Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

İstanbul Sözleşmesi davası: Danıştay savcısı kararnamenin iptalini talep etti

Access to the comments Yorumlar
 Dilek Gul
İstanbul Sözleşmesi’nden çıkma kararının iptali istemiyle görülen duruşmada, Danıştay Savcısı Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin iptalini talep etti.
İstanbul Sözleşmesi’nden çıkma kararının iptali istemiyle görülen duruşmada, Danıştay Savcısı Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin iptalini talep etti.   -   ©  AFP

Türkiye'nin İstanbul Sözleşmesi'nden çekilme kararına karşı açılan dava Danıştay 10. Daire’de görüldü.

Danıştay Savcısı, çekilme kararına ilişkin Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin iptalini talep etti.

Mahkeme, kararı yazılı olarak daha sonra açıklayacak.

Çok sayıda kadın örgütünün günler öncesinden yaptığı katılım çağrıları karşılık buldu.

550 kişilik konferans salonunda aralarında Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES), Mor Çatı, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, Kadın Meclisleri, Diyarbakır Barosu Kadın Hakları Merkezi, Ankara Kadın Platformu gibi kadın hak örgütleri ve 70'in üzerinde barodan yaklaşık 500 avukat hazır bulundu.

9:45'ten itibaren başlayan duruşma öncesinde, salona alınmayan kadınlarla polis arasında arbade yaşandı.

Danıştay binasına girmek isteyen onlarca kadının girişine izin verilmedi.

Uzun süre kapıların açılmasını bekleyen kadınlar daha sonra Danıştay binasının kapılarını zorladı. Güvenlik personelinin çevik kuvvet polislerini çağırması üzerine içeri giren polisler kadınlara müdahalede bulundu.

Mahkeme heyeti, ilk duruşmada 10 dosyayı ele aldı ve her davacı için 3 kişiye söz hakkı verdi.

Davacılar arasında ilk savunmayı 29 Ekim Kadınları Derneği Genel Başkanı avukat Şenal Sarıhan yaptı.

Sarıhan; "Biz fesih girişimini kabul etmiyoruz. Bu davayı açtık. Bizim koruduğumuz, yaşam hakkımız bunu koruyamadığımız sürece hiçbirinin değer yok. Kadınlarımız ölüyor. Onların yaşama sıkı sıkı sarılmalarının bir dayanağı İstanbul Sözleşmesi. Lütfen adaleti yerine getirin" açıklamasında bulundu.

Ankara Barosu adına savunma yapan Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan ise kararın hukuksuz olduğunu söyledi.

Ve ''Bugün bir Cumhurbaşkanlığı kararı ile İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmek ilerde yine uluslararası anlaşma olan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nden de çıkılmasının yolunu açar. Dolayısıyla biz hukukçular bu kararnamenin yoklukla sakat olduğunu düşünüyoruz'' dedi.

Davacılar arasında bulunan Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Serap Yazıcı ise İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararını ‘yasama yetkisinin’ gaspı olarak değerlendirdi.

Ne olmuştu?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 19 Mart 2021 tarihinde imzaladığı kararla Türkiye, İstanbul Sözleşmesi'nden tek taraflı olarak çekildi.

İstanbul Sözleşmesi'nin feshedilmesinde Meclis'in devre dışı bırakılması hem siyasilerin hem de kadın örgütlerinin tepkisine neden olmuştu.

Bu karar üzerine çok sayıda sivil toplum kuruluşu ve kadın örgütü yürütmenin durdurulması ve kararın iptali talebiyle Danıştay'da dava açtı.

Danıştay ilk olarak yürütmeyi durdurma talebini görüştü ve yürütmenin durdurulması talebini reddetmişti.