Katar Ulusal Kütüphanesi İslam medeniyetinin hazinelerini koruyor

 euronews
Katar Ulusal Kütüphanesi İslam medeniyetinin hazinelerini koruyor
©  euronews

Katar Ulusal Kütüphanesi ülkenin petrol ve gazdan uzaklaşarak bilgiye dayalı bir ekonomi haline gelme hedefinin hayati bir parçası. 

Kütüphane, bölgenin kültür ve tarihinden en son dijitalleştirme teknolojisine kadar her şeyini saklayan bir bilgi hazinesi. Burası ayrıca, yenileme tekniklerinde ve çalıntı belge kaçakçılığına karşı mücadelede bölgesel bir uzmanlık merkezi olarak da faaliyet gösteriyor. 

Modern mimari içerisinde tarih saklıyor

Katar Ulusal Kütüphanesi geleneksel, eski moda bir kütüphane gibi görünmüyor. Amaca uygun tasarımı içerisinde sembolizm katmanları barındırıyor. 

Kütüphanenin Stratejik Planlama ve Proje Direktörü Hing Al Khulaifi, "Ziyaretçiler içeri adım attığında tüm binayı incelerlerken gözlerindeki hayranlığı görmek gerçekten mutluluk verici. Girer girmez kütüphanenin çoğu bölümünü görebilirler. Yükselen katlar okumakla, öğrenmekle ruhunuzun, bilincinizin yükselebileceği hissiyatını vermek üzere tasarlandı. Bu binanın güzelliği tamamen doğal ışıkla aydınlatılması, bu da yine ruhun ışık ve öğrenme yoluyla yüceldiğini anlatan bir başka sembolizm." şeklinde konuşuyor. 

Hind Al Khulaifi modern kütüphanelerin topluluk merkezi olarak da hizmet vermesi gerektiğine inanıyor. Elbette kitaplar bulacaksınız burada, hem de fazlasıyla. Ama aynı zamanda çalışma alanları, inovasyon istasyonları ve duyusal odalar da bulacaksınız.

Al Khulaifi, "İnsanların, farklı konularda bu kadar bol kaynağa erişim sağlayarak, sorgulamalarını, araştırmalarını, keşfetmelerini ve merak etmelerini istiyoruz." ifadelerini kullanıyor. 

Katar Ulusal Kütüphanesi öğrenim için açık bir alan yaratmayı amaçlıyor. Mesela, bir araç almak ya da bir podcast kaydetmek için kütüphanenin İnovasyon İstasyonu'na gelen bir kişinin, bir kitap alıp ardındaki teori hakkında daha fazla bilgi edinmek için ilham alacağı umut ediliyor. 

Miras Kütüphanesi

Ünlü Hollandalı mimar Rem Koolhaas tarafından tasarlanan Katar Ulusal Kütüphanesi kapılarını 2018’de açtı. Kütüphane’nin merkezinde arkeolojik bir sit alanını andıran ve içerisinde bölgenin zengin tarihini belgeleyen haritaları, el yazmalarını ve fotoğrafları barındıran bir 'Miras Kütüphanesi' bulacaksınız. 

Kütüphanenin Tur ve Sergi Görevlisi Ikhlas Ahmed, "Sergisi yalnızca Arap tarihine odaklanmıyor aynı zamanda İslam tarihi ve İslam medeniyetini de inceliyor. Örneğin insanlar bilgi birikimlerini paylaşmaya başlayana kadar el yazmalarının bölgeden bölgeye nasıl seyahat ettiğini anlatıyor." diyor. 

Bu bilgi aktarımı milli kütüphane konsepti için semboliktir. Katar petrol bazlı bir ekonomiden bilgi temelli bir ekonomiye geçerken Ulusal Kütüphane, bilginin hem fiziksel hem de dijital olarak paylaşılması için bir platform sunuyor. 

Ahmed, "Bölge hakkında diğer perspektiflerden, seyyahların kayıtlarından okumalar yapmak çok önemli çünkü onlar 15., 16. yüzyıldan itibaren öncüydüler. Bölgeye farklı amaçlarla geldiler. Onların günlükleri sayesinde o döneme ait geçmişi okuyabiliyoruz." şeklinde konuşuyor. 

Kütüphane, Fransızların Napoleon Bonaparte öncülüğünde 18. ve 19. yüzyıllarda Mısır'a yaptığı keşif gezilerine ilişkin en eski belgelerden birine sahip.

Ahmed, "Sergimizde Napoleon Bonaparte’ın Mısır tasvirinin ikinci baskısından bir cilt de yer alıyor. Bu, o dönemde Mısır hakkında yapılan ilk canlandırma olarak kabul ediliyor çünkü çok sayıda bilim insanı, tarihçi ve akademisyen bu keşif sırasında her bir köşesini belgelemiş. Bu, orada nasıl bir hayat yaşandığını farklı açılardan görmek için önemli birincil kaynaklardan biri." diyor. 

Miras Kütüphanesi ayrıca, 15. yüzyıla ait ve Latincede "Catara" olarak adlandırılan günümüz Katar’ından ilk kez bahseden basılı haritaya da ev sahipliği yapıyor. 

Koleksiyon dijital ortama aktarılıyor

Kütüphanedeki eski materyaller gelecek nesiller için koruma altına almak üzere dijital ortama aktarılıyor. Kütüphanenin dijitalleştirme uzmanları günde 2 bin ila 2 bin 500 sayfayı dijital hale getirebiliyor. 

Hany A Elsawy Abdellatifi, Katar Ulusal Kütüphanesi'nin Dijitalleştirme Servisi Başkanı.

Abdellatifi, "2015’te başladık. Bugüne kadar, kitaplar, el yazmaları, süreli yayınlar, posterler, haritalar, fotoğraflar ve çok daha fazlası için 14 milyonun üzerinde bir sayfa sayısına ulaştık. Arapçaya öncelik veriyoruz. Arapça içeriği zenginleştirmeye ve araştırmacılar, eğitimciler ve hatta sıradan kullanıcılar için çevrim içi hale getirmeye çalışıyoruz. Herhangi biri, her zaman herhangi bir yerden bu koleksiyona erişebilir." şeklinde konuşuyor.

Bu miras eserleri kulağa niş materyaller gibi gelebilir ancak durum böyle değil. Kütüphaneye göre, 2021 yılında elektronik kaynakları 2 buçuk milyondan fazla kişi tarafından kullanıldı.

Kütüphanenin Dijital İçerik ve Etkileşim Direktörü Marcin Werla, "Bana göre bu, mirasa ilişkin materyallerin bizim yaptığımız gibi çevrim içi ve herkese açık olarak sunulduklarında çok fazla potansiyel vadettiğini kanıtlıyor. Bu, sadece Katar’dan değil, bu bölgeden ve tüm dünyadan pek çok insanın ilgisini çeken bir şey. Dünyanın dört bir yanından çevrim içi ziyaretçilerimiz oluyor." diyor. 

Katar Ulusal Kütüphanesi'nin İdari Müdürü Tan Huism, "Kendi koleksiyonumuzu dijitalleştirmenin yanı sıra farklı ortaklıklar da kuruyoruz, örneğin İngiltere Kütüphanesi’nin arşivinde yer alan Körfez'le ilgili materyalleri, dünyanın bunları görmesi ve herkes tarafından erişilebilir olmaları için dijital hale getiriyoruz. Bu, bölgenin ve Katar'ın belgesel mirasının koruyucusu olarak oynadığımız rolün çok önemli bir parçası." ifadelerini kullanıyor. 

Koruma ve Muhafaza Departmanı

Katar Ulusal Kütüphanesi bir milyondan fazla kitaba ev sahipliği yapıyor. 

Okurlar, 42 bin metrekarelik bir oturma alanının herhangi bir yerinde rahatlamayı tercih edebilir. Bir kafe, çocuk bölümü ve restoran da dahil, bir kütüphaneden beklenebilecek her şeye sahip olsa da belki de onu en eşsiz kılan kısmı Koruma ve Muhafaza Departmanı. 

Kütüphanenin halka açık kısmını geçip bodrum katına indiğinizde karşınıza IFLA Bölgesel Koruma ve Muhafaza Merkezi (PAC) çıkıyor. Görev tanımı basit: Arap bölgesindeki kitap ve el yazmalarının korunmasına yardımcı olmak.

Katar Milli Kütüphanesi Ayırt Edici Koleksiyonlar Direktörü Stephane Ipert şöyle konuşuyor: "Bölgede milyonlarca Arapça ve İslami el yazması var ancak onları korumak ve muhafaza etmek için yeterli araç yok. Tüm mirası kurtaramayız ancak insanları eğitebiliriz. Burada eğitimler ve teknik tavsiyeler verdiğimiz bir teknik yardım servisimiz var ve ayrıca insanları, el yazmaları, gazeteler ya da haritalarla ilgili koruma ve muhafazaya ilişkin tüm sorunlar üzerine verilen eğitimler için burada misafir ediyoruz. İnsanlara ilerlemeleri ve koleksiyonlarına daha iyi göz kulak olmalarına yardımcı olmak için 'kapasite geliştirme' dediğimiz şeyi bu şekilde sağlayabiliriz."

Koruma Teknolojisi Uzmanı Fareed AlŞishani, organik olmayan materyaller konusunda bilirkişi. Katar Ulusal Kütüphanesi’ndeki görevi tamamen hasarın önlenmesi, muhafaza ve risk yönetimiyle ilgili. 

Fareed ve ekibin diğer üyeleri, kitaplar, haritalar ve el yazmalarının yanı sıra Miras Kütüphanesi'nde tüm diğer öğelerle de ilgileniyor. Bu çok yönlü bir iş. 

AlŞishani, "Sıcaklık ve nemi izlemek için uzaktan wifi bağlantısıyla çalışan bir sistemimiz var. Yalnızca bilgisayara bakarak depolama alanlarındaki ve sergideki nem ile sıcaklığı kontrol edebiliyorum. Ayrıca, eğer ödünç verdiğimiz bir nesne olursa, bu sistem dünyadaki herhangi bir Wifi’a bağlanmamıza izin veriyor ve o nesneyi bilgisayarımızla ve akıllı telefonumuzla uzaktan takip edebiliyoruz." şeklinde konuşuyor. 

Katar Ulusal Kütüphanesi, 2022 yılında bölgenin ilk toplu asit giderme tesisini açtı.1850’li yıllar sonrası üretilen kitap ya da gazeteler, kullanılan malzemeler ya da ağaç hamurunun asitli olma olasılığı daha yüksek olduğu için eski el yazmalarına göre daha fazla sorun çıkarıyor. 

AlŞishani, "Bu asit giderme tesisi, bir çözelti içinde askıda duran magnezyum oksit adı verilen bir malzeme kullanan bir sistem." diyor ve ekliyor: "Bu sistemi olan kılan, toplu olarak işlem yapması, yani sadece bir ya da 10 kitap için işlem yapmıyoruz. Günde 50 ürüne kadar çıkabiliyoruz. İşlemi tamamladığımızda bunları kurutuculara koyuyoruz. Bunlar kullanılan ve materyalin içinde kalan sıvıyı alıyor. Geri alıyor ve tekrar sistemin içine koyuyor. Malzemeyi bir nevi geri dönüştürüyor. Bu yüzden uygun maliyetli ve çevre dostu."

Kaçakçılıkla mücadele

PAC merkezinin kitapları koruma görevi, onları muhafaza etmenin ötesine uzanıyor. Buradaki uzmanlar, yaygın ve büyüyen bir sorun olan kaçakçılıkla mücadele etmeye ve bu konuda verilen eğitimlere odaklanmış durumda.

Tarihi kayıt ve diğer arşiv materyalleri kaçakçılığı, Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölgesinde çatışma ve karışıklık yaşayan ülke sayısıyla beraber giderek artıyor.

Kitap ve edebi eserlerin ulusal mevzuat tarafından korunma ihtimali diğer tarihi eserlere göre çok daha düşük. İşte bu yüzden, PAC merkezinin kaçakçılık ve yağmacılığa ilişkin yasalar üzerine verdiği eğitimler çok önemli. 

Ipert, "emenli uzmanların buraya gelip bizimle birlikte formasyonlara katılmaları, şu sıralar kolayca Yemen’e gitme imkanı olmayan uluslararası uzmanlarla, polisle, gümrük memurlarıyla tanışmaları için seyahatlerini finanse ettik. Onlara süreçleri, yasal çerçeveyi ve iade süreçlerini açıklamak için… Çünkü kaçakçılıkla daha iyi mücadele edebilmek için yasal çerçeveyi anlamamız gerekiyor. Ve burada Katar Vakfı’nın diğer bilişim teknolojileri departmanıyla birlikte, kaçakçılıkla ilgili olabilecek gönderileri tespit etmek için sosyal medyayı gece gündüz otomatik olarak takip eden bir birim geliştirdik. Uzmanlarımız her sabah bir gönderi listesi alıyor ve kütüphane veritabanıyla karşılaştırarak bunların yasal satışlar mı yoksa kaçakçılıkla bağlantılı işler mi olduğunu anlamaya çalışıyor. Bu yoğun bir iş ancak İslam dünyasının belleğini korumak gerçekten çok önemli." şeklinde konuşuyor. 

Suçlular, kaçakçılık için giderek daha ustaca yöntemler geliştiriyor ve bunu yaparken kendilerine yardımcı olması için teknolojiyi kullanıyorlar.

Ipert, "El yazmaları arkeolojik parçalara göre oldukça küçükler. Bu yüzden daha kolay taşınıyor ve yasa dışı yollarla kolayca ihraç ediliyorlar. Ve sonra Avrupa pazarında satılıyorlar. Üç yıl boyunca Interpol, uluslararası gümrük birliği ve diğer uzmanlarla iş birliği içinde, özellikle İslami el yazması kaçakçılığıyla ve kaçakçılıkla savaşmak için bir program geliştirdik. Burada satışları izleyen bir ekibimiz var. Hem müzayedeleri hem de sosyal ağlar üzerinden satışları izliyorlar. Çünkü artık insanlar bu türden bir kaçakçılığı Karanlık Web ve sosyal ağlar üzerinden giderek daha fazla yapıyorlar. Polis tarafından kontrol edilmesi daha zor. Bu yüzden bütün bu faaliyetleri takip ediyoruz." diyor. 

Kütüphanenin özel koleksiyonunu korumak için kullanılan modern tekniklerle ya da paha biçilemez el yazmalarının kaçakçılığını önlemek için tüm bölgede yapılan eğitim ve atölyelerle… Koruma ve muhafazanın PAC Merkezi ve tüm Katar Ulusal Kütüphanesi’nin çok önemli iki hedefi olduğu çok açık.