Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

El Kaide lideri Zevahiri'nin Kabil'de öldürülmesi sonrası Taliban mercek altında

Access to the comments Yorumlar
 Mustafa Bag
Afganistan'ın başkenti Kabil'de ABD İHA saldırısında öldürüldüğü bildirilen Eymen el Zevahiri (arşiv)
Afganistan'ın başkenti Kabil'de ABD İHA saldırısında öldürüldüğü bildirilen Eymen el Zevahiri (arşiv)   -   ©  AP2006

El Kaide lideri Eymen el Zevahiri'nin Afganistan'da bir "güvenli ev"de öldürülmesi, Taliban yöneticilerinin uluslararası arenada tanınma ve ihtiyaç duyulan dış yardımların gelmesini sağlama çabalarını hayli zayıflattı.

Taliban, Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD) Afganistan'dan çekilme koşullarına ilişkin 2020'de imzalanan Doha Anlaşması'nda el Kaide üyelerini ülkede barındırmayacağına dair söz vermişti. 

Ancak Amerikan askerlerinin Afganistan'dan çekilmesinin üzerinden henüz bir yıl geçmemişken, el Zevahiri'nin Kabil'de öldürülmüş olması, Taliban liderlerinin 11 Eylül terör saldırılarının beyni kabul edilen ve ABD tarafından en çok aranan kişiler listesinde bulunan birini koruma ve barındırmaktaki rolüne ilişkin soruları gündeme getirdi.

"Güvenli ev", Batı destekli hükümetin eski üst düzey yetkililerinin malikanelerine taşındığı ve bazı Taliban liderlerine ev sahipliği yapan Kabil'in lüks Şirpur semtinde yer alıyor. 

Taliban ilk etapta saldırıyı, ABD'nin Doha Anlaşması'nı ihlali olarak tanımlamaya çalıştı. 

Oysa anlaşma aynı zamanda Taliban'ın da ABD'ye saldırmak isteyenleri barındırmama taahhüdünü içeriyordu ki el Kaide lideri Zevahiri, internette yayınlanan videolarında yıllardır tam olarak bunu yapıyordu. Yani ABD'nin hedef alınması. 

Taliban, Şirpur'da düzenlenen ABD drone saldırısında kimin öldüğünü henüz (resmen) açıklamış değil. 

Bu arada Taliban içerisinde, özellikle de Zevahiri'yi barındırdığı anlaşılan ve Hakkani ağı olarak bilinen grupla diğer Taliban liderleri arasında ciddi anlaşmazlıklar olduğuna dair söylentiler devam ediyor.

Adının açıklanmaması kaydıyla konuşan Pakistanlı bir istihbarat yetkilisi, "Eymen el Zevahiri'nin öldürülmesi birçok soruyu beraberinde getirdi" değerlendirmesinde bulundu. 

El Zevahiri, Usame bin Ladin'in 2011 yılında Pakistan'da ABD Deniz Piyadeleri tarafından düzenlenen bir operasyonla öldürülmesinin ardından el Kaide'nin liderliğini devralmıştı.

Pakistanlı aynı yetkili, "Taliban, Zevahiri'nin Kabil'deki varlığından haberdardı. Eğer değillerse pozisyonlarını açıklamaları (açıklığa kavuşturmaları) gerekir" diye konuştu. 

Pazar günü erken saatlerde gerçekleşen saldırı, 2003 yılında Afganistan'ın Batı destekli hükümetinin yetkilileri ve uluslararası yardım kuruluşları için lüks evlere yol açmak üzere buldozerlerle yıkılan tarihi binalara ev sahipliği yapan Şirpur'da gerçekleşti. 

ABD'nin Ağustos 2021'de çekilmesinden sonra Taliban yetkilileri buradaki terk edilmiş (sahipleri yurt dışına kaçan) evlerden bazılarını almaya başlamıştı. 

Üst düzey bir ABD istihbarat yetkilisine göre el Zevahiri'nin kaldığı ev, Taliban'ın üst düzey liderlerinden Siraceddin Hakkani'nin bir yardımcısının eviydi. 

Taliban yetkilileri, gazetecilerin Kabil'deki vurulan eve erişimini engelledi.

Temmuz ayında, militan grupların gözlemcileri tarafından BM Güvenlik Konseyi'ne verilen brifingde el Kaide'nin, Taliban yönetimi altındaki Afganistan'da daha fazla özgürlüğe sahip olduğu belirtilmiş, ancak örgütün kendisini ülkenin yeni yöneticilerine (sadece) "danışmanlık yapmak ve desteklemekle sınırladığı" yorumuna yer verilmişti. 

Gözlemciler tarafından hazırlanan raporda ayrıca, iki grubun birbirine yakın olduğu ve sayılarının 180 ile 400 arasında değiştiği tahmin edilen el Kaide savaşçılarının, Taliban militanları içerisinde "bireysel düzeyde" temsil edildiği bilgisi yer almıştı. 

Raporda El Kaide'nin, "Taliban'ın kabiliyet eksikliğinin yanı sıra güvenli bir sığınak ve gelişmiş kaynaklara sahip olmak gibi son kazanımlarını tehlikeye atmak istememesi" nedeniyle Afganistan dışında doğrudan saldırılar düzenlemesinin pek olası olmadığı belirtilmişti. 

Analitik Destek ve Yaptırımları İzleme Ekibi'nin (Analytical Support and Sanctions Monitoring Team) raporuna göre de, 2022'nin ilk yarısında El Zevahiri, destekçilerine görüntülü ve sesli mesajlarla giderek daha fazla ulaşır hale geldi ve el Kaide'nin, küresel bir hareketin liderliği için IŞİD'le rekabet edebileceğine dair "güvenceler" verdi.

IŞİD militanları geçtiğimiz yıl Taliban hedeflerine ve sivillere yönelik ölümcül saldırılar gerçekleştirerek Taliban için büyük bir tehdit haline geldi.

Hakkani örgütü, grupla aynı adı taşıyan bir aile tarafından kurulan aşırı radikal bir silahlı grup olarak biliniyor. 

1980'lerde Sovyet güçleriyle savaşan örgüt, son 20 yılda ABD liderliğindeki NATO birlikleri ve eski Afganistan hükümetiyle mücadele etti. 

Siraceddin Hakkani, 2016 yılından bu yana Taliban örgütünün birinci lider yardımcısı olarak da görev yapıyor. 

Geçen ağustos ayından bu yana da Taliban hükümetinin içişleri bakanlığı görevini yürütüyor. 

ABD hükümeti, "Afganistan'daki ABD ve koalisyon güçlerine, Afgan hükümetine ve sivil hedeflere yönelik çok sayıda önemli adam kaçırma ve saldırı" nedeniyle başına 10 milyon dolar ödül koymuş durumda.

Aslen Afganistan'ın doğusundaki Host vilayetinden gelen Hakkani yöneticileri, Taliban liderliğindeki, çoğunlukla güney vilayetleri Helmand ve Kandaharlı olan diğer yöneticilerle anlaşmazlık yaşıyor. 

Bazı analistler, Siraceddin Hakkani'nin daha fazla güç istediğine inanıyor. 

Diğer Taliban figürleri, Hakkani kardeşlerin başında bulunduğu Hakkani örgütünün Kabil ve diğer şehirlerde sivillere yönelik şiddet içeren saldırılarına karşı çıkıyor.

Hakkani örgütü, Taliban bünyesinde görünmekle birlikte bağımsız olarak faaliyet gösteriyor. Ama aynı zamanda Taliban hükümetinin bir anlamda koalisyon ortağı hükmünde. 

Uluslararası Kriz Grubu'ndan İslamcı militan gruplar üzerine çalışma yapan kıdemli analisti Jerome Drevon, "Bana öyle geliyor ki Taliban içindeki güç mücadelesi genel. Bunun ille de ABD veya uluslararası toplumla ilgili olması gerekmez. Yeni rejimle, yeni rejim içinde gücün nasıl paylaşılacağıyla, kimin hangi pozisyonu alacağıyla, kimin hangi bakanlıkları kontrol edeceğiyle, genel politikalara kimin karar vereceğiyle ilgili" değerlendirmesinde bulundu. 

Drevon'a göre vurulan binanın Hakkani ailesine ait olması çok da şaşırtıcı değil. 

Bu arada saldırının zamanlaması da Taliban için siyasi açıdan daha kötü bir zamana denk gelemezdi. 

Zira Taliban militanları, daha önce verdikleri sözlere rağmen altıncı sınıfın üzerindeki kız çocukları için okulları yeniden açmayı reddettiklerinden ötürü uluslararası kınamayla karşı karşıya. 

Birleşmiş Milletler'in Afganistan misyonu da Taliban'ı, yönetimi altındaki insanların haklarını ihlal ettiği gerekçesiyle eleştiriyor. 

ABD ve müttefikleri, hükümeti ayakta tutan milyarlarca dolarlık kalkınma fonunu ihlaller nedeniyle kesti ve yine milyarlarca dolarlık Afgan ulusal varlığını (Merkez Bankası rezervleri) dondurdu.

Bu durum zaten çökmüş olan ekonomiyi serbest düşüşe geçirdi, yoksulluğu daha da arttırdı ve dünyanın en kötü insani krizlerinden birini yarattı. 

Ailelerini doyurmak için mücadele eden milyonlarca kişi, BM öncülüğündeki devasa dış yardımlarla hayatta tutuluyor.

Taliban bu yardımın ve kendi rezervlerinin musluklarını yeniden açmaya çalışıyor. 

Ancak el Zevahiri'nin öldürülmesi, ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken tarafından Taliban'ın "Doha Anlaşmasını ve Afgan topraklarının teröristler tarafından diğer ülkelerin güvenliğini tehdit edecek şekilde kullanılmasına izin vermeyeceklerine dair ... tekrarlanan güvenceleri ağır bir şekilde ihlal ettiğinin" bir işareti olarak değerlendirildi.

Taliban sözcüsü Zabihullah Mücahid de, ABD'nin saldırı düzenleyerek Doha Anlaşmasını ihlal ettiğini iddia etti. 

Taliban'ın kontrolündeki Afgan devlet televizyonu, Başkan Joe Biden'ın el Zevahiri'nin öldürüldüğünü söylediğini aktardı. 

İslamabad merkezli Araştırma ve Güvenlik Araştırmaları Merkezi Direktörü Imtiaz Gül, "Eymen el Zevahiri'nin öldürülmesi, El Kaide içerisinde bir faslı kapattı" yorumunu yaptı. 

El Zevahiri'nin öldürülmesi Ortadoğu'da, dönemin Irak Devlet Başkanı Saddam Hüseyin'in Kuveyt'i işgalinin 32. yıldönümüne denk geldi. 

Bu ABD'nin Suudi Arabistan'daki askeri varlığını tetiklemişti. Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Diplomasi Danışmanı Enver Gargaş, Zevahiri'ye yönelik saldırının zamanlamasına dikkat çekti.

Ek kaynaklar • AP