İngiltere göç ve iltica yasalarının kontrolünü AİHM'den almak istiyor

Access to the comments Yorumlar
 euronews
İngiltere İçişleri Bakanı Suella Braverman
İngiltere İçişleri Bakanı Suella Braverman   -   ©  AP Photo

İngiltere'de Liz Truss hükümeti, göç ve iltica yasalarının kontrolünü Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinden (AİHM) "geri almak" istediğini açıkladı.

Muhafazakar Parti'nin Birmingham'daki sonbahar konferansında konu hakkında konuşan İçişleri Bakanı Suella Braverman, ülkeye izinsiz yollarla gelen kişilerin sığınma talebinde bulunmalarına izin verilmemesi gerektiğini söyledi. 

Yasal itirazdan dolayı bu yıl Ruanda'ya sınır dışı etme işlemi yapılmayacağını da belirten Bakan, "Ruanda planını işler hale getirmenin bir yolunu bulmalıyız" diyerek mülteci sorunu hakkındaki son dönemdeki tartışmaları yeniden alevlendirdi. 

"Yabancı bir mahkemenin sınırlarımızın egemenliğini zedelemesine izin veremeyiz" diyerek sözlerine devam eden İçişleri Bakanı, "Birkaç ay önce Strazburg'daki Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tam da bunu yaptı. İngiltere'nin temsilcisinin bulunmadığı kapalı bir oturumda, adı açıklanmayan bir yargıçla, Yüksek Mahkememizi hükümsüz kıldı. Ve sonuç olarak Ruanda'ya ilk uçuşumuz iptal edildi. Kontrolü geri almamız gerekiyor" ifadelerini kullandı. Braverman'ın konuşmasının salonda büyük alkış alması dikkati çekti. 

Nisan ayında imzalanan bir anlaşma uyarınca İngiltere, kaçak yollarla ya da denizden İngiltere'ye gelen bazı göçmenleri, sığınma taleplerinin değerlendirileceği Ruanda'ya göndermeyi planlıyor. Sığınma hakkı tanınanların ise İngiltere'ye dönmek yerine Doğu Afrika ülkesinde kalması öngörülüyor.

Londra yönetimi bu planı uygulamak için haziran ayında harekete geçmiş fakat Ruanda'ya göçmen dolu uçağın havalanması son dakikada alınan AİHM kararı ile askıya alınmıştı.

"Sığınmacıların Ruanda'ya gönderilmesi uluslararası mülteci yasalarının bariz bir ihlali"

İngiliz hükümeti anlaşma ile insan kaçakçılığı çetelerinin caydırılacağını ileri sürerken, insan hakları grupları ise insanları "binlerce kilometre uzağa, yaşamak istemedikleri bir ülkeye göndermenin uygulanamaz ve insanlık dışı" olduğunu söylüyor.

Refugee Action grubunun tepe yöneticisi Tim Naor Hilton, sığınmacıların Ruanda'ya gönderilmesinin "Birleşik Krallık'ın gururla oluşturulmasına yardımcı olduğu uluslararası mülteci yasalarının bariz bir ihlali" olacağını söyledi.

Mültecilere yardım kuruluşu Care4Calais'in kurucusu Clare Mosley ise bunun "barbarca, gerçek dışı ve gereksiz" olduğunu ileri sürdü.

İngiltere Ruanda'ya halihazırda 120 milyon pound (137 milyon euro) ödedi ancak şu ana kadar kimse gönderilmedi. İngiltere, AİHM'in planın "geri dönüşü olmayan gerçek bir zarar riski" taşıdığına hükmetmesinin ardından Haziran ayında ilk sınır dışı uçuşunu son dakikada iptal etmek zorunda kaldı.

İngiltere'ye her yıl binlerce kişi Manş Denizi'ni geçerek girmeye çalışıyor. Bu sene şu ana kadar 35 bin kişinin ülkeye bu yolla giriş yaptığı tahmin ediliyor. 2021'de ise bu sayının 28 bin olduğu belirtiliyor.

Ek kaynaklar • AP