Avrupa’da bataryalı elektrikli otomobil satışları artıyor. Analistler, İran’daki savaşın etkilediği yüksek benzin fiyatlarının, tüketicileri içten yanmalı araçlardan uzaklaştırarak bu eğilimi güçlendireceğini öngörüyor.
Avrupa ülkeleri uzun süredir elektrikli araç satışlarını destekliyor, ancak İran savaşıyla bağlantılı son enerji krizi, fosil yakıtlara bağımlılığı azaltmada teşviklerin rolünü bir kez daha ortaya koydu.
Fransa bunun son örneklerinden biri. Avrupa'nın en büyük ikinci ekonomisi, elektrifikasyona yönelik desteğini neredeyse iki katına çıkaracak.
Başbakan Sebastien Lecornu, 10 Nisan 2026'da televizyonda yaptığı konuşmada, bu alandaki harcamaların 2030'a kadar yıllık 5,5 milyar eurodan (yaklaşık 290,95 milyar TL) 10 milyar euroya (yaklaşık 529 milyar TL) yükseltileceğini söyledi.
Plan, elektrikli otomobiller ve şarj altyapısı için ek teşvikleri de içeriyor. Hedef, 2030 itibarıyla yeni araçların her üçünden ikisinin elektrikli olması. Ayrıca düşük gelirli sürücüler ile işi nedeniyle uzun mesafe kat edenleri kapsayan ve 100 bin elektrikli aracı içeren bir sosyal kiralama programı da yer alıyor.
Bataryalı elektrikli otomobil satışları zaten AB genelinde artış gösteriyor. Bu araçlar 2025'te AB pazarının yüzde 17,4'ünü oluşturdu. Bu oran bir yıl önce yüzde 13,6 seviyesindeydi. Avrupa Otomobil Üreticileri Birliği'nin (ACEA) verilerine göre, 2026'nın ilk iki ayında bu oran yüzde 18,8'e yükseldi.
ABD ile İsrail'in İran'a yönelik ortak saldırıları ve Tahran'ın buna verdiği yanıt, enerji piyasalarını sarstı. Avrupa ülkeleri de fosil yakıtlara bağımlılığı azaltmaya çalışırken, birçoğu emisyonları düşürmek ve yenilenebilir enerjiyi teşvik etmek amacıyla elektrikli otomobillere geçişi destekliyor.
ACEA'nın elektrikli araçlar ve şarj altyapısına yönelik vergi avantajları ile teşviklere ilişkin son raporuna göre, Letonya hari. AB üyesi ülkelerin tamamı, araç edinimi ya da sahipliği aşamasında bir tür vergi avantajı sunuyor. Ancak uygulamalar ülkeden ülkeye büyük farklılık gösteriyor.
27 AB üyesi ülkenin yanı sıra İzlanda, Norveç, İsviçre ve İngiltere'yi de kapsayan rapor, altı ülkenin satın alma teşviki sunmadığını da ortaya koyuyor.
2026'da elektrikli araç alımında en güçlü desteği veren ülkeler
ACEA'ya göre Avrupa ülkeleri dört ana teşvik türü sunuyor: Satın alma hibeleri, alım vergilerine bağlı önlemler, sahiplik vergisi avantajları ya da muafiyetleri ve özel şarj çözümlerine yönelik destekler.
ACEA sözcüsü Euronews Business'a yaptığı açıklamada, "Parasal ve mali teşvikler, bataryalı elektrikli araçların benimsenmesini hızlandırmak açısından hayati önem taşıyor. Hükümetler harekete geçtiğinde sonuçlar hemen görülüyor," dedi.
Ülkeler bu teşviklerden birini ya da birkaçını uygularken, bazıları ise hiç destek sunmuyor.
Alıcılar ne kadar destek alıyor?
Bireyler için satın alma teşviklerinde gelir düzeyi ve hurdaya ayırma koşulları belirleyici oluyor.
En yüksek satın alma teşviki sunan ülkeler arasında İtalya, gelir düzeyi ve hurdaya ayırma koşullarına bağlı olarak 11 bin euroya kadar (yaklaşık 581 bin 900 TL) destek veriyor. Güney Kıbrıs'ta ise bir araç için 9 bin euroya kadar (yaklaşık 476 bin 100 TL), belirli gruplar için ise 20 bin euroya kadar (yaklaşık 1 milyon 58 bin TL) teşvik sunuluyor. Slovenya 7 bin 200 euroya kadar (yaklaşık 380 bin 880 TL) destek sağlarken, Malta 6 bin ila 8 bin euro (yaklaşık 317 bin 400 TL ila 423 bin 200 TL) arasında teşvik ve buna ek olarak hurda bonusu veriyor.
Almanya gelir düzeyine bağlı olarak 6 bin euroya kadar (yaklaşık 317 bin 400 TL) sübvansiyon sağlarken, Fransa uygulanan programa ve gelir seviyesine göre 5 bin 700 euroya kadar (yaklaşık 301 bin 530 TL) destek sunuyor. İspanya, AB'de üretilen otomobiller için 4 bin 500 euroya kadar (yaklaşık 238 bin 50 TL), Portekiz ise en fazla 4 bin euro (yaklaşık 211 bin 600 TL) teşvik veriyor.
Elektrikli otomobil alıcılarına yönelik vergi teşvikleri iki aşamada sunuluyor: Satın alma aşamasında ve sahiplik süresince. Bazı ülkeler birden fazla muafiyet uygulayarak önemli vergi avantajları yaratıyor.
Bireyler için en güçlü genel vergi avantajı sistemi Norveç'te kaydedildi. Ülke, 300 bin Norveç kronuna kadar, yani 25 bin 890 euroya kadar (yaklaşık 1 milyon 369 bin 581 TL) tam KDV muafiyeti sunuyor.
Buna ek olarak satın alma vergisinden de muafiyet sağlanıyor. Ülke, 2025 yılının tamamında bataryalı elektrikli araçlarda zaten yüzde 95,9 pazar payına ulaşmış durumda.
Bataryalı elektrikli araçlarda sıfır kayıt vergisi ve motorlu taşıtlar vergisi ya da yol vergisi gibi sahipliğe bağlı yükümlülüklerden tam muafiyet uygulayan AB ülkeleri arasında Bulgaristan, Güney Kıbrıs, Portekiz, Yunanistan ve Macaristan yer alıyor.
Buna karşılık İtalya, sahiplik vergisinde 5 yıllık muafiyet sunarken, Romanya bataryalı elektrikli araçlar için çok düşük sabit yıllık vergi uyguluyor.
Almanya'da alıcılar ayrıca motorlu taşıt vergisinden 10 yıl muaf tutuluyor ve ev tipi şarj kurulumu için destekten yararlanabiliyor. ACEA sözcüsü, Mart 2026'da ülkenin, 2023'te "Umweltbonus" satın alma sübvansiyonlarının sona ermesinden bu yana bataryalı elektrikli araç tescillerinde en güçlü aylık performansını kaydettiğini söyledi.
Sözcü, yılın başında yürürlüğe giren yeni satın alma teşvikinin bunda önemli rol oynamış olabileceğini ekledi.
Polonya, 40 bin zlotiye kadar, yani 9 bin 440 euroya kadar (yaklaşık 499 bin 376 TL) satın alma teşviki sunuyor ve elektrikli araçları özel tüketim vergisinden muaf tutuyor. ACEA sözcüsü, ülkenin 'NaszEauto' programının bataryalı elektrikli araç tescillerini birkaç ay içinde ikiye katladığını söyledi.
Diğer ülkeler ise vergi muafiyetleri ile hedefe yönelik desteklerin bir karışımını sunuyor. Örneğin Belçika, sıfır emisyonlu araçlar için çok düşük kayıt ve yıllık vergi uygularken, Bulgaristan elektrikli araçları vergiden muaf tutuyor ancak ek bir destek sunmuyor.
İspanya ise ev tipi şarj desteğine ek olarak, 3 bin euroya kadar (yaklaşık 158 bin 700 TL) yüzde 15 gelir vergisi indirimi ve yol vergisinde yüzde 75'e varan indirim sağlıyor.
ACEA sözcüsü, "Karşılanabilirlik bu dönüşümün temel taşıdır; bu olmadan en iyi altyapı ve en geniş model yelpazesi bile iklim nötrlüğüne ulaşmak için gereken kitlesel pazar talebini sürdüremez," dedi.
Sözcü ayrıca, "Teşvikler giriş engelini azaltıyor, güven oluşturuyor ve temiz ulaşımı nüfusun daha geniş kesimleri için erişilebilir hale getiriyor," diye ekledi.