Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Yeniden cumhurbaşkanı seçilen Macron'u bekleyen 5 zorlu süreç

Access to the comments Yorumlar
 euronews
Emmanuel Macron'un yeniden cumhurbaşkanı seçilmesi rakibi aşırı sağcı Marine Le Pen'in olası bir zaferinin neden olacağı kaostan çekinenler için bir rahatlama sağladı
Emmanuel Macron'un yeniden cumhurbaşkanı seçilmesi rakibi aşırı sağcı Marine Le Pen'in olası bir zaferinin neden olacağı kaostan çekinenler için bir rahatlama sağladı   -   ©  The Associated Press

Emmanuel Macron'un yeniden cumhurbaşkanı seçilmesi rakibi aşırı sağcı Marine Le Pen'in olası bir zaferinin neden olacağı kaostan çekinenler için bir rahatlama sağladı.

Fakat Macron'un önündeki 5 yıllık süreç hiç de kolay olmayacak gibi görünüyor. 24 Nisan'da kazandığı zafere rağmen Fransa siyasi olarak çok parçalı bir yapıya büründü ve Macron hala toplumun büyük bir kesimi tarafından sevilmeyen bir figür olmaya devam ediyor.

Cumhurbaşkanının ilk dönemine Sarı Yelekliler eylemleri, Brexit, Covid-19 salgını ve Ukrayna savaşı damga vururken yeni 5 yıl da kolay geçecek gibi görünmüyor.

İşte yeniden cumhurbaşkanı Macron'u ile etapta bekleyen 5 zorlu süreç:

1. Parlamento seçimleri

Cumhurbaşkanı'nın mecliste çoğunluğu elde ederek güçlü bir hükümet kurması gerekiyor. Fransa haziran ayında genel seçimlere gidecek. 2017 yılında Macron cumhurbaşkanlığı seçimlerinde elde ettiği zaferin morali ve merkez sağ ile solda yaşanan kriz nedeniyle mecliste çoğunluğa rahat bir şekilde ulaşmıştı. 

2022'de ise durumu hiç de kolay değil. Birinci tur seçimlerde az farkla üçüncü olan aşırı solcu aday Jean-Luc Melonchon genel seçimlerdeki Macron karşıtı duruşunu şimdiden belli etti. 

Fakat herşey Macron'un aleyhine değil. Merkez sağ ve soldaki çöküş, aşırı sağda da Eric Zemmour'un oyları bölmesi genel seçimlerde cumhurbaşkanına önemli bir avantaj sağlayabilir.

2. Tepki oyları ters tepebilir

Macron'un ikinci turda aldığı oy tamamen politikalarının başarısından kaynaklanmıyor. İlk turda yüzde 27,8 oy alan Macron'un ikinci turda elde ettiği yüzde 58'lik oy oranı daha çok rakibi Marine Le Pen'i engelleme motivasyonundan kaynaklandı. 

Birinci tur seçimleri artık Fransa'da 3 yeni bloğun oluştuğunu gösterdi. Macron'un Avrupa yanlısı merkezde konumlu partisi, Le Pen'in aşırı sağcı partisi ve Melonchon'u destekleyen aşırı solcular. 

Her üç blokta aşağı yukarı seçmenlerin üçte birinin desteğine sahip. Aşırı sağ ve solun belkide tek anlaştığı konu Macron ve onun politikalarına duydukları nefret. Bu kanatların arkasına aldığı neredeyse üçte ikilik güç Macron'un çoğunluk hükümeti kurmasını bir hayli zorlaştıracak.

3. Fransa'nın yeni iklim politikası

Birinci tur seçimlerinden sonra Macron soldaki oyları çekebilmek için iklim politikalarında köklü bir değişikliğe gitme sözü verdi. Yeni başbakan çevre politikalarından doğrudan sorumlu olacak ve en az iki bakan bu konuda ona destek verecek. 

Macron ayrıca enerji tasarrufu, yenilenebilir enerjilere dev yatırımlar, demir ve nehir yollarına daha fazla ağırlık gibi konuların dışında ayrca Fransa'ya özel elektrikli araç sektörü kurmak istiyor. 

Fakat çevre ve iklim savunucuları ilk döneminde bu alanda çok az adımlar atan Macron'un samimiyetinden şüphe ediyor. 

4. AB reformu

Güçlü bir Avrupa Birliği destekçisi olan Macron ilk döneminden beri entegrasyonu derinleştirmek istiyor. Her ne kadar bu seçim kampanyasında Avrupa Birliği üzerinde daha az dursa da zafer konuşmasına geçen seçimlerde olduğu gibi Avrupa Birliği'nin milli marşı olarak kabul edilen Beethoven'ın Neşeye Övgü eseriyle çıkması hedefinden sapmadığı mesajını verdi.

Macron enerji ve güvenlik alanında AB genelinde daha derin bir işbirliğini ve dış sınırların daha etkin korunmasını savunuyor. 

Ekonominin tekrar canlandırılması için de AB geneli akaryakıt vergisi ve ticaret anlaşmalarında genel bir standart getirilmesini sitiyor. 

5. Ukrayna savaşı

Macron her ne kadar Rusya'ya karşı yaptırımları desteklese ve Rus petrolü ihracatına yasak getirilmesini de seçenekler arasında tutsa da Moskova ile diyalog kapılarını açık tutulmasını savunuyor.

Fransız lider ilk döneminde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'le sıcak ilişkiler kurmasına ve geçtiğimiz kış boyunca yoğun çabasına rağmen Rusya'nın Ukrayna'yı işgalini engelleyemedi. Geçtiğimiz cuma günü Macron yine de Putin'le konuşabileceğini fakat bu defa hedefin "Mariupol'deki sivillerin tahliyesi" gibi daha dar kapsamlı olabileceğini belirtti.

Macron sonuna kadar Avrupa'nın masada kalması gerektiğini aksi takdirde arabulucu rolünü Türk veya Çinli liderlerin üstleneceğini vurguladı.