Donald Trump, Orta Doğu’daki askeri operasyonları azaltmayı düşündüğünü söylese de, ABD bölgeye ek asker ve savaş gemileri gönderiyor. İran’ın enerji altyapısına saldırıları ise petrol fiyatlarını yükseltiyor.
ABD’nin, Orta Doğu’daki askeri operasyonlarını “yavaşlatmayı” düşünebileceğine dair Başkan Donald Trump’ın verdiği karışık mesajlara rağmen bölgeye ek savaş gemileri ve asker gönderdiği bildirildi.
Petrol fiyatlarındaki rekor artışın ardından Trump, İran’ın petrol ihracatında hayati öneme sahip olan ve ülkenin petrolünün çoğunun buradan çıktığı Hark Adası’na saldırı tehdidinde de bulundu.
Trump, Beyaz Saray’dan ayrılırken gazetecilere, “Bir planım olabilir, olmayabilir. Kesinlikle insanlar konuşuyor ama size söyleyemem,” dedi.
Bu karışık mesajlar, petrol fiyatlarının varil başına 119 doları aşmasının ardından geldi. Savaş öncesinde fiyatlar yaklaşık 70 dolardı. Fiyat artışı, Trump yönetiminin, zaten gemilere yüklenmiş İran petrolüne yönelik yaptırımları kaldırmasına yol açtı.
Öte yandan Trump, diğer NATO müttefiklerini Hürmüz Boğazı’nın güvenliğini sağlamak için doğrudan askeri operasyonlara katılmadıkları gerekçesiyle “korkak” olarak eleştirdi. Hürmüz Boğazı, dünya petrolünün taşınmasında kritik bir geçit olarak önem taşıyor ve şu anda İran tarafından engellenmiş durumda.
Basra Körfezi ile Umman Körfezi arasında yer alan Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği kritik bir geçit olarak öne çıkıyor.
ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya platformu Truth Social üzerinden yaptığı paylaşımda, “ABD olmadan NATO bir kağıt kaplan! Nükleer güçlü İran’ı durdurmak için mücadeleye katılmak istemediler. Şimdi bu mücadele askeri olarak kazanıldı ve onlar için çok az tehlike var,” ifadelerini kullandı.
Trump, “Yüksek petrol fiyatlarından şikâyet ediyorlar ama Hürmüz Boğazı’nı açmak için yardım etmek istemiyorlar. Basit bir askeri manevra, yüksek petrol fiyatlarının tek nedeni,” diye ekledi.
Bu açıklamalar, İran’ın ABD ve İsrail yetkililerini ve askerlerini hedef alabileceğini, gerektiğinde dünya genelindeki turistik ve eğlence alanlarına da saldırabileceğini duyurmasının ardından geldi.
İran Silahlı Kuvvetleri sözcüsü Abolfazl Shekarchi, devlet televizyonuna yaptığı açıklamada, “Korkak yetkililerinizi, komutanlarınızı, pilotlarınızı ve kötü niyetli askerlerinizi izliyoruz. Elimizdeki bilgiler doğrultusunda artık tüm dünyada tatil köyleri ve turistik eğlence merkezleri de sizin için güvenli olmayacak,” dedi.
Bölgedeki son gelişmeler, savaşın yatışma belirtileri göstermediğini, saldırıların devam ettiğini ortaya koyuyor. İranlılar cuma günü Pers Yeni Yılı Nevruz'u kutlarken, Tahran’da patlamalar bildirildi. İsrail ordusu da Tahran’daki saldırılarını sürdürerek, cuma günü üç üst düzey İranlı komutanın öldürüldüğünü açıkladı.
İran, İsrail’in dünyanın en büyük doğal gaz rezervlerinden biri olan ve Katar ile paylaşılan Güney Pars açık deniz gaz sahasına saldırmasının ardından Körfez’de enerji altyapısına yönelik kampanyasını yoğunlaştırdı.
Kuveyt’teki Mina Al-Ahmadi petrol rafinerisi İran 'drone'ları tarafından birkaç kez hedef alındı. İran ayrıca Katar’daki Ras Laffan enerji tesisine saldırdı. Yetkililer, tesisin ciddi hasar gördüğünü ve Katar’ın sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ihracat kapasitesinin yüzde 17 azaldığını açıkladı. Tahran, Suudi Arabistan ve İsrail’deki petrol tesislerini de hedef aldı.
İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump’ın talebi üzerine, İran gaz sahalarına yönelik daha fazla saldırı başlatmayacaklarını açıkladı.