Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Uluslararası Af Örgütü, Kavala ve Gezi Davası tutuklularını ‘düşünce mahkumu’ ilan etti

Access to the comments Yorumlar
 Euronews
Osman Kavala
Osman Kavala   -   ©  AFP

Uluslararası Af Örgütü, iş insanı Osman Kavala ve Gezi Davası sonucunda mahkum olan yedi kişiyi “düşünce mahkumu” ilan etti.

Uluslararası Af Örgütü Genel Sekreteri Agnes Callamard konuyla ilgili yaptığı açıklamada, bu kişilere verilen mahkumiyetin, "Türkiye’de insan haklarına yönelik aşırı sert baskılar kapsamında çok sayıda kişinin yaşadığı adaletsizliğin örneği” olduğu görüşünü dile getirdi.

Callamard, “Bu yedi kişinin düşünce mahkumu ilan edilmesi, keyfi tutukluluk ve siyasi güdümlü yargılamalarla başlayıp şov niteliğinde bir dava ve mahkumiyet kararlarıyla biten adaletsizlik güncesinin teşhis edilmesidir. Yedi kişinin maruz kaldığı adaletsizlik, Türkiye’de insan haklarına yönelik aşırı sert baskılar kapsamında çok sayıda kişinin yaşadığı adaletsizliğin bir örneğidir” dedi.

“Yargı sistemi muhalefeti susturmak için baskı aracına dönüştü”

“Gezi Davası tutuklularına yapılan bu şoke edici adaletsizlik, bir kez daha, Türkiye’de yargı sisteminin muhalefeti susturmak için bir baskı aracına dönüştüğünü gösteriyor” diyen Agnès Callamard, sözlerini şunları ekledi: “Bu kişilerin cezaevinde geçirdiği her gün, adalet kavramına ve insan haklarına karşı, Türkiye devletinin korumayı taahhüt ettiği ancak defalarca ve pervasızca ihlal ettiği ilkelere karşı yapılmış bir hakarettir. Gezi Davası tutukluları düşünce mahkumudur, derhal ve koşulsuz olarak serbest bırakılmalılar.”

Mahkemenin Kavala ve Gezi davası kararı neydi?

2017 yılından bu yana cezaevinde bulunan Osman Kavala, 25 Nisan’da “hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek” suçlamasıyla ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezasına mahkum edilmişti.

Mahkeme, Kavala’nın 2013’teki Gezi Parkı protestolarını organize ve finanse ettiği suçlamasında bulunmuştu.

Aynı davada yargılanan mimar Mücella Yapıcı, şehir plancısı Tayfun Kahraman, avukat Can Atalay, belgesel film yönetmeni Mine Özerden, film yapımcısı Çiğdem Mater, yüksek öğretim direktörü Hakan Altınay ve üniversite kurucu üyesi Yiğit Ekmekçi “hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım etmek” suçlamasıyla 18’er yıl hapis cezasına mahkum edilmişti.