Katolik Kilisesi’nin ruhani lideri, Afrika’yı kapsayan dört ülkeli turunun son durağında Ekvator Ginesi’ne uğradı. Ekvator Ginesi laik bir ülke ve nüfusunun yaklaşık dörtte üçü Katoliklerden oluşuyor.
Papa 14. Leo, salı günü Afrika’nın maden kaynaklarının "sömürgeleştirilmesini" ve "iktidar hırsını" kınayarak, kıtanın en uzun süre görevde kalan ve yolsuzlukla suçlanan devlet başkanının yönettiği Ekvator Ginesi’ne ulaştı.
Papa, Afrika turunun dördüncü ve son durağı olan başkent Malabo’ya geldi. Havalimanında ve yol boyunca bekleyen kalabalıklar, 1982’de Papa 2. Jean Paul’den bu yana ülkelerini ziyaret eden ilk papayı karşılamak için toplandı.
Papa 14. Leo, tezahürat yapan ve bayrak sallayan inananların sevinci arasında, üstü açık papalık aracıyla devlet başkanlığı sarayına ulaştı.
Ülkedeki kıdemli Katolik yetkililerden Diosdado Marques, "Şu anda çok mutluyuz, papanın gelişi için 44 yıldır bekliyorduk. Bu ülke için bir lütuf. Birçok şeyin değişmesini ve inancımızın derinleşmesini umuyoruz," dedi.
Afrika’nın batı kıyısındaki eski İspanyol sömürgesi, 1979’dan bu yana iktidarda olan Teodoro Obiang Nguema Mbasogo tarafından yönetiliyor. Obiang, yaygın yolsuzluk ve otoriter siyasetle suçlanıyor.
1990’ların ortasında kıyı açıklarında petrol yataklarının keşfedilmesi, Ekvator Ginesi ekonomisini dönüştürdü. Afrika Kalkınma Bankası’na göre petrol bugün gayrisafi yurt içi hasılanın neredeyse yarısını ve ihracatın yüzde 90’ından fazlasını oluşturuyor.
Buna rağmen, yaklaşık 2 milyon nüfuslu ülkenin yarısından fazlası yoksulluk içinde yaşıyor.
İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) ile Fransa ve İspanya’daki mahkeme dosyaları, bu gelirlerin geniş halk kesimleri yerine iktidardaki Obiang ailesini zenginleştirdiğini belgeliyor.
Papa, ölüm yıl dönümünde Papa Francis’e atıf yaptı
Angola’dan gelen Papa 14. Leo, devlet başkanlığı sarayında Obiang ile görüştü ve hükümet yetkilileri, diplomatlar ile parlamenterlere hitap etti.
Görüşmenin Papa Francis’in ölümünün birinci yıl dönümüne denk geldiğine dikkat çeken Papa 14. Leo, merhum papanın sözlerine atıfla, her ne pahasına olursa olsun kâr arayan küresel ekonomi nedeniyle daha da derinleştiğini söylediği gelir eşitsizliğini kınadı.
Papa 14. Leo, "Böylesi bir ekonomi öldürür," dedi. "Aslında bugün, silahlı çatışmaların ortaya çıkışının çoğu zaman petrol ve maden kaynaklarının, uluslararası hukuka ya da halkların kendi kaderini tayin hakkına saygı gösterilmeksizin sömürgeleştirilmesiyle yönlendirildiği, önceki yıllara kıyasla daha da açık biçimde görülüyor," diye ekledi.
Müttefikleriyle bir maden ticaret bloğu kurduğunu açıklayan Trump yönetimi, Afrika’daki kritik maden bakımından zengin bölgelere erişim sağlamak ve uzun süredir Pekin’in ağırlık kurduğu bölgede Çin’i geride bırakmak için yarışıyor.
Washington, geçen yıl Kongo’nun maden açısından zengin ancak çatışmalarla sarsılan doğu bölgesindeki çatışmaları sona erdirmeyi amaçlayan barış anlaşmasında önemli bir arabulucu haline gelirken, aynı zamanda ABD şirketlerine kritik madenlere erişim sağlayacak bir ortaklık anlaşmasını da Kongo ile imzaladı.
ABD ayrıca, Zambiya ve Kongo’dan çıkarılan madenlerin Lobito üzerinden Angola’ya ve oradan da dış pazarlara taşınmasına yardımcı olacak büyük bir demiryolu projesi olan Lobito Koridoru’na yatırım yapıyor.
Washington bunun yanı sıra Güney Afrika’da endüstriyel atıklardan nadir toprak elementleri çıkarılmasına yönelik bir projeyi de destekliyor.
Kilise ile hükümet 'iç içe'
Ekvator Ginesi laik bir ülke ve nüfusun yaklaşık yüzde 75’i Katolik. Bu da ülkeyi Afrika’nın en Katolik ülkelerinden biri yapıyor.
Hak örgütü EG Justice’ın başındaki ABD merkezli aktivist Tutu Alicante, kilise liderlerinin "hükümetle yakından iç içe" olduğunu söyledi.
Alicante, bunun bir yanıyla hükümetin kilise dahil herkesten duyduğu korkudan, diğer yanıyla da kilisenin bu hükümetten sağladığı mali faydalardan kaynaklandığını belirtti.
Vatikan Misyonerlik Evangelizasyon Ofisi’nin iki numaralı ismi Fortunatus Nwachukwu ise Katolik Kilisesi’nin zor sivil alanlarda varlık gösterdiğini ve misyonunu yerine getirmek için bu alanlarda nasıl hareket edeceğini bildiğini söyledi.
Nwachukwu, "Kilise hükümete karşı savaşa mı girmeli? Kesinlikle hayır," dedi. "Kilise her şeyi normalmiş gibi sineye mi çekmeli? Hayır. Kilise, her zaman yaşamı, insan onurunu ve ortak iyiyi savunarak adaleti vaaz etmeyi sürdürmeli," diye ekledi.
Resmi yolsuzluğun yanı sıra hükümet, siyasi rakiplere, eleştirmenlere ve gazetecilere yönelik taciz, gözaltı ve yıldırma ile de suçlanıyor.
Ekvator Ginesi, Trump yönetimiyle yaptığı anlaşmalar kapsamında, ABD’den kendi ülkeleri dışındaki ülkelere sınır dışı edilen göçmenleri kabul etmek için milyonlarca dolar alan Afrika ülkelerinden biri.
Associated Press (AP) haber ajansına göre, ülkeyle hiçbir bağı bulunmayan bu göçmenlerden en az 29’u ABD’den Ekvator Ginesi’ne sınır dışı edildi. Bunların bazıları hâlâ Malabo’da tutuluyor ve hukuki ile tıbbi yardıma erişimleri kısıtlanıyor; bazıları ise zulüm riskiyle karşı karşıya oldukları kendi ülkelerine zorla geri gönderildi.
Bata liman kentindeki bir hapishaneyi ziyaret eden Papa 14. Leo, Trump yönetiminin genel göç ve sınır dışı politikalarını "son derece saygısız" olarak niteledi.