Newsletter Haber Bülteni Events Etkinlikler Podcasts Video Africanews
Loader
Bize Ulaşın
Reklam

Kıbrıs meselesinde iki lider 8 Mayıs’ta görüşecek: Gündem müzakerelerin yeniden başlaması

stok fotoğraf
stok fotoğraf ©  AP Photo
© AP Photo
By Ioannis Karagiorgas & Sait Burak Utucu
Yayınlanma Tarihi
Paylaş Yorumlar
Paylaş Close Button

Güney Kıbrıs lideri Nikos Hristodulidis ile KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, 8 Mayıs’ta bir araya gelecek. Rum tarafı, görüşmelerin Crans-Montana sürecinde kalınan noktadan yeniden başlamasını hedefliyor.

Güney Kıbrıs Hükümet Sözcüsü Konstantinos Letymbiotis, Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman'in 8 Mayıs Cuma günü saat 16.00’da bir araya geleceğini açıkladı.

REKLAM
REKLAM

Kıbrıs'ta ara bölgede yapılacak görüşmelerin müzakerecilerin katılımı olmadan yapılıp yapılmayacağına ilişkin soruya verilen yanıtta, toplantının yalnızca iki liderin arasında gerçekleşeceği belirtildi.

İki lider daha önce Birleşmiş Milletler (BM) himayesinde sürdürülen temaslar kapsamında 24 Şubat’ta Lefkoşa’da bir araya gelmişti.

Konstantinos Letymbiotis, özellikle BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in yıl sonunda görev süresi dolmadan önce somut ilerleme sağlamaya çalıştığı bir dönemde, her girişimin müzakerelerin yeniden başlatılmasını hedeflemesi gerektiğini vurguladı.

Letymbiotis, bu zaman aralığının kaçırılmaması gereken önemli bir fırsat olduğunu ve tam olarak değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.

Ayrıca Lefkoşa’nın, Antonio Guterres’in koşulların daha ileri girişimler için uygun olduğunu değerlendirmesi halinde, derhal ve esaslı biçimde karşılık vermeye hazır olduğunu yineledi.

Hükümet Sözcüsü, Kıbrıs meselesinin Cumhurbaşkanı Hristodulidis için temel öncelik olmaya devam ettiğini ve hedefin görüşmelerin en kısa sürede Crans-Montana’da kaldığı yerden yeniden başlaması olduğunu vurguladı.

Letymbiotis, temas hattı boyunca süren Türk faaliyetlerine değinirken, Türk tarafının Kıbrıs’taki BM barış gücünün görev tanımını görmezden geliyor gibi göründüğü iddiasında bulundu.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın, Güney Kıbrıs'ın Avrupa Birliği için önemli fırsatları engellediği yönündeki açıklamasına ilişkin olarak Letymbiotis, Kıbrıs’ın Avrupa’nın ayrılmaz bir parçası olduğunu, Avrupa’nın da Kıbrıs’ın ayrılmaz bir parçası olduğunu belirtti.

Letymbiotis son olarak, bu tür açıklamaların olumlu bir iklimin oluşmasına yardımcı olmadığını kaydetti.

Hakan Fidan'ın açıklamaları

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 29 Nisan’da Viyana’da yaptığı açıklamada, Türkiye’nin Avrupa Birliği üyelik sürecinde asıl sorunun Ankara’dan değil, AB tarafındaki siyasi irade eksikliğinden kaynaklandığını söyledi.

Fidan, Türkiye’nin üyelik koşulları yerine getirilmeden Birliğe katılma talebi olmadığını belirterek, "Avrupa Birliği’nde, Türkiye’nin şartlar sağlandığı zaman Avrupa Birliği üyesi olmasını kabul ediyoruz diye bir siyasi irade yok," dedi.

Fidan, isim vermeden küçük nüfuslu bir AB ülkesinin Türkiye-AB ilişkilerinde büyük stratejik adımları engelleyebildiğini savundu.

"27 ülkenin 26’sı, diyelim 400 milyon insan bir şey isteyebilir ama bir milyondan az insanın tercihi onu yetersiz hale getirebilir," diyen Fidan, mevcut sistemin Türkiye-AB ilişkilerini "bir ülkenin kaderine esir" bırakabildiğini söyledi.

Crans-Montana süreci

Kıbrıs müzakerelerinde Crans-Montana süreci, 2017’de İsviçre’nin Crans-Montana kasabasında BM öncülüğünde yapılan ve adada kapsamlı çözüm arayışının en kritik aşamalarından biri olarak görülen konferansı ifade ediyor.

Bu süreçte amaç, Kıbrıs’ın iki toplumlu, iki bölgeli federal bir yapı altında yeniden birleşmesi için taraflar arasında nihai uzlaşıya varılmasıydı.

Masadaki başlıklar yalnızca siyasi yönetim modeliyle sınırlı değildi.

Güvenlik ve garantiler, Türkiye’nin garantörlük rolü, adadaki Türk askerinin geleceği, toprak düzenlemeleri, mülkiyet sorunları, yönetim paylaşımı ve dönüşümlü başkanlık gibi çözümün en hassas unsurları da görüşmelerin merkezindeydi.

Ancak yoğun diplomatik temaslara rağmen taraflar arasında özellikle güvenlik, garantiler ve siyasi eşitlik konularında uzlaşı sağlanamadı. Konferansın sonuçsuz kalmasıyla Kıbrıs’ta federal çözüm temelindeki müzakere süreci fiilen durma noktasına geldi.

Erhürman'ın Kıbrıs meselesinde tutumu

KKTC'de 2025 yılının ekim ayında yapılan Cumhurbaşkanlığı Seçimi'nde Cumhuriyetçi Türk Partisi’nin (CTP) lideri Tufan Erhürman, oyların yüzde 60,32'sini alarak seçimi kazanmıştı.

Erhürman'ün Kıbrıs sorununda daha çok iki toplumlu ve federatif bir çözüm modelini savunuyor. Bu yaklaşım, CTP'nin "Birleşik Kıbrıs" vizyonuyla uyumluluk gösteriyor.

Erhürman'ın bu tutumu, eski Cumhurbaşkanı Ersin Tatar'ın iki devletli çözüm önerisine karşı bir alternatif olarak görülüyordu.

Erhürman, Kıbrıs meselesinde önceki KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın açık iki devletli çözüm çizgisinden farklı olarak, BM zemininde müzakerelerin yeniden başlamasına daha açık bir pozisyon alıyor.

Ancak yeni cumhurbaşkanı, bunun geçmişte sonuç vermeyen yöntemlerin tekrarı anlamına gelmemesi gerektiğini savunuyor. Erhürman, Kıbrıslı Türklerin adanın iki kurucu ortağından biri olduğunu, siyasi eşitlik ve egemen hakların pazarlık konusu yapılamayacağını vurguluyor.

Siyasetçi özellikle, siyasi eşitlik ilkesini müzakereye açık olmayan bir pozisyon olarak benimsediğini ve bu konuda taviz vermeyeceklerini belirtiyor.

Öte yandan, Erhürman seçimi kazandığını açıkladığı ilk konuşmasında KKTC'nin dış politikasının Türkiye ile istişare halinde yönetileceğini vurgulamıştı.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Kıbrıs sorununa çözüm arayışları: Erhürman ile Hristodulidis görüştü

Ankara'dan sonra Erhürman ile Guterres görüştü: 'Pozitif gündem' siyaseti Kıbrıs'a ne vaat ediyor?

Kıbrıs sorununa çözüm arayışları: Erhürman ile Hristodulidis görüşecek