Newsletter Haber Bülteni Events Etkinlikler Podcasts Video Africanews
Loader
Bize Ulaşın
Reklam

Altın ya da petrol: İran savaşı sürerken artan fiyatlara karşı hangisi daha iyi koruma sağlıyor?

Bir dökme yük gemisi, İran'ın Bender Abbas kenti açıklarındaki Hürmüz Boğazı'nda demirde bekliyor, 2 Mayıs 2026 Cumartesi.
2 Mayıs 2026 Cumartesi günü İran'ın Bender Abbas kenti açıklarındaki Hürmüz Boğazı'nda bir dökme yük gemisi demirde bekliyor. ©  AP
© AP
By Piero Cingari
Yayınlanma Tarihi Son güncelleme
Paylaş Yorumlar
Paylaş Close Button

Genel kanı, savaş ve enflasyonda altının yatırımcıyı koruduğuydu. İran krizi bu ezberi bozdu. Savaşın başından beri Brent yüzde 37 yükselirken altın yüzde 10 düştü.

İran’daki savaş, enflasyona karşı korunma rehberini baştan yazdı.

REKLAM
REKLAM

'Epic Fury' Harekâtı’nın başlamasından bir gün önce, 27 Şubat’tan bu yana Brent petrolü yüzde 37 yükselirken, altın yüzde 10 değer kaybetti.

Yatırımcıların enflasyona ve jeopolitik şoklara karşı korunmak için geleneksel olarak birlikte kullandığı bu iki varlık artık keskin biçimde zıt yönlere gidiyor.

Petroldeki yükselişi açıklamak nispeten kolay. Goldman Sachs’a göre, Basra Körfezi’nde günde yaklaşık 14,5 milyon varil ham petrol üretimi devre dışı kaldı. Bu da nisan ayında küresel petrol stoklarının günde 11 ila 12 milyon varille rekor düzeyde erimesine yol açtı.

Petrolün arz-talep dinamiği yalın. Arz çöktüğünde, talep uyum sağlayana kadar fiyatlar yükselir. Brent, 126 dolarla zirve yaptıktan sonra varil başına 70 dolardan yaklaşık 100 dolara tırmandı.

Altının seyrini açıklamak ise çok daha karmaşık.

Kıymetli metal 2025’te yüzde 65 yükseldi. Merkez bankaları üç yıl üst üste yoğun alım yaptı ve stratejistler tarafından savaşlara karşı nihai korunma aracı olarak görüldü. Buna karşın, tam da koruma sağlaması beklenen çatışma patlak vermişken, değerinin yaklaşık onda birini kaybetti.

Altın neden işe yaramıyor?

Altın kupon, temettü, faiz ödemez. Bu tek özellik, hikâyenin neredeyse tamamını açıklar. Metalin yatırım değeri, onu elde tutmanın fırsat maliyetiyle belirlenir; o fırsat maliyetini de Amerika Birleşik Devletleri’ndeki reel faiz oranlarının seviyesi belirler.

Getiriler yükseldiğinde, sıfır getiri sağlayan bir külçe altını tutmak için yıllık yüzde 4 getiri sunan ABD Hazine tahvilinden vazgeçen bir yatırımcı, her gün geride kalır. Getiriler düştüğünde ise aynı külçe cazip hâle gelir; çünkü alternatif olan sabit getirili menkul kıymetler daha az kazandırmaktadır.

Altının 2025’teki rallisinin nedeni de buydu. Piyasalar 2026 sonuna kadar iki ya da üç ABD Merkez Bankası (Fed) faiz indirimi fiyatlıyordu, reel getiriler aşağı yönlüydü ve ons altının arkasında temiz bir rüzgâr vardı.

İran’daki savaş, son on haftada o rüzgârı tümüyle dağıttı.

CME FedWatch aracı, artık yıl sonuna kadar hiç faiz indirimi yapılmamasını temel senaryo olarak gösteriyor.

Dikkat çekici olan, bir yıllık ufukta piyasaların ima ettiği olasılıkların, faiz indirimi ihtimaline kıyasla artırım ihtimalini daha yüksek göstermesi; yani olası bir sonraki adımın, bir indirimden çok faiz artışı olacağı düşünülüyor.

Altın, bu değişen beklentileri eş zamanlı olarak fiyatladı.

Metal, 27 Şubat’ta ons başına 5.275 dolardan 4.735 dolara geriledi. Son on haftada 540 dolarlık bir düşüş söz konusu.

Morgan Stanley Metaller ve Madencilik Emtia Stratejisti Amy Gower, "Çatışmanın enerji arz şokunu tetikleyerek ABD’de daha düşük faiz beklentilerini zayıflatmasıyla, altının bu kez güvenli liman işlevini yerine getirmekte zorlanması şaşırtıcı değil" diyor.

Morgan Stanley’nin bu çerçevesi önemli; çünkü rejim değişimini doğrudan işaret ediyor. Gower, altının fiyatını belirleyen başlıca unsur olarak güvenli liman özelliğinin yerini para politikasına duyarlılığın aldığını, bunun da metalin hem jeopolitik risklere hem enflasyona karşı koruma aracı olarak etkinliğini azalttığını savunuyor.

Metal olayların kendisine değil, ardından gelen politika tepkisine yanıt veriyor, diye ekliyor.

Aktarım kanalı mekanik: Daha uzun süre yüksek kalan faizler, altın tutmanın fırsat maliyetini artırıyor.

Altının gerçek sığınak işlevi

Hikâyenin ders kitaplarının tam olarak yakalayamadığı kısmı burada.

Altın enflasyona karşı değil, enflasyonu kontrol etmekle görevli kurumun başarısızlığına karşı koruma sağlar.

Fiyatlar düşük ya da ılımlı seviyelerden yükselmeye başladığında – ABD manşet TÜFE’sini yüzde 2’den yüzde 3,3’e taşıyan türden bir hareketten söz ediyoruz – altın genellikle yara alır. Piyasalar böyle bir durumda kontrolden çıkmış bir enflasyon riski görmez.

Onların gördüğü, elinde araçlar, kredibilite ve siyasi destek bulunan; gerekirse faiz artırabilecek ya da para politikasını daha uzun süre sıkı tutabilecek bir Fed’dir.

Bu beklenti bile tek başına reel getirileri yukarı iter ve getiri sağlamayan bir varlığa olan talebi bastırır. 2026’daki dönem bu modele neredeyse bire bir uyuyor.

Enflasyon rahatsız edici olabilir ama merkez bankasına bununla başa çıkacağı konusunda hâlâ güven duyuluyorsa, bunun bedelini altın ödüyor.

Altının gerçek sahnesi, işte o güven kırıldığında gelir: Enflasyon çıpasını kaybettiğinde, merkez bankasının enflasyonu durdurmak istemediği ya da durduramayacağı düşünülmeye başlandığında ve yatırımcılar bizzat paranın satın alma gücünü koruyup koruyamayacağını sorguladığında, metal savunma gücünü tam anlamıyla gösterir.

Arthur Burns dönemindeki 1970’ler, Euro Bölgesi borç krizinin ilk safhası ve maliye ile para politikasının eşzamanlı olarak genişlediği 2020 pandemisi… Bunların her biri enflasyon şokundan çok, birer kredibilite şokuydu.

Altın, her seferinde yükseldi; çünkü yatırımcıların sırtını döndüğü alternatif bizzat para birimiydi.

İran’daki savaş bir kredibilite şoku yaratmadı. Fed’in, politikayı sıkı tutarak bu şoku absorbe edeceği beklentisinin hâkim olduğu bir arz şoku yarattı.

Bu ayrım, İran’daki savaş sürerken ons altının neden yüzde 10 düştüğünü açıklıyor.

Goldman altın konusunda iyimser, Hürmüz konusunda temkinli

Goldman Sachs’ın, Daan Struyven liderliğindeki emtia ekibi, ülkelerin rezervlerini ABD doları dışına çeşitlendirmeye devam etmesine ve Fed’in er ya da geç yeniden faiz indirimlerine başlayacağı beklentisine dayanarak, altının ons fiyatının 2026 sonuna kadar 5.400 dolara ulaşacağını öngörmeyi sürdürüyor.

Goldman’ın yakın zamanda düzenlediği merkez bankası konferansında ankete katılan kurumların yaklaşık yüzde 70’i, önümüzdeki 12 ay içinde küresel altın rezervlerinin artmasını beklediğini belirtti; benzer bir oran da fiyatların bir yıl içinde 5.000 doların üzerinde dengeleneceğini öngörüyor.

Ancak Goldman, kısa vadeli risklerin altın fiyatlarında zayıflamaya işaret ettiği uyarısında bulunuyor. Hürmüz Boğazı’ndaki kesintinin sürmesi halinde altın, ilave satış baskısına açık kalmaya devam edecek.

Banka, 2026 dördüncü çeyrek için Brent tahminini varil başına 80 dolardan 90 dolara yükseltti ve olumsuz bir senaryoda, Hürmüz Boğazı’ndaki akışların temmuz sonuna kadar normale dönmemesi halinde fiyatların varil başına 100 doların üzerine çıkabileceği uyarısında bulundu.

Enflasyona karşı koruma arayan yatırımcılar için anlamı ne?

Arzı kısan ve ham petrol fiyatlarını yukarı çeken bir petrol şoku, enflasyon üzerinde doğrudan yukarı yönlü baskı yaratır.

Ham petrol, enflasyona karşı koruma sağlayan ve bizzat enflasyonun kaynağından faydalanan tek araç. Savaş sürecinde petrol alan yatırımcılar, enflasyonu kaynağında yakalamış oldu.

Ders kitapları altının da enflasyona karşı koruma sağladığını söyler. Gerçekte tablo daha karmaşıktır.

Fiyatların yeni yeni yükselmeye başladığı ilk aşamalarda, merkez bankaları faizi artırdıkça ya da borçlanma maliyetlerini yüksek tuttukça, altın çoğu zaman değer kaybeder ve yatırımcılar için cazibesini yitirir. Altının sahneye çıkışı, ancak enflasyonun, merkez bankasının fiyatları kontrol edebilme gücüne duyulan güveni sarsacak kadar şiddetlenmesiyle gelir.

Daha olağan koşullarda ise altın, faizler yükseldiğinde değil, düştüğünde değer kazanma eğilimindedir.

Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılacağı gün petrol fiyatları düşecek, Fed’in de faiz indirmek için yeniden manevra alanı oluşacak. Altının deseni de muhtemelen bir kez daha tersine dönecek. O zamana kadar, parlaklığını artırması beklenen savaş, altını tam tersine gölgede bıraktı.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Trump AB'ye ticaret anlaşmasını uygulaması için 4 Temmuz'a kadar süre verdi

Hürmüz Boğazı'ndaki ABD ve İran güçleri arasında çatışma

Hürmüz Boğazı’nın açılacağı umudu borsaları yükseltti: Petrol 100 doların üzerinde