydedildi.

Yeşil sınıflandırmasına dahil projelere mali destek gelecek

AB'nin yeşil sınıflandırmasına dahil olan enerji yatırımları finansmana daha kolay erişim sağlıyor.

AB Komisyonu’nun taslağında, çevreye zarar vermeyen ve atıklarını güvenli biçimde tasfiye edebilecek nükleer enerji santral yatırımları yeşil ve sürdürülebilir ekonomik aktivite olarak sınıflandırılıyor.

Söz konusu nükleer santrallerin yeşil yatırım sayılması için 2045'ten önce ruhsat almaları gerekiyor.

Yeşil yatırım olacak doğal gaz yatırımlarının ise kömürün yerine geçecekse kilovatsaat başına 270 gramdan daha az karbon emisyonu salması ve inşaat izninin 2030 yılı bitiminden önce alınması şart koşuluyor.

AB ülkeleri ikiye bölündü, kim neyi savunuyor?

Başını Fransa'nın çektiği 10 kadar ülke, nükleer enerjinin iklim değişimi ile mücadelede etkili, güvenli ve rekabetçi bir kaynak olduğunu belirterek, yeşil yatırım sınıflandırma çerçevesine dahil edilmesini talep ediyordu.

Buna ilave bir grup ülke de doğal gazın da geçici süre için AB yatırım sınıflandırma kurallarında sürdürülebilir olarak kabulünü istiyordu.

Almanya, Avusturya ve Lüksemburg gibi ülkeler özellikle nükleerin yeşil sınıflandırmaya dahil edilmemesi görüşünü taşıyordu.

Ek kaynaklar • AP, AA