Almanya, Ukrayna'ya Leopard 2 tanklarını göndermekten neden çekiniyor?

Almanya'daki Marshal Rommel hava üssünde Alman askerleri ve Leopard tankları
Almanya'daki Marshal Rommel hava üssünde Alman askerleri ve Leopard tankları © Martin Meissner/Copyright 2022 The AP. All rights reserved
By Berrak Kanbir Rodriguez Sanmartin
Haberi paylaşınYorumlar
Haberi paylaşınClose Button

Batılı müttefikler Ukrayna'nın Rusya'ya karşı verdiği savaşta başarılı olabilmesi için özellikle Alman yapımı Leopard 2 tanklarının büyük etki yaratacağını vurgularken, Berlin uzun süredir bu tankların Ukrayna'ya gönderilmesine izin vermekte gönülsüz davranıyor

REKLAM

Batılı müttefikler Ukrayna'nın Rusya'ya karşı verdiği savaşta başarılı olabilmesi için özellikle Alman yapımı Leopard 2 tanklarının büyük etki yaratacağını vurgularken, Berlin uzun süredir bu tankların Ukrayna'ya gönderilmesine izin vermekte gönülsüz davranıyor. 

Baskılar yoğunlaşırken, Alman hükümetinden ilk olumlu sinyal geldi. Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock, diğer Avrupa ülkelerinin ellerindeki Leopard 2 tanklarını Ukrayna'ya göndermek istemeleri halinde buna karşı çıkmayacaklarını belirtmesi Alman basınında "yeşil ışık" olarak yorumlandı.

Yine de Almanya, henüz kendi tanklarını gönderme konusunda adım atmaktan çekiniyor. Batılı müttefikler ve bazı uzmanlar Almanya'nın bu konuda atacağı adımın önümüzdeki yıllarda bütün Avrupa kıtasının güvenliğini tanımlama açısından çok kritik bir rol oynayabileceğini belirtiyor. 

Gelinen noktada "yalnız kalma ve müttefiklerini bıktırma" tehlikesiyle karşı karşıya olan Almanya'nın küresel güvenlikle ilgili tartışmalar çerçevesinde tarafını netleştirmesi bekleniyor.

Almanya bunca baskıya rağmen neden çekiniyor, Almanya'nın gönülsüzlüğünün arkasında hangi sebepler yatıyor?

Ukrayna'daki savaş Almanya'yı konumunu yeniden düşünmeye zorluyor

Diplomatik çevrelere göre Almanya'nın 21'inci yüzyıldaki ekonomik başarısının sebebi üç temele dayanıyor: Çin'in ucuz işgücü, Rusya'nın ucuz doğal gazı ve Amerika Birleşik Devletleri'nin güvenlik garantörlüğü. 

Bu açıdan bakıldığında Avrupa'nın en zengin ülkesi olan Almanya'nın diplomatik faydacılık ve dolayısıyla taraf tutmadaki gönülsüzlüğü savunma harcamalarını sınırlı tutmasına yardımcı oluyor. 

Amerikan yayın organı CNN'e konuşan bir yetkili Berlin'deki siyasetçilerin bu yaklaşımı bir anda terk etmesini kolay olmadığını vurguluyor. Yetkiliye göre siyasetçilerin "Açıkça ABD'nin tarafını tutmaya karşı içsel bir şüpheleri ve Rusya ile ilişkilerin düzeltilebileceğine dair ince bir umutları var”.

Ancak Rusya'nın Ukrayna'daki savaşı, Almanya'nın Avrupa'daki yerini, Rusya ile ilişkilerini ve askeri güç kullanımı konusundaki tutumunu yeniden düşünmeye zorluyor.

Tarihi sebepler

Alman kamuoyu büyük çoğunlukla Ukrayna'yı mücadelesinde desteklerken, tank gönderme konusunda tereddüt içinde. Kamuoyu yoklamaları halkın yarısından fazlasının ülkesinin Ukrayna'ya tank göndermesini istemiyor. 

New York Times gazetesine konuşan Amerikan Almanya Konseyi Başkanı Steven Sokol "Almanların bu konudaki isteksizliği tek bir kelimeyle özetlenebilir, o da 'tarih'" diye açıklıyor.

Genç Almanların Ukrayna'daki savaş alanlarının isimlerini büyüklerinden duyarak büyüdüğü dikkate alındığında, birçok Alman, tarihi hafızaya saygı göstermek gerektiğini düşünüyor.

Sokol'e göre Almanlar Rusya, Polonya ve Ukrayna'da saldırgan değil, ortak olarak görülmek istiyor ve Alman silahlarının tarihsel olarak milyonlarca insanı öldürmek için kullanıldığı bölgelere silah gönderme konusunda özel bir hassasiyetleri var.

Sokol "İnsanlar Alman silahlarının bu bölgelerde insanları öldürmek için ön saflarda kullanılmasını istemiyor." sözleriyle bu hassasiyeti ifade ediyor.

Ancak Oxford'daki St Antony's Koleji'nde Almanya ve Avrupa tarihçisi Timothy Garton Ash, Almanların kendi tarihlerinden çıkardıkları dersleri yanlış yorumlama riski taşıdığı görüşünde. 

Ash "Almanların aklı son derece karışık; eski düşünce ölmüş, yeni düşünce ise henüz doğmamış" diyor ve Ukrayna savaşının başlattığı tartışmaların henüz tamamlanmadığına işaret ediyor.

Askeri sebepler

Uzmanlar,  savunma açısından NATO şemsiyesi altında ABD'ye sırtını dayayan Alman ordusunun diğer Avrupalı güçlere göre hazırlık kapasitesi çok geride olduğu değerlendirmesini yapıyor. Rand Cooperation'a göre İngiliz ordusunun en az bir zırhlı tugayı süresiz olarak ayakta tutabilme kapasitesi varken, Almanya'nın tam zırhlı bir tugayı sadece harekete geçirmesi yaklaşık bir ay alabilir.

Ukrayna'daki savaşı ülkesi için "tarihi bir dönüm noktası" olarak tanımlayan Almanya Başbakanı Olaf Scholz, ülkesini askeri açıdan güçlendirmek için adım atma arzusunda. Bu amaçla Alman ordusunun yenilenmesi için 100 milyar euroluk savunma bütçesiaçıkladı ve 2022'den itibaren ülkesinin NATO taahhütlerini yerine getireceği sözü verdi. Ancak Aralık ayında bu sözün tutulamayacağı ve büyük olasılıkla 2023'te de hedeflenen taahhüde ulaşılamayacağı açıklaması geldi. 

REKLAM

Bazı savunma uzmanları Almanya'nın hızlı ve büyük adımlar atmakta zorlanacağını düşünüyor. Alman Dış İlişkiler Konseyi Direktör Yardımcısı Christian Mölling bu durumu "Evet, güvenliğimiz için daha fazla harcama yapmayı taahhüt ettik, ancak bunun tam olarak neye harcanması gerektiği ya da daha geniş bir güvenlik stratejisine nasıl uyacağı konusunda net bir fikrimiz yok." ifadeleriyle açıklıyor.

CNN'e konuşan Mölling ayrıca Almanya'nın savunma alanındaki hedeflerinin siyasi irade tarafından engellenebileceğine inanıyor. 

"Siyasi kariyerler Almanya'nın barışsever bir ulus olduğu söylemi üzerine inşa edildi" diyen Mölling'e göre kamuoyunun havası değişiyor ve muhtemelen bir kırılma noktasında, ancak  Almanya'yı Avrupa güvenliğinde öncü bir aktör haline getirecek bir lider olmak büyük zorluklar barındırıyor.

Siyasi sebepler

Almanya'daki üç partili koalisyon hükümetinin iki büyük partisi olan Sosyal Demokratlar ve Yeşiller içinde "pasifizm" yanlısı, yani uyuşmazlıkların çözümünde şiddet yerine barış yanlısı çözümleri savunan kanat göz ardı edilemeyecek kadar güçlü.

Münih Güvenlik Konferansı Başkan Yardımcısı Boris Ruge bu durumu koalisyon içinde bir başka partinin varlığına benzetiyor. New York Times'a konuşan Ruge "Scholz, Yeşiller ve Sosyal Demokratların pasifist kanatlarını da sayarsak, bir dereceye kadar üç partili değil beş partili bir koalisyona liderlik ediyor. Ve Sosyal Demokratların, Moskova'ya daha sempatik yaklaşan eski Doğu Almanya'da çok sayıda seçmeni var" diyor.

REKLAM

Berlin'deki Alman Marshall Fonu'ndan Thomas Kleine-Brockhoff'a göre Scholz çok ağır hareket ederek bir yandan tarihsel hafızaya saygıyı vurguluyor, diğer yandan da "savaş çığırtkanlığı yapmadığını ve askeri bir gündemi zorlamadığını" göstermek istiyor. Scholz bir anlamda, Rusya'yı müzakereye zorlayarak barışı yakınlaştırdıklarına dair Alman kamuoyunu ikna ettikten sonra tankları göndermek ve bu süreçte seçmeni yanına tutma peşinde. 

Almanya bugüne Ukrayna'ya nasıl destek oldu?

Rusya'nın 24 Şubat 2022'de Ukrayna'ya saldırısı Avrupa'nın güvenlik haritasını değiştirirken, uluslararası diplomasideki ayırım çizgisini de belirginleştirdi. Almanya bu noktada Ukrayna'ya farklı açılardan destek oldu. 

Ekonomisi için kilit öneme sahip olan Rus doğal gazına olan bağımlılığı azaltmak için Kuzey Akım 2 projesini askıya almaktan, depolama ve sıvılaştırılmış doğal gaz tesislerine yatırım yapmaya ve tamamen bırakmayı planladığı kömür ve nükleer santral seçeneklerini yeniden kullanmaya kadar birçok zorlu kararın arkasında durdu. 

Kapılarını Ukraynalı mültecilere de açan Almanya ayrıca Ukrayna'ya 2,1 milyar dolar değerinde silah ve askeri malzeme tedarik etti, MARS roketatar, Stella uçaksavar, Marder zırhlı araçları ve Patriot hava savunma sistemleri gönderme kararı aldı.

Haberi paylaşınYorumlar

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Belçika'nın emekli Leopard tankları 'Ukrayna'ya gönderilmeyi bekliyor'

Cumhurbaşkanı Erdoğan seçim tarihini açıkladı: 14 Mayıs 2023

Almanya'da her beş kişiden biri yoksulluk ya da sosyal dışlanma riski altında