Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Ukrayna savaşı, Çin'in 'sınırsız Moskova-Pekin dostluğu'nu test ediyor

Access to the comments Yorumlar
 Mustafa Bag
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin (sol), Çin Devlet Başkanı Şi Cinping
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin (sol), Çin Devlet Başkanı Şi Cinping   -   ©  AP

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile Rus mevkidaşı Vladimir Putin, şubat ayında Pekin'de samimi bir ortamda gerçekleşen toplantıda "sınırsız dostluğa" kadeh kaldırdı. Ancak "sınırsız dostluk" ilanı, sadece bir ay sonra, Rusya'nın Ukrayna işgaliyle test ediliyor.

Pekin, uluslararası öfke ve Rusya'ya karşı artan yaptırımların yanı sıra, Moskova ile olan yakın bağlarından dolayı olumsuz etkilenmemek ve aynı zamanda giderek daha da artan ilişkilerini devam ettirmek için mücadele ediyor.

Soğuk Savaş'ın amansız rakipleri olan Çin ve Rusya, ABD'ye karşı koyma konusundaki ortak arzularıyla, Şi Cinping'in yaklaşık 10 yıl önce iktidara gelmesinden bu yana hiç olmadığı kadar yakınlaştı.

Ancak Çin, Rusya'nın saldırısına karşı Ukrayna'nın direniş göstermesi ve işgalin sonucu olarak ortaya çıkan devasa uluslararası Kremlin karşıtı tepkiye hazırlıksız yakalanmış durumda.

Zira kendi komşularıyla yaşadığı sınır anlaşmazlıklarında sürekli olarak toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesini talep eden Pekin, şimdilerde 'müttefiki' Rusya'yı öfkelendirmemek için Ukrayna konusunda retorik çarpıtmalara zorlanıyor.

Dil ucundan ulusal egemenliğe vurgu yapan Çin, bir yandan da Ukrayna meselesinde Moskova'nın güvenlik endişelerinin ve ABD öncülüğündeki NATO'nun daha fazla genişlemesinin sorunun kaynağı olduğunu belirtiyor.

Çin hükümet sözcüleri basın toplantılarında, Ukrayna'ya yönelik saldırıyı "işgal" olarak nitelendiren yabancı gazetecilere tepki gösterdi ve Pekin, Moskova'yı kınamayı reddetti.

Pekin şaşkın

Sıkı bir şekilde kontrol edilen internet platformlarında, kamuoyunun savaşa dair söylemini şekillendirmek için yoğun çaba harcandı. İlk etapta Pekin'in ABD karşıtı söylemlerini pekiştiren paylaşımlara izin verildi, ardından Ukrayna'dan kaçan kadınları nesneleştiren müstehcen görüntülerin yanı sıra savaş karşıtı duyguları dile getiren paylaşımlar da sosyal platformlardan temizlendi.

Johns Hopkins Üniversitesi uluslararası ilişkiler bölümünden Profesör Sergey Radchenko, Çin hükümetinin tavrına ilişkin, "Şaşkınlığı ilk açıklamalarda görebiliyordunuz." diyor.

Durumun üstesinden gelinememesi, Pekin'i bir Vladimir Putin destekçisi (kolaylaştırıcı) olarak etiketlenme riskiyle karşı karşıya bırakıyor. İlaveten potansiyel olarak Batılı ticaret ortaklarını uzaklaştırıyor ve Çin'in son yıllarda hem Rusya hem de Ukrayna ile geliştirdiği ilişkiler dengesini tehlikeye atıyor.

Lahey Stratejik Araştırmalar Merkezi'nden Richard Ghiasy'ye göre, durum Çin'i fiilen felç etti.

Ghiasy, "Çin açısından güvenlik çıkarları hemen hemen her zaman ekonomik çıkarların üstündedir." sözleriyle Pekin'in temel bir değişiklikle daha Ukrayna yanlısı bir duruşa doğru kaymayacağı değerlendirmesinde bulunuyor ve ekliyor:

"Rusya, Çin'in kışkırtma riskini göze almayacağı dev, nükleer silahları olan ve kaynak zengini bir komşu."

Pekin'in içinde bulunduğu zor süreç, Ukrayna'daki 6 bin vatandaşının durumuyla daha da artıyor. Halihazırda Çin vatandaşları, kara ve demiryolu ile komşu ülkelere tahliye ediliyor.

Çok sayıda hükümet, vatandaşlarına Ukrayna'yı terk etme çağrısında bulunsa da Çin bunu yapmaktan kaçındı.

En az zararlı sonuç

Bunun yerine vatandaşlarını "sakin kalmaya" ve Rus birlikleri Ukrayna topraklarına girerken dahi evde kalmaya çağırdı ve Ukrayna, hava sahasını sivil uçaklara kapattıktan sonra havayolu tahliyesini iptal etmek zorunda kaldı.

Pekin'in ülkedeki durumu nasıl yanlış anladığına dair bir işaret olarak; Kiev'deki Çin Büyükelçiliği vatandaşlara ilk etapta koruyucu bir önlem olarak araçlarına Çin bayrağı asma çağrısında bulundu, ancak Ukrayna halkının tepki göstermesinden sonra bu tavsiyesini hızla geri çekti.

Bangalore merkezli Takshashila Enstitüsü'nden Çin çalışmaları bölümünde araştırma görevlisi olan Manoj Kewalramani, "Çin hükümetinin benimsediği siyasi konum, Ukrayna'daki Çin vatandaşları açısından işleri zorlaştırdı." dedi.

Ayrıca Kewalramani, "Ukrayna'da Çinli zayiatı görürsek, o zaman Çin hükümetinin bugün gördüğümüz Rus yanlısı tarafsızlığını koruması daha da zorlaşacaktır." ifadelerini kullandı.

Manevra alanı oldukça dar olan Çin, 'arabuluculuk' gömleği giymeye çalışıyor.

Çin lideri Şi Cinping, geçen hafta Putin'e "müzakereler yoluyla sürdürülebilir bir Avrupa güvenlik mekanizması" oluşturarak krizi çözme çağrısında bulundu.

Çin Dışişleri Bakanı da Ukraynalı mevkidaşına Pekin'in çatışmadan dolayı "üzüntü duyduğunu" ve tarafların soruna diplomatik bir çözüm bulmasını umduğunu söyledi.

Londra Üniversitesi Oryantal ve Afrika Çalışmaları Okulundan Çin Enstitüsü Direktörü Steve Tsang, "Çin tarafından üstlenilecek herhangi bir arabuluculuk rolü ve Putin'i değiştirmek için kullanılacak nüfuz yetersiz kalacaktır. Çünkü görünürde tarafsızlık gibi olsa da gerçekte hala Rusya'nın tarafında." sözleriyle Pekin'in neden arabulucu olamayacağını dile getirdi.

Analistlere göre, müzakere edilmiş bir çözüm şu anda Çin açısından kötünün iyisi bir senaryo.

Tsang'a göre Pekin açısından en kötü senaryo, Rusya'ya yönelik yaptırımların arttırılması veya Ukrayna'daki askeri harekatın başarısız olması, Putin'i iktidardan uzaklaştıracak bir ayaklanmayla sonuçlanacak ki bu da potansiyel olarak Moskova'da Batı yanlısı bir hükümetin gelmesine yol açacak.

Tsang, "Şi Cinping'in Ukrayna'daki savaşın daha da kötüleşmesini görmek istediğinden şüpheliyim." diyor ve ekliyor:

"Ancak Putin'in, Pekin'e ve Çin'in dünyanın geri kalanıyla olan ilişkilerine çok fazla hasar vermeden istediğini elde edebildiğini görmek isterdi."

Ek kaynaklar • AFP