Newsletter Haber Bülteni Events Etkinlikler Podcasts Video Africanews
Loader
Bize Ulaşın
Reklam

İran diken üstünde: Patlamalar, diplomasi ve Trump’ın bir sonraki hamlesi

Bir adam, güvertesinde devre dışı bırakılmış savaş uçakları bulunan hasarlı bir ABD uçak gemisini tasvir eden bir reklam panosunun önündeki araçların arasında yürüyor.
Bir adam, güvertesinde devre dışı bırakılmış savaş uçakları bulunan hasarlı bir ABD uçak gemisini tasvir eden bir reklam panosunun önündeki araçların arasında yürüyor. ©  AP Photo
© AP Photo
By Babak Kamiar
Yayınlanma Tarihi
Paylaş Yorumlar
Paylaş Close Button

İran’da art arda yaşanan şüpheli patlamalara rağmen pazar sabahı büyük çaplı bir saldırı gerçekleşmedi. Diplomatik temaslar, Türkiye’ye olası uranyum transferi söylentileri ve bölgede bulunan büyük ABD deniz gücü eşliğinde tek net olan şey, Trump’ın bir sonraki adımının belirsizliğini koruduğu.

Dünya ABD’nin İran’a yönelik olası bir saldırısına odaklanmışken, nihayetinde büyük bir gelişme yaşanmadı. Buna karşın İran’ın farklı şehirlerinden patlama haberleri geldi. En ciddi olay, güneydeki liman kenti Bender Abbas’ta bildirildi. Burada İslam Devrim Muhafızları Ordusu’na (IRGC) ya da orduyla bağlantılı bir tesisin hedef alınmış olabileceği öne sürüldü. İranlı yetkililer bu iddiayı hızla yalanladı ancak geçen haziranda yaşanan 12 günlük savaştan sadece haftalar önce, yine Bender Abbas’taki büyük bir patlamanın da resmî olarak “kaza” olarak nitelendirildiği hatırlatmakta fayda var.

Şimdi, Basra Körfezi’nde konuşlu büyük bir ABD donanma filosu ve Trump’ın emriyle bir saldırı beklentisinin hiç olmadığı kadar yükseldiği bir ortamda, komşu ülkelerin yeniden hız kazanan diplomatik girişimlerinin ABD başkanının nihai kararını bir kez daha ertelemiş olabileceği değerlendiriliyor.

Katar Dışişleri Bakanı dün İran’daydı ve İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Ali Laricani ile görüştü. Laricani, Washington’la müzakerelerde olumlu gelişmelere işaret etti.

Öte yandan Tahran'ın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın öncülük ettiği arabuluculuk çabaları kapsamında zenginleştirilmiş uranyumunu Türkiye’ye transfer etmeyi kabul ettiği iddia ediliyor.

Öte yandan İsrail, Bender Abbas’taki patlamayla herhangi bir ilgisi olduğunu reddetti. İsrail Genelkurmay Başkanı, İsrail’in değerlendirmesine göre ABD’nin İran’a yönelik olası bir saldırısının iki hafta ile iki ay arasında bir zaman diliminde gerçekleşebileceğini söyledi.

Şimdi asıl soru, Başkan Trump’ın nihai hedefinin ne olduğu ve İran’da karar alma süreçlerinde son sözün halen Dini Lider Ali Hamaney’e ait olup olmadığı.

Bazı değerlendirmelere göre İran liderliği bölünmüş durumda: Hamaney’in ABD ile uzlaşmayı reddettiği, buna karşın üst düzey bazı yetkililerin daha esnek bir müzakere yaklaşımını savunduğu öne sürülüyor.

Aynı zamanda IRGC ve İranlı liderler tarafından dile getirilen tehditlerin ne ölçüde ciddiye alınması gerektiği de belirsiz. Bu sabah İran parlamentosunda, tamamı IRGC üniforması giyen milletvekillerinin “ABD'ye ölüm” sloganları attığı görüldü. Meclis Başkanı, AB üyesi ülkelerin ordularının terör örgütü muamelesi görebileceği uyarısında bulundu.

İran Dini Lideri Ali Hamaney de Washington’u uyararak, Amerikalıların bir savaş başlatması halinde bunun bölgesel bir savaşa dönüşeceğini söyledi. İran’ın çatışma arayışında olmadığını vurgulayan Hamaney, herhangi bir saldırganın İran halkından “güçlü bir karşılık” göreceğini de ekledi.

Bu bağlamda İran’ın komşu ülkelerinin rolü kritik önem taşıyor. Olası bir saldırıya nasıl karşılık verileceği konusunda bölge ülkeleri arasında görüş ayrılıkları olduğu görülüyor. ABD medyasına göre, Suudi Arabistan ile Katar aynı çizgide değilken, Erdoğan kendisini Tahran ile Washington arasında deneyimli bir arabulucu olarak konumlandırmayı sürdürüyor.

Önümüzdeki günler ve haftalar birçok açık soruya yanıt verecek. Ancak şimdiden net olan bir şey var: ABD Donanması bölgeye amaçsız şekilde konuşlanmış değil. Tam ölçekli bir askerî müdahalenin, özellikle küresel petrol fiyatları üzerindeki etkisi düşünüldüğünde, son derece maliyetli olacağına dikkat çeken bazı analistler, Trump’ın şimdilik “azami baskı” senaryosuna ağırlık verebileceğini; kapsamlı bir saldırı ya da İran liderliğini hedef alma gibi seçeneklerin ise masada kalmaya devam ettiğini düşünüyor.

Bölgede güçlü bir deniz varlığıyla Washington, Hürmüz Boğazı’nı fiilen kontrol edebilir; İran’a giden veya İran’dan çıkan petrol ve diğer yükleri taşıyan tanker ve gemilere el koyabilir ve ülkeyi içerden çöküşe zorlayabilir. Bu açıdan bakıldığında, İran’ı çevreleme stratejisi Trump için görece düşük maliyetli bir seçenek olarak görülüyor. Bu strateji, ülkede yeniden alevlenebilecek iç protestolarla da kesişebilir ve bu, pek çok kişinin beklediğinden daha erken gerçekleşebilir.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Katar, İran gerilimini düşürmek için bölgesel diplomasi atağına öncülük ediyor

İran, AB kararından sonra tüm AB ordularını 'terör örgütü' ilan ettiğini duyurdu

İran'ın Bandar Abbas kentinde patlama