Newsletter Haber Bülteni Events Etkinlikler Podcasts Video Africanews
Loader
Bize Ulaşın
Reklam

İran’da görgü tanıkları dehşeti anlattı: 'Zombiler saldırmış gibi, her yerde kan kokusu var'

İnsanlar, İran'ın hükümet karşıtı protestolarını desteklemek için Türkiye'nin Yalova kentinde düzenlenen mitingine katıldı
İnsanlar, İran'ın hükümet karşıtı protestolarını desteklemek için Türkiye'nin Yalova kentinde düzenlenen mitingine katıldı ©  AP Photo
© AP Photo
By یورونیوز فارسی
Yayınlanma Tarihi
Paylaş Yorumlar
Paylaş Close Button

Euronews’e konuşan görgü tanıkları, İran’da süren hükümet karşıtı protestolar sırasında yaşadıklarını anlattı. Şahit oldukları şiddetten, üzerlerine ateş açılmasına ve sevdiklerini kaybetmeye kadar uzanan kişisel deneyimlerini aktardılar.

İran, 7 Ocak’tan bu yana iletişim karartması altında. Tüm sabit telefon hatları ile ülkenin dış dünyayla bağlantısını sağlayan internet erişimi, teokratik yönetim tarafından engellendi.

Bu tam iletişim yasağı, başkent Tahran başta olmak üzere İran’ın büyük kentlerinde hükümet karşıtı protestoculara yönelik sert bir müdahaleyle aynı döneme denk geldi.

Karartmanın başlamasından birkaç gün sonra İran’dan tekrar tekrar telefonla arama yapılabildi. Sınır ötesine ulaşan görüntüler, güvenlik güçleriyle yaşanan çatışmaların ardından yerde yatan çok sayıda cansız bedeni gözler önüne serdi.

Bazı haber kaynakları ve insan hakları örgütleri, protestolarda hayatını kaybedenlerin sayısının 12 bini aştığını tahmin ediyor. Hükümet ise bu rakamları “durumu dramatize etmek” ve siyasi gündemlere hizmet etmek amacıyla “fazlasıyla abartılmış” olarak nitelendirerek reddediyor.

İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney de cumartesi günü yaptığı konuşmada protestolar sırasında birkaç bin kişinin öldüğünü kabul etti. İranlı yetkililere dayandırılan haberlerde ise can kaybı en az 5 bin olarak verildi.

Yurt dışında yaşayan İranlılar, günler süren tam kopuşun ardından aileleriyle kısa da olsa yeniden iletişim kurabildi.

Avrupa’da yaşayan ve güvenlik gerekçesiyle ismini gizleyen Arham (takma ad), Euronews’e verdiği röportajda, kız kardeşinin eşinin herhangi bir gösteriye katılmamasına rağmen güvenlik güçlerinin doğrudan hedefi olduğunu söyledi. Arham’a göre, çocuğuyla birlikte dükkânını kapatırken üzerine gaz fişeği atılan eniştesi, fişeklerin alnına ve göğsüne isabet etmesi sonucu ameliyat edildi ve halen hastaneden taburcu edilmedi.

Arham, “Protestolar sırasında Narmak semtindeki bir gösteriye katılan çok yakın bir arkadaşım vuruldu. O günden beri kendisinden haber alamıyoruz, ailesinin tüm aramalarına rağmen izine rastlanmadı,” dedi.

Euronews’e ulaştırılan ve Arham’ın kız kardeşiyle yaptığı telefon konuşmasının ses kaydında şu sözler duyuluyor: “Herkes çok üzgün. Birine rastladığınız anda gözleriniz doluyor. Her şey daha da kötüleşiyor. İnsanlar görünüşte normal bir şekilde hayatlarına devam ediyor ama zombi saldırısına uğramış gibi hissediyoruz.”

Arham, kız kardeşinin eşinin durumunu takip etmek için bulunduğu hastanede (hastanenin adı gizli tutuluyor) gözlerinin önünde 16–17 yaşlarında üç genç kızın silahlı yaralanmalar nedeniyle hayatını kaybettiğini söyledi.

“Kötüyüz” ifadesinin, ülkeye yapılan kısa ve zor telefon görüşmelerinde sürekli tekrarlandığını aktarıyor.

İran İslam Cumhuriyeti’nin, cenazelerin ailelere teslim edilmesi için yüksek meblağlar talep ettiği de belirtiliyor. Arham, Tahran’daki bir komşularının kızının cansız bedenini alabilmesi için kendisinin ve başkalarının para topladığını söyledi.

Protestolar 9 Aralık’ta, İran ekonomisindeki ağır tabloya tepki olarak Tahran’daki esnafın kepenk kapatmasıyla başladı. Ülkenin para birimi riyalin rekor düşük seviyeye gerilemesi ve enflasyonun yüzde 40’ın üzerinde seyretmesi, tepkileri tetikledi.

Kısa sürede diğer kentlere yayılan gösteriler, hükümet karşıtı protestolara dönüştü.

Ayetullah Ali Hamaney, bir konuşmasında protestocuları “kışkırtıcılar” olarak nitelendirdi ve derhal sert müdahale çağrısında bulundu.

İran’dan paylaşılan görüntüler, Kahrizak gibi morgların protestolarda öldürülenlerin cesetleriyle dolu olduğunu göstererek, ayaklanmaların bastırılmasında kullanılan gücün boyutunu ortaya koydu.

Hayatını kaybedenler arasında 15–16 yaşlarında çok sayıda genç de bulunuyor. Müdahaleler, dünya genelinde insan hakları örgütlerinin ve birçok ülkenin tepkisini çekti; Avustralya, protesto amacıyla İran’daki büyükelçiliğini dahi kapattı.

Tahran yönetimi ise protestocu kalabalıkların arasına “teröristlerin sızdığını” ve ölümlerden onların sorumlu olduğunu savunuyor. ABD’li yayın kuruluşu CNN’e konuşan Iraklı yetkililer, İran destekli Haşdi Şabi ile bağlantılı yaklaşık 5 bin kişinin protestoların bastırılmasına yardım ettiğini ileri sürdü.

Bu kişilerin, hacı kılığında otobüslerle İran’a geldikleri iddia ediliyor.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Rıza Pehlevi: 'İslam Cumhuriyeti düşecek'

'İran'ın internet planı' raporu: Kesinti kalıcı olabilir

'İran, ABD saldırısı halinde Körfez'deki hedefleri vuracağını iletti'