Katar salı günü İran'ı 'siyasi kum torbası' olarak kullanılmayacağı konusunda uyararak, Körfez'i güvence altına alacak 'kapsamlı bir anlaşma' çağrısı yaptı. Euronews'e konuşan Katar Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, 'Hürmüz krizinde Avrupa'daki ortaklarımızı öncülük ettikleri için alkışlıyoruz,' dedi.
Tahran yönetiminin Hürmüz Boğazı üzerindeki ablukası sürerken Katar, salı günü İran’a yönelik sert bir uyarı yayınladı. Doha yönetimi, "Bu savaşta siyasi bir kum torbası olarak kullanılmayacağız," diyerek egemenlik haklarına yönelik hiçbir saldırıya müsamaha gösterilmeyeceğini vurguladı.
Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Dr. Macid el-Ensari, Doha’da yaptığı açıklamada, "Egemenliğimize yönelik herhangi bir saldırı hiçbir şekilde meşrulaştırılamaz. Bu saldırganlığa karşı güvenliğimizi tesis etmek adına gerekli tüm önlemleri almış durumdayız," ifadelerini kullandı.
Sözcü'nün açıklamaları, Körfez liderlerinin İran savaşının başlamasından bu yana ilk kez Suudi Arabistan'da bir araya gelerek, Hürmüz Boğazı krizini ve bölgeyi etkisi altına alan daha geniş çaplı çatışmaları ele aldıkları sırada geldi.
Körfez İşbirliği Konseyi'nin (KİK) tutumuna değinen el-Ensari, "KİK'in İran ile gerilimi tırmandırmak yönünde kolektif bir baskı uyguladığını düşünmüyorum," dedi. Katar'ın her zaman yapıcı bir tutum sergilediğini hatırlatan Sözcü, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu savaş öncesine bakıldığında, aslında İran ile bir yakınlaşma süreci içindeydik, diplomatik angajman yoluyla bir çözüm bulmaya çalışıyorduk. Bu, Katar’ın tarihsel olarak istikrarı korumaya yönelik benimsediği temel pozisyondur."
"Bununla birlikte, bu savaşta siyasi kum torbası olarak kullanılmayacağımızı, egemenliğimize yönelik herhangi bir saldırının hiçbir şekilde haklı gösterilemeyeceğini ve ülkemize gelen bu saldırganlığa karşı güvende olduğumuzdan emin olmak için gerekli tüm önlemleri aldığımızı çok açık bir şekilde ifade ettik."
Doha'nın tutumunu ise "Ve şu anda arabuluculuk sürecini destekliyoruz" sözleriyle özetledi.
El-Ensari Hürmüz Boğazı'nın "hiçbir zaman kapatılmaması gerektiğini ve bölgede olup biten diğer hususlar ne olursa olsun derhal açılması gerektiğini" söyledi.
Kritik deniz geçiş noktasının İran tarafından siyasi bir pazarlık kozu olarak kullanılmasının kabul edilemez olduğunu vurguladı.
'Avrupa'daki ortaklarımızı alkışlıyoruz'
Euronews'e Avrupa'da İngiltere ve Fransa 'nın kilit öneme sahip su yolunda güvenli seyrüseferi sağlama çabalarıyla ilgili olarak verdiği yanıtta el-Ensari, Katar'ın "Avrupa'daki ortaklarımızı bu konuda öncülük ettikleri için alkışlıyoruz ve ... onlarla ilişki kurmaya devam ediyoruz," dedi.
Euronews'e konuşan el-Ensari, "Diplomatik bir çözüme götürecek, boğazın açılmasına ve gelecekte boğazların güvenliğinin sağlanmasına yol açacak her türlü uluslararası çabayı destekliyoruz," dedi. "Ancak elbette tüm bu taraflarla, bölgesel ortaklarımızla ön görüşmelerimiz sürüyor."
Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, İran savaşının bölgedeki ülkelerin güvenlik risklerini değerlendirme şeklini değiştirdiğini de sözlerine ekledi.
"Şu anda bölgedeki temel endişe bölgenin güvenliğidir. Bölgedeki tehdit algısı bu savaşın bir sonucu olarak değişti" diyen el-Ensari sözlerini şöyle sürdürdü: "İstikrar sorgulanır hale geldi ve şu anda ihtiyacımız olan şey, birkaç ay sonraki duruma geri dönmeyeceğimizden emin olmamızı sağlayacak güvenlik garantileri."
Katar'dan 'kapsamlı' bir anlaşma çağrısı
Katar Dışişleri Bakanlığı yetkilisi, İran dahil tüm tarafların çıkarlarını dikkate alan daha geniş kapsamlı bir siyasi çözüm çağrısında bulundu.
El-Ensari, "İranlılar, bizim halkımız ve uluslararası toplumun İran'la ilgili endişeleri de dahil olmak üzere bölgedeki tüm insanların çıkarlarına hitap edecek kapsamlı bir anlaşma istiyoruz," dedi.
Aynı zamanda herhangi bir ilerlemenin aşamalı olarak gerçekleşeceğini de kabul etti: "Barış aşamalıdır ve bizim için olumlu bir gidişat olan ateşkesi sürdürecek herhangi bir anlaşmaya karşı değiliz."
Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü el-Ensari, Doha’nın arabuluculuk çabalarını koordine ettiği Pakistan’ın rolüne tam destek verdiklerini belirterek, "Müzakere halkasını genişletmemize gerek duyulmayacak kadar güçlü bir iş birliği içindeyiz," dedi.
El-Ensari, Katar'ın krizin başından bu yana sergilediği tutumu şu sözlerle özetledi: "Pozisyonumuz ilk günden beri nettir: Bölgedeki her türlü çatışma müzakere masasında çözülmelidir."
Katar'ın diplomatik yollara olan güvenini yineleyen Sözcü, "Müzakere sürecine inandık, bu süreci destekledik ve diplomatik bir çözümün destekçisi olmaya devam edeceğiz," diye ekledi.
Gerilimin tırmanmasına rağmen el-Ensari, Körfez ülkeleri genelinde Tahran ile bir çatışmaya girme yönünde bir eğilim olmadığını ifade etti: "KİK içinde İran ile gerilimi tırmandırma yönünde genel bir baskı olduğunu düşünmüyorum."
Körfez devletlerinin daha önce İran ile gerginliği azaltma yollarını aradığını hatırlatan el-Ensari, "İran ile temas kurarak diplomatik bir çözüm bulmaya çalışıyorduk. Bu, Katar'ın her zaman sürdürdüğü istikrarlı bir duruştur," dedi.