KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın ismi, Ankara'da çarşamba günü gerçekleşen toplantı bağlamında çokça geçti. Çünkü toplantıdan birkaç saat sonra Erhürman ile BM Genel Sekreteri Antonio Guterres arasında kritik bir görüşme gerçekleşti.
Türkiye ile Yunanistan arasındaki "pozitif gündem" politikası kapsamında çarşamba günü kritik bir üst düzey toplantı gerçekleşti. Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın davetiyle başkent Ankara'ya geldi ve iki lider arasında gerçekleşen toplantıda ticari ilişkilerden Kıbrıs sorununa kadar bir dizi mesele ele alındı.
İki lider, Türkiye-Yunanistan 6'ıncı Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi Heyetlerarası Görüşme Oturumu'na başkanlık etti.
İki ülke arasındaki dış ticaret hacminin 10 milyar dolara ulaşması hedefinin vurgulandığı görüşmenin ardından anlaşmaların imza töreni gerçekleşti. Üst düzey bürokratlar tarafından imzalanan anlaşmalar yatırım, deniz ticareti, ekonomik işbirliği, deprem, kültür, bilim ve teknoloji alanlarını kapsıyor.
Basın toplantısında konuşan Erdoğan, "İki komşu ve müttefik olarak diyalog kanallarını açık tutmamızın gerektiğine yürekten inanıyorum," ifadelerini kullandı.
"Mevcut meseleler çetrefilli olmakla birlikte uluslararası hukuk temelinde çözümsüz değildir,” diye konuşan Miçotakis de şöyle ekledi: "Eleftherios Venizelos ve Mustafa Kemal Atatürk’ün mirasına sahip çıkmak durumundayız."
İki lider arasındaki görüşme Kıbrıs'ta da yankı uyandırdı. Rum kesimi ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) liderleri toplantıya temkinli bir iyimserlikle yaklaştı.
'Kıbrıs sorunun çözümü için bir fırsat aralığı'
Kıbrıs Rum basını, Ankara'daki toplantıya dair haberlerinde Miçotakis'in açıklamalarını öne çıkardı. Görüşmenin ardından Miçotakis'in "Kıbrıs sorununun çözümü için bir fırsat aralığı var," dediği vurgulandı. Buna göre Miçotakis, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres'in girişimleri sayesinde müzakerelerin yeniden başlaması için bir çerçeve oluştuğunu söyledi. Bu, Rum basınında “çözüm için diplomatik bir imkanın ortaya çıktığı” şeklinde aktarıldı.
Rum basını ayrıca, Erdoğan’ın Kıbrıs’a dair doğrudan bir açıklama yapmadığını da vurguladı. Türkiye’nin görüşmenin ardından özellikle Ege ve Doğu Akdeniz meselelerini gündeme getirdiğine dikkat çekildi.
Rum Kesimi Lideri Nikos Christodoulides, görüşmeden önce Miçotakis’le sıkı koordinasyon içinde olduğunu vurgulamıştı; Ankara ziyareti öncesi Mitsotakis’in kendisini bilgilendirdiği ifade edilmişti.
Erhürman, Guterres ile görüştü
KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın ismi de Ankara'daki toplantı bağlamında çokça geçti. Çünkü toplantıdan birkaç saat sonra Erhürman ile Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres arasında kritik bir görüşme gerçekleşti.
KKTC medyası bu görüşmeyi "diplomatik süreçte hareketlilik" şeklinde yorumladı.
Görüşmenin ardından yaptığı açıklamada BM’nin Kıbrıs sorununun çözüm sürecine ilişkin ilgisinin devam ettiğini vurgulayan Erhürman, “Yararlı oldu çünkü Sayın Genel Sekretere yüz yüze bu konulardaki düşüncelerimizi aktarma fırsatı bulduk. Ama sadece yararlı kelimesinin bu toplantıyı tarif etmek için yeterli olmayacağını düşünüyorum. Aynı zamanda verimli bir toplantı olduğunun da altını çizmek isterim," dedi.
"Sayın Genel Sekreterin Kıbrıs sorununun çözüm sürecine ilişkin ilgisinin hiç kaybolmaksızın devam ettiğini ve konulara hakim olduğunu görmek benim için son derece önemliydi.”
Erhürman ayrıca, 5 artı 1 formatındaki toplantılar yerine Lefkoşa'da çözüm bulunması gerektiği görüşünü de Guterres'e ilettiğini söyledi.
“5+1 formatı”, Kıbrıs sorununda müzakere sürecinin belirli aşamalarında kullanılan özel bir diplomatik toplantı modeli. Bu formattaki görüşmelere Kıbrıs Rum Kesimi ve KKTC'nin yanı sıra garantör ülkeler Türkiye, Yunanistan ve Birleşik Krallık katılıyor. BM ise sekretarya rolünde "+1"i oluşturuyor.
Türkiye ve Yunanistan arasında 'pozitif gündem' siyaseti
Çarşamba günü Ankara'da gerçekleşen toplantının arkasında Türkiye ve Yunanistan arasında sürdürülmeye çalışılan ama zaman zaman gerilimin yükselmesiyle sekteye uğrayan "pozitif gündem" siyaseti var.
Pozitif gündem yaklaşımı, özellikle 2021-2022 yıllarında diplomatik dili yumuşatma ve işbirliğini arttırma hedefiyle sistematik bir politika olarak gündeme gelmişti.
Daha sonra yıllar içinde iki ülke arasında "Pozitif Gündem Ortak Eylem Planı" çerçevesinde düzenli toplantılar yapılmaya başlamıştı.
Bu politika, iki ülke arasında siyasi tansiyonun yüksek olduğu alanların yanında işbirliği ve ortak çıkarlara odaklanmak üzerine kurgulanıyor.
Başlıca hedefler arasında ticaret hacmini arttırmak, yatırımları teşvik etmek, enerji, ulaştırma, telekom, çevre, turizm ve eğitim gibi alanlarda işbirliğini geliştirmek var. Ayrıca düzenli görüşmelerle iletişimi güçlendirmek ve yanlış anlamaların önüne geçmek de hedefleniyor.