EventsOlaylar
Loader

Find Us

InstagramFlipboardLinkedinTelegram
Apple storeGoogle Play store
REKLAM

İspanya: Baskça, Katalanca ve Galiçyaca Avrupa Birliği dili olabilir mi?

Ursula von der Leyen ve Pedro Sanchez
Ursula von der Leyen ve Pedro Sanchez © euronews
© euronews
By euronews
Haberi paylaşınYorumlar
Haberi paylaşınClose Button

İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, ülkesindeki bölgesel dilleri resmi AB dilleri listesine eklemek için harekete geçti.

REKLAM

İspanya Başbakanı Pedro Sanchez'in Avrupa Birliği'nin bazı bölgesel dilleri tanımasını sağlayarak, iktidarda kalabilmek adına ayrılıkçı partilerin desteğini sağlamaya çalıştığı belirtiliyor.

Madrid geçen hafta Brüksel'e bir mektup yazarak Baskça, Katalanca ve Galiçyaca'nın AB'nin resmi dil listesine eklenmesini talep etti.

Ancak planın önünde maliyet, olası kalifiye personel eksikliği ve diğer ülkelerin ihtiyatlı davranması gibi engeller var. 

Dillerin kabulü veya reddedilmesine ilişkin herhangi bir kararın Genel İşler Konseyi'nin eylül ayındaki toplantısında verilmesi bekleniyor. 

Daha küçük bölgesel partilerin desteği ile ilerlemek, 2018'de dönemin başbakanına karşı yapılan ilk başarılı güven oylamasının ardından iktidara gelen Sanchez için yeni bir taktik değil. 

Sanchez bu şekilde ülkenin demokrasiye dönüşünden bu yana İspanya'daki ilk koalisyonu kurmayı başarmış bir figür.  Ne var ki bu koalisyon, Katalan ayrılıkçı partilerle yapılan anlaşmalar sayesinde kuruldu ve bu nedenle sağcı politikacılar arasında öfkeye yol açtı.

Tartışmalı Katalonya bağımsızlık referandumu ve ardından Madrid'in Katalonya üzerinde doğrudan yönetim dayatması, 2020 koalisyon oylamasından sadece aylar önce gerçekleşmişti. Sanchez iktidara geldiğinde Madrid ile Katalan özerk bölgesi arasındaki gerginlik ve güvensizlik onlarca yıldır görülmeyen düzeylerdeydi.

O zamandan bu yana geçen beş yılda gerilim azaldı ve bağımsızlık artık eskisi kadar kritik bir konu değil. Ancak Pedro Sánchez ve sosyalistlerinin başta EH Bildu olmak üzere bölgesel partilere, olan güveni muhalefetteki muhafazakar Halk Partisi'nin seçim kampanyasının da temel dayanağı oldu.

Avrupa Birliği'nde 27 ülkeden 24 farklı resmi dil kullanılıyor. Her bir doküman farklı dillerde hazırlanıp basılıyor, her toplantı için onlarca tercüman kullanılıyor. Yani yeni bir resmi AB dilinin listeye eklenmesi, birliğin kurumları için ağır bir maliyet demek. 

Neden bölgesel diller Sanchez'in gündeminde?

Temmuz 2023 genel seçimleri, sol ve sağ blokların kendi başlarına koalisyon hükümeti kurmaya yetecek kadar sandalye kazanamadığı bir parlamentonun askıya alınmasıyla sonuçlandı. 

Sanchez'in seçilmesi için daha da sert çizgide olan ayrılıkçı partileri kendisine oy vermeye ikna etmesi gerekeceği belirtiliyor. 

Ayrılıkçı partilerin de yumuşak karnı bölgesel dilleri çünkü kimliklerini her şeyden çok dilleri üzerinden tanımlıyorlar. 

Mecliste tüm bölgesel diller kullanılabilecek

Geçtiğimiz hafta dil planlarını açıkladığından beri Sanchez hükümeti bölgesel dillerin kabulünü genişletmek adına hızla harekete geçti. Bu konuda ayrılıkçı partilerin tam desteğini kazandıktan sonra yakın müttefiki olan Katalan Francina Armengol alt meclisin yeni başkanı olarak seçildi.

Armengol da ilk iş olarak artık İspanya meclisinde Baskça, Katalanca ve Galiçyaca'ya da izin verileceğini duyurdu. 

Bu üç dilin kullanılmasının "demokratik normalliğin bir gerçeği olduğunu", çünkü "kongrenin gerçek İspanya'yı temsil etmesi gerektiğini ve ülkenin en büyük güçlerinden birinin dil çeşitliliği ve zenginliği olduğunu" söyledi.

Ancak üç resmi dilin meclis kullanımının gerçeğe dönüşmesi için parlamento gruplarıyla buluşmak, anlaşmalar yapmak ve çalışmaya başlamak için biraz sabır gösterilmesini istedi.

Teknik olarak hiçbir zaman yasaklanmamış olmasına rağmen her meclis başkanı bölgesel dillerin konuşulmasına izin verip vermeme konusunda takdir yetkisine sahip. Bugüne kadar tarihsel olarak, bölgesel dillerde birkaç ifadeye izin veriliyordu ancak bu dillerdeki konuşmaların tamamının kullanılmasına izin verilmiyordu.

İspanya'da bölgesel dillerin konuşulmasına izin vermek, AB'nin üç yeni dili resmi dil listesine katmasını sağlamaktan çok daha kolay.

REKLAM

AB, bu tekliflere karşı  temkinli

Her ne kadar çok dillilik birliğin 'Temel Haklar Şartı'nda yer alsa da, yeni dillerin benimsenmesi AB Konseyi'ndeki 27 ülkenin oybirliğiyle kabul edilmesi gereken bir durum.

Bu noktada üye devletlerin domino etkisinden duyulan korkusu ve maliyet çekincesi var. 

Farklı AB üye ülkelerinde birçok ortak resmi ulusal ve bölgesel dil var. 

Örneğin, Hollanda'nın bazı bölgelerine yayılmış ve sadece 500 bin kişinin konuştuğu Frizce. Hollanda, bölgesel dillerin bir ülke için kabul edilmesi halinde Frizcenin resmi dil olarak öne sürülebileceğini biliyor ve bu yönde bir iç baskı ile karşılaşmak istemiyor. 

Benzer şekilde birçok üye ülkede çok sayıda bölgesel dil mevcut. Bunların her birini AB resmi dili yapmak kurumların işleyişini tıkanma noktasına getirebilir. 

REKLAM

AB Komisyonu sözcüsü bu hafta gazetecilere verdiği demeçte, kurumun geçen yıl çeviri için yaklaşık 300 milyon Euro harcadığını söyledi.

Bu üç bölgesel dilin eklenmesinin ne kadara mal olabileceği sorulduğunda ise "Tüm hesaplama o dille ilgili koşullara bağlı, o dile ilişkin kaç tercüman bulunduğuna bağlı. Dilin ne kadar zor veya uyumlu bir yapısının olduğuna bağlı. Kullanılan alfabenin türü bile bir etken. O nedenle şimdilik bu varsayımsal bir soru. Dolayısıyla bu tarz bir maliyet öngörüsünü paylaşacak durumda değilim" dedi.

İrlandaca'dan Türkçe'ye

AB tarafından benimsenen en son dil 2013 yılında Hırvatça oldu. 

İrlandaca'ya 2007 yılında çalışma dili statüsü verilmesine rağmen, bunun yürürlüğe girmesi ancak 15 yıl sonra gerçekleşti. Bu gecikmenin nedeni çeviri personelinin yetersizliğiydi; İrlanda'da yalnızca 2 milyonun biraz altında İrlandaca konuşan kişi var, ancak teknolojik kaynak eksikliği de dilin kurumlarda tam olarak benimsenmesini engelledi.

Kısmen bundan dolayı, 2017'de İrlandaca AB'nin sahip olduğu en maliyetli dil oldu. 

REKLAM

Çevirilerin sayfa başına maliyeti 42 Euro'ya kadar çıkıyordu. Avrupa Parlamentosu aynı yıl bütçesinin 3 milyon Euro'luk kısmını sadece İrlandacaya harcadı. 

İrlandaca sadece 2 milyon kişi tarafından konuşulurken Katalanca yaklaşık 10 milyon kişi tarafından konuşuluyor. Ancak Baskça ve Galiçyaca da tıpkı İrlandaca gibi maliyet aşımları ve tercüman sıkıntısına neden olabilir.

Özellikle izole bir dil olan ve Avrupa'nın hayatta kalan en eski dili olduğu düşünülen Baskça, yalnızca bir milyon kişi tarafından konuşuluyor. 

2016'nın başlarında Kıbrıs, yeniden birleşme sürecini hızlandırmak amacıyla benzeri şekilde AB'den Türkçeyi resmi dil olarak tanımasını istedi. Yedi yıl geçmesine rağmen hiçbir AB kurumundan Türkçenin benimsenmesi konusunda bir ses çıkmadı.

Haberi paylaşınYorumlar

Bu haberler de ilginizi çekebilir

FBI, Kuzey Koreli korsanlarının 40 milyon dolarlık Bitcoin çaldığını duyurdu

Wagner savaşçıları, Prigojin'in ölümü sonrası Kremlin karşıtı intikam yeminli videolar paylaştı

Güney Kore yapay zeka zirvesi: Dünya liderleri güvenlik enstitüleri ağı kurma konusunda anlaştı