Newsletter Haber Bülteni Events Etkinlikler Podcasts Video Africanews
Loader
Bize Ulaşın
Reklam

Elon Musk, Davos'ta kelime oyunu yaparak Trump'ın 'barış konseyi' ile dalga geçti

Elon Musk, İsviçre'de düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu'nun yıllık toplantısına katıldı.
Elon Musk, İsviçre'de düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu'nun yıllık toplantısına katıldı. ©  Copyright 2026 The Associated Press. All rights reserved
© Copyright 2026 The Associated Press. All rights reserved
By Maja Kunert
Yayınlanma Tarihi
Paylaş Yorumlar
Paylaş Close Button

Elon Musk’ın Donald Trump’ın yeni kurulan Barış Kurulu’na yönelik göndermesi, bir süredir inişli çıkışlı olarak tanımlanan iki eski yakın müttefik arasındaki ilişki nedeniyle hassas bir noktaya temas etti.

Dünya Ekonomik Forumu (WEF) kapsamında Davos’ta konuşan Elon Musk, kelime oyunu yaparak ABD Başkanı Donald Trump’ın yeni kurulan Barış Kurulu’yla alay etti ve ABD liderinin tartışmalı girişimini sorguladı.

Musk, forumdaki konuşması sırasında gülerek, "Barış konseyinin kurulduğunu duydum ve kendi kendime ‘peace mi (barış mı), yoksa p-i-e-c-e (toprak parçası mı) mi?’ diye sordum. Hani, Grönland’dan küçük bir parça, Venezuela’dan küçük bir parça gibi," dedi.

Sözleri salondan gelen hafif kahkahalarla karşılanan Musk, "Tek istediğimiz barış," diye ekledi.

Musk ile Trump’ın ilişkisi 2025’ten bu yana gözle görülür şekilde inişli çıkışlı bir seyir izliyor: İktidar koridorlarında iş birliğinden kamuoyu önünde karşılıklı atışmalara uzanan bir tablo söz konusu.

Siyasetçilerle CEO’ların anlatı gücü için yarıştığı Davos’ta ise çoğu zaman tek bir cümle yeni bir anlatı yaratmaya yetiyor.

Elon Musk, 22 Ocak 2026'da Davos'ta düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu Yıllık Toplantısı'na katıldı.
Elon Musk, 22 Ocak 2026'da Davos'ta düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu Yıllık Toplantısı'na katıldı. AP Photo

Trump’ın Barış Kurulu nedir ve neden eleştiriliyor?

Donald Trump, Barış Kurulu’nun kurulduğunu Davos’ta resmen duyurdu. Kurulun çatışmalarla ilgilenmeyi amaçladığı belirtilirken, Birleşmiş Milletler’e rakip ya da ona paralel bir yapı olabileceği de tartışılıyor.

Eleştirilerin başında, Trump’ın bizzat bu yapının başında yer alması ve konseyin güçlü biçimde başkan merkezli bir yapıya sahip olması geliyor.

Planlanan mali yapı da uluslararası alanda soru işaretleri yaratıyor. Buna göre ülkeler yalnızca sınırlı bir süre için üye olabilecek, ancak 1 milyar dolarlık bir ödeme, kalıcı üyelik statüsü sağlayabilecek.

Bu durum, girişimin klasik diplomasiden ziyade, erişim ve etkinin bedelle belirlendiği seçkin bir kulüp olduğu yönündeki eleştirileri güçlendiriyor. Ayrıca imzacı ülkelerin önemli bir bölümünün otoriter yönetimler tarafından idare edilmesi de dikkat çekiyor.

Trump’ın projeyi dış politikanın amiral gemisi olarak sunması nedeniyle, yapılan her kamuoyu açıklaması daha da fazla önem taşıyor.

Özellikle bu açıklamalar Elon Musk’tan geldiğinde, ağırlığı iki katına çıkıyor. Zira Musk yalnızca bir gözlemci değil; Trump’ın ikinci başkanlık döneminde, tartışmalı Devlet Verimliliği Bakanlığı’nın (DOGE) başında yer alarak doğrudan güç yapısının bir parçası olmuştu.

ABD Başkanı Donald Trump, 22 Ocak 2026'da Davos'ta imzalanmış Barış Kurulu tüzüğünü gösteriyor.
ABD Başkanı Donald Trump, 22 Ocak 2026'da Davos'ta imzalanmış Barış Kurulu tüzüğünü gösteriyor. AP Photo

Trump ve Musk: Gelgitli bir ilişki

Başkanlık seçim kampanyası sırasında Musk, 230 milyon doların (196 milyon euro) üzerindeki bağışıyla Trump’ın en büyük bireysel destekçisi oldu. Aynı zamanda sosyal medya platformu X’i, Trump’ın mesajlarını geniş kitlelere ulaştıran yüksek etkili bir megafon olarak kullandı.

Trump yönetiminin başında teknoloji milyarderi Musk, tartışmalı Devlet Verimliliği Bakanlığı’nın (DOGE) başına geçti. Musk, “özel hükümet çalışanı” statüsünün sona ermesiyle birlikte Mayıs 2025’in sonunda bu görevden ayrıldı.

Ancak bu tarihten önce de gerilimler yaşanmıştı. Örneğin Musk, 2025 baharında Trump’ın ticaret danışmanı Peter Navarro’ya kamuoyu önünde hakaret etmişti. Asıl kopuş ise Musk’ın DOGE’den ayrılmasının hemen ardından geldi; Musk, Trump’ın vergi ve harcama yasasına doğrudan saldırarak tırmanan bir krizi tetikledi.

2025 yazında bu gerilim açık bir kavgaya dönüştü. Trump, Musk’ın göçmenlik statüsünün gözden geçirilebileceğine dair imalarda bulundu; aynı zamanda Musk’ın şirketlerine sağlanan sübvansiyonlar ve devlet sözleşmelerini de gündeme getirdi.

Şubat 2025'te Elon Musk, ABD Başkanı Donald Trump'ın en yakın sırdaşlarından biri olarak görülüyordu.
Şubat 2025'te Elon Musk, ABD Başkanı Donald Trump'ın en yakın sırdaşlarından biri olarak görülüyordu. Copyright 2025 The Associated Press. All rights reserved

2025 sonbaharında ise taraflar gerilimin yeniden azaldığına dair sinyaller verdi. Musk, Beyaz Saray’da Suudi Veliaht Prensi onuruna verilen bir akşam yemeğine katıldı.

Trump da kamuoyu önünde Musk’a dostane bir şekilde omzuna dokunarak mesaj verdi.

Gözlemciler son dönemde bu ilişkiyi, her iki tarafın da birbirine siyasi ve medya açısından ne kadar zarar verebileceğinin farkında olduğu, “kırılgan bir ateşkes” ya da temkinli bir çıkar ittifakı olarak tanımlıyor.

Buna rağmen Musk, Kasım 2026’da yapılacak ara kongre seçimleri öncesinde Cumhuriyetçi adaylar için yeniden büyük miktarda finansal destek sağlamaya hazır olduğunu şimdiden ortaya koymuş durumda.

Davos’taki sözler neden bu kadar ağırlık taşıyor?

Bu arka plan göz önüne alındığında, Musk’ın Davos’ta yaptığı kelime oyunu sadece esprili bir yorumdan ibaret değil.

Bu çıkış, iki isim arasındaki ilişkinin zaman zaman taktik olarak yumuşayabilse de her an yeniden alevlenebileceğine dair bir işaret niteliği taşıyor.

Musk, Trump’ın prestij projeleriyle alenen alay etmekten çekinmediğini de açıkça gösteriyor.

Bu durum Trump açısından özellikle hassasiyet taşıyor. Çünkü Barış Kurulu’nun neyi temsil ettiğini, nasıl meşruiyet kazandığını ve mevcut kurumlara kıyasla hangi somut katma değeri sunduğunu henüz net biçimde ortaya koyması gerekiyor.

Musk açısından ise bu an, kendine özgü bir güç gösterisi anlamına geliyor: Devlete geçmişteki yakınlığına rağmen, sadık bir yol arkadaşı rolüne sıkışmadığını; dilediği anda yorumcuya ve eleştirmene dönüşebileceğini ortaya koyuyor.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Özbekistan Cumhurbaşkanı Mirziyoyev, Barış Kurulu tüzüğünü imzaladı

Zelenskiy'den Davos'ta sert çıkış: Avrupa 'yolunu kaybetti'

Elon Musk: 'Bana sık sık aramızda uzaylıların olup olmadığı soruluyor'