Macron ayrıca, yeni askeri duruşun 'stratejik hava kuvvetleri unsurlarının müttefik ülkelere geçici olarak konuşlandırılmasını öngörebileceğini' belirtti.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron pazartesi günü yaptığı açıklamada, Avrupa'nın bağımsızlığını güçlendirmeyi hedefleyen yeni nükleer strateji kapsamında, Paris'in nükleer silah taşıma kapasitesine sahip jetlerinin müttefik ülkelere geçici olarak konuşlandırılmasına ilk kez izin vereceğini duyurdu.
Macron, nükleer stratejinin ana hatlarını çizdiği konuşmasını, Fransa'nın kuzeybatısında bulunan ve ülkenin balistik füze denizaltılarına ev sahipliği yapan L’Ile Longue askeri üssünde gerçekleştirdi.
Macron, konuşmasında Fransa'nın nükleer cephaneliğinde on yıllardır ilk kez artışa gidileceğini de ilan etti.
Fransa Cumhurbaşkanı, yeni stratejiyi savunurken "Korkutucu olmadan özgür olunamaz," ifadesini kullandı.
'Karar yetkisi paylaşılmayacak'
Macron, yeni askeri duruşun "stratejik hava kuvvetleri unsurlarının müttefik ülkelere geçici olarak konuşlandırılmasını öngörebileceğini" belirtti. Ancak nükleer silahların kullanımı konusundaki karar alma yetkisinin başka hiçbir ulusla paylaşılmayacağının altını çizdi.
Bu tür düzenlemeler için İngiltere, Almanya, Polonya, Hollanda, Belçika, Yunanistan, İsveç ve Danimarka ile görüşmelere başlandığını kaydeden Macron, müttefiklerin caydırıcılık tatbikatlarına katılmasına ve nükleer olmayan müttefik kuvvetlerin Fransa'nın nükleer faaliyetlerinde yer almasına olanak sağlanacağını ifade etti.
ABD ve Rusya ekseninde değişen dengeler
Macron’un uzun süredir planlanan bu konuşması, ABD Başkanı Donald Trump ile yaşanan gerilimler ve Rusya’nın Ukrayna’yı işgali sonrası Avrupa’da artan güvenlik endişelerinin ortasında, Fransız nükleer silahlarının Avrupa savunmasındaki yerini belirlemeyi amaçlıyor.
İngiltere'nin 2020'de Avrupa Birliği'nden (AB) ayrılmasından bu yana bloktaki tek nükleer güç olan Fransa'nın bu hamlesi, Avrupalı ortaklar tarafından memnuniyetle karşılandı.
Macron ve Almanya Başbakanı Friedrich Merz yaptıkları ortak açıklamada, "Almanya'nın Fransız nükleer tatbikatlarına konvansiyonel katılımı" dahil olmak üzere caydırıcılık alanındaki entegrasyonun bu yıldan itibaren derinleştirileceğini duyurdu.
Hollanda Savunma ve Dışişleri Bakanları ise bu adımı "NATO'nun kolektif savunmasına bir alternatif değil, tamamlayıcı bir unsur," olarak nitelerken; Polonya Başbakanı Donald Tusk, sosyal medya hesabı üzerinden "Düşmanlarımızın bize saldırmaya asla cesaret edememesi için dostlarımızla birlikte silahlanıyoruz," mesajını paylaştı.
1992'den bu yana ilk artış
Macron, Fransa'nın şu anda 300'ün altında olan nükleer savaş başlığı sayısını artıracağını açıkladı ancak net bir sayı vermedi.
Bu, Fransa'nın nükleer cephaneliğini 1992'den bu yana ilk kez artırması anlamına geliyor.
Macron, "Cephaneliğimizdeki savaş başlığı sayısını artırmaya karar verdim. Caydırıcılığımızın gelecekte de kesin yıkıcı gücünü korumasını sağlamak benim sorumluluğumdur," dedi ve ekledi: "Eğer cephaneliğimizi kullanmak zorunda kalırsak, ne kadar güçlü olursa olsun hiçbir devlet kendini bundan koruyamaz ve ne kadar geniş olursa olsun hiçbir devlet bunun etkisinden kurtulamaz."
Avrupa'nın kendi kaderini tayin etme vurgusu
Avrupalı liderler, ABD'nin müttefiklerini nükleer güçle koruma taahhüdü olan "nükleer şemsiye" politikasına dair son dönemde artan şüphelerini dile getiriyor.
Macron, ABD'nin savunma stratejisindeki öncelik değişiminin Avrupalıları kendi güvenlikleri için daha fazla sorumluluk almaya teşvik ettiğini belirterek, "Avrupalılar kaderlerini daha sıkı bir şekilde ellerine almalı," dedi.
Öte yandan Macron, nükleer silah kullanım kararının münhasıran Fransa Cumhurbaşkanı'nda kalmaya devam edeceğini vurguladı.
Geçtiğimiz ay Alman Başbakanı Merz'in dile getirdiği "Alman uçaklarının Fransız nükleer bombalarını taşıması" olasılığı ise Macron tarafından kesin bir dille reddedildi.