AK Parti grup toplantısında konuşan Erdoğan, 'Terörsüz Türkiye' süreci kapsamındaki komisyon raporuna yönelik eleştirilere 'kelimeleri cımbızla çekerek spekülasyon' tepkisi verirken, Bahçeli’nin İmralı’nın 'statü açığı' çıkışına ise Adalet Bakanlığı’nı işaret ederek yanıt verdi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, çarşamba günü Adalet ve Kalkınma Partisi'nin (AK Parti) grup toplantısında "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin yaptığı değerlendirmede, "Komisyonun misyonunu layıkıyla yerine getirebilmesi için kritik kavşaklarda riske girmek dahil üzerimize ne düşüyorsa ziyadesiyle yaptık," dedi.
Erdoğan, Meclis bünyesinde yürütülen Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu çalışmaları kapsamında sürecin “yeni aşamasına" geçileceğini söyledi.
Cumhurbaşkanı, yeni fazda Meclis’in "lokomotif rol” üstleneceğini vurgularken, hedefi “önce Terörsüz Türkiye, ardından Terörsüz bölge” sözleriyle tarif etti.
Cumhur İttifakı’nın geçen yıl başlattığını belirttiği "Terörsüz Türkiye" sürecini "bir devlet projesi" olarak tanımlayan Erdoğan, bu süreçte geçen 16 ayda önemli ilerlemeler kaydedildiğini belirterek, "16 aylık zaman diliminde kayda değer mesafeler alındı, ümit verici gelişmeler yaşandı," ifadelerini kullandı.
Konuşmasının bu bölümünde süreci hem siyasi hem de kurumsal sahiplenme vurgusuyla anlatan Erdoğan, Meclis komisyonunun tamamladığı raporu sürecin önemli kilometre taşlarından biri olarak işaret etti.
Meclis'teki komisyonun 5 Ağustos’tan bu yana sürdürdüğü çalışmaların neticesinde ortaya çıkan nihai rapor, 18 Şubat Çarşamba günü komisyonda 47 kabul 1 çekimser ve 2 ret oyuyla kabul edildi.
Cumhurbaşkanı, AK Parti ve Cumhur İttifakı’nın komisyon sürecindeki tutumunu da savundu. Erdoğan, iktidar blokunun ilk günden bu yana yapıcı ve uzlaşmaya açık bir tavır sergilediğini, aynı yaklaşımın rapor aşamasında da devam ettiğini söyledi.
'Statü açığı'
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin grup toplantısının ardından salondan ayrılırken bir gazetecinin, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin gündeme taşıdığı "PKK’nın kurucu önderliğinin statü sorunu nasıl ele alınacaktır?" sorusuna Adalet Bakanlığı'nı işaret ederek yanıt verdi.
Erdoğan, “İmralı şu anda gerekli olduğu şekilde Adalet Bakanlığımız tarafından ilerletiliyor,” demekle yetindi.
Bahçeli ne demişti?
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 24 Şubat’ta partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada, İmralı'da tutuklu bulunan Kürdistan İşçi Partisi (PKK) lideri Abdullah Öcalan'ın 27 Şubat 2025'te yaptığı "silah bırakma çağrısı"na atıfta bulunarak" İmralı için statü çağrısı yaptı.
Bahçeli, "Madem 27 Şubat çağrısı barışçıl arayışları destekleyen ve teşvik eden demokratik bir eşiktir; o halde bundan sonrasında planlanan atılımların, yapılacak düzenlemelerin gerçekleşmesi için PKK'nın kurucu önderliğinin statü sorunu nasıl ele alınacaktır?” diye sormuştu.
Bahçeli, konuşmasının devamında ise, “Eğer böylesi bir sorun varsa, ki bize göre vardır, bunun çözümü nasıl olacaktır? Terörsüz Türkiye'ye hizmet eden İmralı'nın statü açığı nasıl kapatılacaktır?” ifadelerini kullanmıştı.
MHP lideri, söz konusu tartışmanın yürütülmesi ve kısa sürede sonuca bağlanması çağrısında bulunmuştu.
'Kelimeleri cımbızla çekerek spekülasyon yapmak sürecin selametine hizmet etmiyor'
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "tarihi belge" olarak nitelendirdiği komisyon raporuna gelen eleştirilerle ilgili olarak, "Raporun içerisinden kelimeleri cımbızla çekerek spekülasyon yapma hevesinde olanların sürecin selametine hizmet etmediği aşikardır," ifadelerini kullandı.
Bu sözlerinin devamında Erdoğan, "Meselenin memnuniyet verici yanı, raporu ve süreci gölgelemek isteyenlerin azınlıkta olması milletimizin ekseri çoğunluğuyla Terörsüz Türkiye bölge hedefini tam manasıyla sahiplenmesidir," ifadelerini de ekledi.
Raporun onaylanmasında kabul oyu veren Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), rapora ret oyu vermek yerine kapsamlı bir muhalefet şerhi yayınladı.
DEM Parti koyduğu şerh ile ortak rapor taslağında kullanılan "terör" merkezli tanımı reddederek meselenin güvenlik değil, kimlik ve hak-özgürlükler temelli siyasal bir sorun olduğunu savundu.
Parti, bu nedenle çözümün silah bırakma sonrası düzenlemelerle değil, demokratikleşme, anadil hakları ve kapsayıcı bir dil üzerinden kurulması gerektiğini belirtti.
DEM Parti'nin şerhi: Kürt meselesi 'terör' kavramı ile anılamaz
Komisyon Ortak Rapor Taslağı, DEM Parti tarafından farklı bir perspektiften değerlendirildi.
Parti, komisyon çalışmalarına katkı sunduğunu belirttiği şerhinde kullanılan dil ve kavramların çözümün doğasını belirlediğini savundu.
Raporun kabul edildiği gün beş ana başlıkta yayımlanan şerh metninde, "Terörsüz Türkiye süreci, terör örgütü, terör belası gibi kavramların kullanılmasını uygun bulmuyoruz," denildi.
DEM Parti bu nedenle sürecin adlandırılmasına itiraz ederek metinde “Sürecin adının ‘Terörsüz Türkiye’ olarak ifade edilmesi doğru değildir. DEM Parti olarak mevcut süreci, Sayın Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat 2025 tarihinde yaptığı çağrıya ismini veren 'Barış ve Demokratik Toplum Süreci' olarak tanımlamaktayız," ifadelerine yer verildi.
Alternatif olarak da komisyonun kendi adı olan "Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi" ifadesinin kullanılmasının daha kapsayıcı olacağı belirtildi.
"Kürt meselesi ‘terör’ kavramı ile anılamaz," diyen DEM Parti açıklamasında şu ifadeler dile getirildi:
"Kürt meselesi vardır ve bu bir terör sorunu olarak görülemez. Kök nedenleri itibariyle tek boyutlu bir sorun değildir; siyasal, sosyal, ekonomik, kültürel, tarihsel arka planı olan bir hak ve özgürlükler meselesidir. Bugün ısrarla “terör” diye tariflenen süreç, inkara dayalı politikaların ortaya çıkardığı çatışmalı süreçtir. Bu yönüyle Kürt meselesi, bir sistem sorunu olduğu kadar, kimlik ve kültür sorunudur."
Bu şerh, komisyon ortak raporunun güvenlikten hukuka ilerleyen çözüm modeli ile DEM Parti’nin demokratikleşmeden çatışmasızlığa ilerleyen yaklaşımı arasında temel fark ortaya çıkardı.
Cumhur İttifakı'nda 'iç uyumu' artırma mesajı
Erdoğan, konuşmasının son bölümünde sürecin yeni fazına ilişkin en net mesajlarını, "Şimdi bu sürecin yeni aşaması başlayacak partimizin ve ittifakımızın sorumluluğu biraz daha artacak," dedi.
Bu ifadeyle komisyon raporunun tamamlanmasının bir son değil, yeni bir başlangıç olduğunu vurgulayan Erdoğan, yeni aşamada Meclis’in belirleyici konumunu da "Meclisimiz yeni aşamada da elbette lokomotif rol üstlenecek” sözleriyle değindi.
Bu aşamada Cumhur İttifakı içinde koordinasyonun artırılması gerektiğini de belirten Erdoğan, "AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak aramızdaki dayanışmayı eşgüdümü ve iş birliğini doruğa çıkarmamız gereken bir döneme giriyoruz” diyerek, ittifak içi uyumun yeni fazda daha kritik hale geleceğini söyledi.
Konuşmasını sürecin hedefini yeniden tanımlayan bir cümleyle tamamlayan Erdoğan, "Sürecin yeni aşamasını da uhulet ve suhuletle yöneterek önce Terörsüz Türkiye ardından 'Terörsüz Bölge' hedefimize hasıl olacağız,” dedi.