Washington, yaptırım kapsamındaki ham petrolü taşıyan iki tankere el koymasının ve Nicolas Maduro’yu ele geçirmesinin ardından Venezuela’nın petrol satışları üzerindeki kontrolünü duyurdu.
Beyaz Saray, çarşamba günü yaptığı açıklamada, Washington’un 2 petrol tankerine el koyması ve Nicolas Maduro’nun ele geçirilmesinin ardından Venezuela’nın tüm petrol satışlarını kontrol etme planlarını duyurmasıyla birlikte, ülkenin geçici hükümetinin alacağı kararların "ABD tarafından belirleneceğini" duyurdu.
Basın Sözcüsü Karoline Leavitt, cumartesi günü Karakas’ta Maduro’nun ele geçirildiği askeri operasyonun ardından Trump yönetiminin Venezuela’daki yetkililer üzerinde “azami baskı gücüne” sahip olduğunu ifade etti.
Leavitt, gazetecilere yaptığı açıklamada, “Geçici yetkililerle yakın koordinasyonumuzu sürdürüyoruz ve onların kararları ABD tarafından belirlenmeye devam edecek,” dedi.
ABD Enerji Bakanı Chris Wright da çarşamba günü yaptığı açıklamada, Washington’un Venezuela’da görmek istediği değişimleri hayata geçirebilmek için ülkenin petrol satışlarını kontrol etmesi gerektiğini ve Venezuela petrolünün “süresiz olarak” satılacağını belirtti.
Wright, Miami’de düzenlenen Goldman Sachs Enerji, CleanTech ve Kamu Hizmetleri Konferansı’nda, “Venezuela’dan çıkan ham petrolü biz pazarlayacağız. Önce depolarda birikmiş bu petrolü, ardından da ileriye dönük olarak süresiz biçimde Venezuela’dan çıkan üretimi piyasaya süreceğiz,” dedi.
Wright, satışlardan elde edilecek gelirlerin “ABD hükümetinin kontrolündeki hesaplara yatırılacağını”, ardından bu paranın “Venezuela halkının yararına kullanılmak üzere ülkeye geri aktarılacağını” ifade etti.
ABD güçleri çarşamba günü, haftalar süren takibin ardından Kuzey Atlantik’te eski adı Bella 1 olan Marinera adlı tankere, Karayip Denizi’nde ise M Sophia adlı gemiye el koydu. Her iki geminin de yaptırım kapsamındaki Venezuela ham petrolünü taşıdığı iddia edildi.
ABD Enerji Bakanlığı, Washington’un dünya genelinde Venezuela’nın tüm petrol sevkiyatlarını denetleyeceğini, ihracata yalnızca onaylı kanallar üzerinden izin verileceğini açıkladı.
30 ila 50 milyon varillik satışların derhal başlayacağı, elde edilecek gelirin ise uluslararası bankalardaki ABD kontrolündeki hesaplarda tutulacağı belirtildi.
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Venezuela’nın petrolünü kontrol etmenin Washington’a ülkeye “tek bir Amerikalının hayatını riske atmadan” baskı yapma imkânı sağlayacağını söyledi.
Vance, Fox News’e verdiği demeçte, “Enerji kaynaklarını biz kontrol ediyoruz ve rejime şunu söylüyoruz: Amerika’nın ulusal çıkarlarına hizmet ettiğiniz sürece petrol satmanıza izin veriyoruz,” ifadelerini kullandı.
Marinera (eski adıyla Bella M)
ABD Sahil Güvenliği, 15 Aralık’ta görevlilerin gemiye çıkmaya çalışması üzerine kaçan Marinera’yı, bir federal mahkeme kararı kapsamında takibe aldı.
Bir ABD yetkilisine göre gemi daha sonra yeniden adlandırıldı ve Rusya bayrağına geçirildi, mürettebat gövdeye Rus bayrağı da boyadı.
Rusya Dışişleri Bakanlığı, mürettebatın derhâl ülkeye dönmesini talep ederek Washington’u uluslararası deniz hukukunu ihlal etmekle suçladı.
Yakalanmadan önce, bir Rus denizaltısı ve diğer bazı gemilerin, tankeri Karayipler’den uzaklaşıp Kuzey Atlantik’e yönelirken koruduğu belirtildi.
ABD Adalet Bakanı Pam Bondi, Adalet Bakanlığı’nın, Sahil Güvenliği’nin talimatlarına uymadıkları gerekçesiyle mürettebat hakkında soruşturma yürüttüğünü söyledi.
Washington, Marinera’yı geçen yıl, Hizbullah bağlantılı bir yapıya yük taşıdığı iddiaları nedeniyle yaptırım listesine almıştı.
İngiltere Savunma Bakanlığı, İngiliz güçlerinin keşif uçaklarıyla operasyona destek verdiğini açıkladı.
Savunma Bakanı John Healey, gemiyi "birden fazla bölgede çatışmaları finanse eden Rusya-İran eksenli yaptırım delme faaliyetlerine destek vermekle" suçladı.
M Sophia temmuz ayında konum bilgisini yayımlamayı durdurdu. Windward analistleri, tankerin geçen ayın sonlarında Venezuela’daki Jose Terminali’nden ayrılırken yaklaşık 1,8 milyon varil petrol taşıdığını; bunun mevcut fiyatlarla yaklaşık 108 milyon dolar değerinde olduğunu tahmin etti.
İç Güvenlik Bakanı Kristi Noem, her iki geminin de yaptırım altındaki ülkeler için petrol kaçakçılığı yapan, yaşlı tankerlerden oluşan bir “gölge filonun” parçası olduğunu söyledi.
ABD ile iş birliği ‘tek yol’
Gemi takip kuruluşu TankerTrackers.com’a göre, cumartesi günkü askerî operasyonun ardından en az 16 tanker Venezuela sularını terk etti.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Venezuela’daki geçici yetkililerin, ele geçirilen gemilerdeki ham petrolün Trump’ın açıkladığı petrol transfer anlaşmasına dâhil edilmesini talep ettiğini söyledi.
Rubio, Kongre üyelerini bilgilendirdikten sonra gazetecilere yaptığı açıklamada, “Ekonomik çöküş yaşamadan petrol sevk edebilmelerinin ve gelir elde edebilmelerinin tek yolunun ABD ile iş birliği yapmak ve birlikte çalışmak olduğunu anlıyorlar,” dedi.
Trump yönetimi, Venezuela’daki üretimi günde yaklaşık 1 milyon varile çıkarmak amacıyla petrol sahası ekipmanı ve hizmetlerinin ithalatına izin vermeyi planlıyor. Yetkililer, üretimi artırmak için elektrik şebekesine de yatırım yapılacağını belirtti.
Venezuela’nın devlet petrol şirketi PDVSA ise Washington’la yürütülecek müzakerelerin, Chevron da dâhil olmak üzere şirketlerle mevcut ticari düzenlemeler temelinde ilerleyeceğini açıkladı.
Geçici Devlet Başkanı Delcy Rodriguez, Venezuela’nın birden fazla kıtada ekonomik ilişkiler kurmayı sürdüreceğini belirterek, ABD ile temasları “standart diplomatik uygulama” olarak nitelendirdi.
ABD’li Senatör Chris Murphy ise Capitol Hill’deki gizli brifinglerin ardından stratejiyi sert şekilde eleştirdi.
Murphy, planı “akıl dışı” olarak tanımladı ve yönetimi, Venezuela petrolüne güç kullanarak el koymayı ve ülkeyi Washington’dan yönetmeyi planlamakla suçladı.
Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt’e göre, Trump cuma günü ABD’li petrol yöneticileriyle bir araya gelerek Venezuela’nın petrol sektörüne yönelik planları görüşecek.