Newsletter Haber Bülteni Events Etkinlikler Podcasts Video Africanews
Loader
Bize Ulaşın
Reklam

Araştırma: Ahtapotlar görmeden de eşlerini bulabiliyor

Araştırmacılar, çiftleşme kolunun, ahtapotların diğer kolları gibi, kemoduyusal reseptörler içeren vantuzlarla kaplı bir duyu organı olduğunu ortaya koydu.
Araştırmacılar, çiftleşme kolunun, ahtapotların diğer kollarında olduğu gibi, kemotaktik reseptörler içeren vantuzlarla kaplı bir duyu organı olduğunu keşfetti. ©  Diane Picchiottino
© Diane Picchiottino
By Rebecca Ann Hughes
Yayınlanma Tarihi Son güncelleme
Paylaş Yorumlar
Paylaş Close Button

Erkek ahtapotlar, cinsel partnerlerini görmeden de dölleyebiliyor, yani görsel temas olmadan da çiftleşme gerçekleşebiliyor.

Ahtapotlar çiftleşirken erkek, dişiyi kelimenin tam anlamıyla kol mesafesinde tutuyor. Bu süreç için hektokotilus adı verilen özel bir kol kullanırken, sperm paketini dişinin üreme sistemine bu kol aracılığıyla aktarıyor.

REKLAM
REKLAM

Ancak erkek ahtapot, çoğu zaman ne yaptığını doğrudan göremiyor. Bu durumda hektokotilusun doğru hedefi nasıl bulduğu uzun süredir bilim insanları için bir muammaydı. Yeni bir araştırma ise bu gizemin çözümünü ortaya koydu.

Çiftleşme sırasında erkek ahtapot, hektokotilusunu dişinin mantosunun içine uzatıyor. Gözlerin arkasında yer alan ve hayati organları barındıran bu kese benzeri yapı içinde, yumurta kanalını bulana kadar adeta yoklayarak ilerliyor.

Bu mekanizmanın nasıl işlediği, Science dergisinde yayımlanan yeni bir çalışmayla netlik kazandı. Araştırmaya göre, hektokotilus da diğer kollar gibi güçlü bir duyusal organ. Üzerinde, kimyasal uyarıları algılayan çok sayıda vantuz ve kemoduyusal reseptör bulunuyor.

Diğer kollar bu reseptörler sayesinde çevreyi “tadıyor,” besini bulmak ya da zararlı mikroorganizmaları ayırt etmek için adeta bir dil gibi çalışıyor. Ancak normalde vücuda yakın tutulan hektokotilustaki bu alıcıların işlevi bugüne kadar tam olarak bilinmiyordu.

Araştırmacılar, dişi ahtapotun yumurta kanalının progesteron hormonu üreten enzimler salgıladığını ortaya koydu. Erkek ahtapotun hektokotilusundaki reseptörler de bu hormonu algılayarak kolun doğru hedefe yönlenmesini sağlıyor. Böylece erkek, dişiyi görmese bile başarılı bir şekilde döllenmeyi gerçekleştirebiliyor.

Dahası, bilim insanları kesilmiş hektokotilus kollarının bile progesterona tepki vererek hareket ettiğini gözlemledi. Bu tepki, diğer benzer hormonlarla temas edildiğinde ise ortaya çıkmıyor.

Üç farklı bireyden alınan hücre örneklerini inceleyen ekip, hektokotilusta sıradan bir kola kıyasla üç kat daha fazla kemoduyusal reseptör ve nöron bulunduğunu da belirledi. Bu da çiftleşme kolunun, son derece özelleşmiş bir “kimyasal rehberlik sistemi” gibi çalıştığını gösteriyor.

Ahtapotlar birbirlerini görmeden çiftleşebiliyor

Hayvanlar âleminde çiftleşme sırasında hormonların algılanması yaygın bir strateji. Ancak çoğu türde bu kimyasal sinyalleri algılayan duyusal organ ile spermi aktaran organ birbirinden ayrı.

Erkek ahtapotlarda ise bu iki işlev tek bir yapıda, hektokotilusta birleşir. Araştırmacılara göre bu sıra dışı durum, ahtapotların yalnız yaşamayı tercih eden doğasıyla yakından ilişkili olabilir.

Nicholas Bellono bu durumu şöyle açıklıyor: “Şans eseri karşılaşmalarda, kolun hem dişiyi hem de yumurta kanalını tespit edebilmesi ve çok hızlı biçimde ya çiftleşmeyi başlatması ya da yoluna devam etmesi gerekir. Bu nedenle aynı anda hem algılayıcı hem de çiftleşme organı olması oldukça mantıklı.”

Ahtapotların bu “bağımsızlık” eğilimi, bilim insanları için de ciddi bir zorluk yaratıyor. Yalnız yaşamayı tercih eden bu canlıları kontrollü laboratuvar koşullarında gözlemlemek ve çiftleşme davranışlarını incelemek oldukça güç. Bu da araştırmaların sınırlı sayıda örnekle ve daha karmaşık deney düzenekleriyle yürütülmesine neden oluyor.

Deneyde bir erkek ve bir dişi ahtapot, saldırganlaşıp birbirlerini öldürme ihtimalleri nedeniyle aynı tanka yerleştirildi ancak aralarına bir bariyer kondu. Bu bariyerde, kollarını uzatıp birbirlerine “alışmalarını” sağlayacak küçük delikler bulunuyordu.

Araştırmacılar, iki hayvan birbirine alıştıktan sonra bariyeri kaldırmayı planlıyordu. Ancak beklenmedik bir şey oldu: Erkek ahtapot, çiftleşme kolu olan hektokotilusu deliklerden birinden geçirerek dişinin mantosuna ulaştırdı.

Bu şaşırtıcı gözlemin ardından ekip, aynı düzeneği farklı çiftlerle de tekrarladı. Sonuç değişmedi; erkekler, fiziksel engel olmasına rağmen aynı yöntemi kullanarak çiftleşme girişiminde bulundu.

Daha da dikkat çekici olan, bu davranışın tamamen karanlık ortamda da gerçekleşmesiydi. Bu bulgu, ahtapotların görsel ipuçlarına ihtiyaç duymadan, yalnızca kimyasal sinyaller aracılığıyla birbirlerini bulup çiftleşebildiği yönündeki hipotezi güçlü biçimde destekliyor.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Avrupa'nın en büyük güneş tarlası için 916 milyon avroluk proje gecikmeye takıldı

AB ülkeleri İran savaşının etkisini yenilenebilir enerjiyle azaltıyor: İtalya kömüre tutunuyor

Araştırma: Ahtapotlar görmeden de eşlerini bulabiliyor